TBK ▸ Madde 234
Madde 233
MADDE 234

Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi

Madde Listesi
Madde 235

TBK 234. Madde

I. Aksine sözleşme yoksa, satılan alıcının zilyetliğine girince satış bedeli muaccel olur.

II. Faiz istenebileceği konusunda bir teamül varsa veya alıcı maldan ürün ya da diğer verimler elde etme imkânına sahip ise ya da belirli günün geçmesiyle temerrüdün gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın satış bedeline faiz istenebilir.

TBK 234. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 210 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 233 üncü maddesinde, satış bedelinin muacceliyeti ve faizi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 210 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Semene istihkak ve semenin faizi” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “satılan alıcının zilyetliğine girince satıcı semene müstahak olur.” şeklindeki ibare, Tasarıda “satılan, alıcının zilyetliğine girince, satış bedeli muaccel olur.” şeklinde düzeltilmiştir. Aynı fıkraya göre, aksine sözleşme varsa, bu hüküm uygulanmaz. Gerçekten, veresiye satışlar, taksitle satışlar ve ön ödemeli satışlar, 210 uncu maddenin birinci fıkrasının kapsamı dışındadır. Veresiye satışlarda, satılanın alıcıya teslim edilmesinden sonra, satış bedelinin tamamının, taraflarca belirlenen vadede, bir defada ödenmesi kararlaştırılmaktadır. Taksitle satışlarda, satış bedelinin, yine satılanın alıcıya tesliminden sonra, kısım kısım (taksitler hâlinde) ödenmesinin kararlaştırılması söz konusudur. Ön ödemeli taksitle satışlarda ise, alıcı satış bedelini önceden kısım kısım ödemeyi, satıcı da bedelin ödenmesinden sonra satılanı teslim etmeyi üstlenmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, ihtara gerek olmaksızın, satış bedeline faiz istenebileceği üç durum düzenlenmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 234. maddesi, satış bedelinin ne zaman muaccel olacağını ve ne koşullarda faiz işleyeceğini düzenleyen önemli bir hükümdür. Bu madde, satış sözleşmesinin ifa aşamasındaki kritik bir anı – bedel ödeme zamanını – belirler. 818 sayılı Kanun’un 210. maddesini karşılamaktadır.

Maddenin birinci fıkrasına göre aksine sözleşme yoksa, satılan alıcının zilyetliğine girince satış bedeli muaccel olur. Bu hüküm, bedel ödeme zamanının genel kuralını ortaya koyar. Mal alıcıya teslim edildiği anda bedel muaccel hâle gelir; yani satıcı alıcıdan ödemeyi talep edebilir.

Bu kural, "teslim karşılığı ödeme" (delivery against payment) prensibinin yasal ifadesidir. Satıcı malı teslim ettiği anda karşılık olarak ödeme almayı hak eder. Bu eşzamanlılık, ticari güveni ve adaletliği sağlar. Alıcı malı almadan ödemez; satıcı ödeme olmadan teslim etmez.

Ancak bu kural mutlak değildir; "aksine sözleşme yoksa" ifadesi taraflara esneklik tanır. Farklı ödeme düzenleri sözleşme ile kararlaştırılabilir. Örneğin veresiye satışta, malın tesliminden sonra belirli bir tarihte ödeme yapılır. Taksitli satışta, belirli zaman aralıklarında kısım kısım ödemeler yapılır. Ön ödemeli satışta, bedel önce ödenir, mal sonra teslim edilir.

Bu özel ödeme düzenleri ticari hayatta yaygındır. Kredi kartı ile alışveriş, faturalı ticari satımlar, konkordato süreçlerinde ödemeler, inşaat sözleşmelerindeki hakediş sistemi, abonelik hizmetleri gibi farklı pratikler TBK m. 234/1’in genel kuralından ayrılır.

İkinci fıkra, satış bedeline faiz işleyebileceği özel durumları düzenler. Normal şartlarda temerrüt faizi, borçlunun ihtarı sonrası işlemeye başlar (TBK m. 117). Ancak bu madde, üç özel durumda ihtarsız faiz işleyebileceğini belirtir.

Birinci durum: faiz istenebileceği konusunda bir teamül varsa. Ticari hayatta bazı sektörlerde ödeme vadesi sonunda otomatik olarak faiz işler. Örneğin banka ilişkilerinde, belirli fatura ödemelerinde böyle bir teamül olabilir. Bu teamül ispatlandığında, ihtarsız faiz talep edilebilir.

İkinci durum: alıcı maldan ürün ya da diğer verimler elde etme imkânına sahip ise. Bu hüküm önemli bir ekonomik gerçeği yansıtır. Alıcı, malı elde ettikten sonra ekonomik yarar sağlıyorsa (kira, ürün, kazanç), bedeli ödememesi bu yararları haksız yere almasına yol açar. Faiz, bu haksız yararı dengeler.

Örneğin alıcı, ayıpsız bir apartman dairesi satın almış ve kira gelirini elde ediyorsa, ama satış bedelini ödememişse, satıcı ihtarsız olarak faiz talep edebilir. Aynı şekilde tarım arazisinden ürün elde eden alıcı, ödeme yapmıyorsa faizle karşılaşır.

Üçüncü durum: belirli günün geçmesiyle temerrüdün gerçekleşmesi. Sözleşmede açık bir vade tarihi belirlenmişse (örneğin "15 Mayıs’ta ödenecektir") ve bu tarih geçmişse, ihtar olmaksızın otomatik temerrüt ve faiz doğar. "Dies interpellat pro homine" (gün insan adına ihtar eder) prensibinin bir uygulamasıdır.

Bu üç durum, ihtar yükümlülüğünün istisnalarını oluşturur. Genel kural gereği temerrüt için ihtar gerekirken, bu özel durumlarda otomatik temerrüt oluşur. Bu, ticari hayatın pratik gereksinimlerine uyum sağlar.

Faiz oranı, genel temerrüt faizi kuralları çerçevesinde belirlenir (TBK m. 120). Sözleşmede kararlaştırılmış oran veya yasal temerrüt faizi oranı uygulanır. Faiz, temerrüdün başladığı tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar işler.

Doktrinde bu madde, "satış bedelinin muacceliyet düzeni" ve "faiz işleyişinin özel kuralları" olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay kararları, her üç özel durumu somut olaya göre titizlikle değerlendirmekte; özellikle "alıcının yararlanma imkânı" kriterini ekonomik gerçeklere göre yorumlamaktadır.

Uygulamada bu madde, ticari satışlarda (vadeli satışlar, taksitli satışlar), gayrimenkul alımlarında (kira geliri elde eden alıcıların ödeme gecikmesi), makine satışlarında (üretime girmiş alıcıların gecikmesi), tarım ürünü alımlarında sıkça uygulanır. Bu düzenleme, satış bedelinin ödenmesi konusunda tarafların menfaatlerini adil biçimde dengeleyen önemli bir kuraldır.

Madde 233
MADDE 234

Satış bedelinin muacceliyeti ve faizi

Madde Listesi
Madde 235
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-234/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık