TBK ▸ Madde 259
Madde 258
MADDE 259

Satıcının seçimlik hakkı

Madde Listesi
Madde 260

TBK 259. Madde

I. Alıcı peşinatı ödemede temerrüde düşerse satıcı, sadece peşinatı isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.

II. Alıcı taksitleri ödemede temerrüde düşerse satıcı, muaccel olmuş taksitlerin veya geri kalan satış bedelinin tamamının bir defada ödenmesini isteyebilir ya da sözleşmeden dönebilir. Satıcının geri kalan satış bedelinin tamamını isteyebilmesi veya sözleşmeden dönebilmesi, ancak bu hakkı açık biçimde saklı tutmuş olmasına ve alıcının kararlaştırılan satış bedelinin en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen en az iki taksidi veya en az dörtte birini oluşturan bir taksidi ya da en son taksidi ödemede temerrüde düşmüş olmasına bağlıdır. Ancak, satıcının dönme dolayısıyla isteyebileceği miktar, ödenmiş olan taksitler tutarına eşit veya daha fazla ise satıcı sözleşmeden dönemez.

III. Satıcı, satış bedelinin geri kalan kısmının tamamen ödenmesini isteme veya sözleşmeden dönme haklarını kullanmadan önce, alıcıya en az onbeş günlük bir süre tanımak zorundadır.

TBK 259. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 222 nci maddesini kısmen, 224 üncü maddesini ise tamamen karşılayan, fakat büyük bölümü bakımından yeni bir maddedir. Tasarının üç fıkradan oluşan 258 inci maddesinde, taksitle satışta alıcının peşinatı ve taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda, satıcının seçimlik hakları düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, peşinatı ödemede temerrüde düşen alıcıya karşı, satıcının sadece peşinatı isteyebileceği veya sözleşmeden dönebileceği belirtilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, taksitle satışta “muacceliyet kaydı”nın geçerlilik koşulları ile alıcının taksit borcunu ödemede temerrüde düşmesi nedeniyle, satıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının koşulları açıklanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 222 nci maddesinde kullanılan “bu hakkı muhafaza etmiş ise” şeklindeki ibare, örtülü saklı tutmayı da içerdiği hâlde, Tasarının 258 inci maddesinin ikinci fıkrasında, hem sözleşmeye muacceliyet kaydının ve hem de sözleşmeden dönme hakkını kapsamak üzere, “bu hakkı açık biçimde saklı tutmuş olmasına” şeklinde bir ibare kullanılmış ve örtülü saklı tutma olanağı ortadan kaldırılmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun “III. Muacceliyet şartları” kenar başlıklı 224 üncü maddesinden farklı olarak, “muacceliyet kaydı”nın diğer geçerlilik koşulları da gerçekleşmişse, alıcının, satış bedelinin en az dörtte birini oluşturan bir taksiti veya en son taksiti ödemede temerrüde düşmesi durumunda da satıcının, ondan geri kalan satış bedelinin tamamını ödemesini isteyebileceği öngörülmektedir. Ancak, aynı hükmün bir istisnası olmak üzere, satıcının sözleşmeden dönme dolayısıyla isteyebileceği miktarın, ödenmiş taksitler tutarına eşit veya daha fazla olması durumunda, sözleşmeden dönemeyeceği kabul edilmektedir.

Maddenin son fıkrasına göre, satıcı satış bedelinin geri kalan kısmının tamamen ödenmesini isteme veya sözleşmeden dönme haklarını kullanmadan önce, alıcıya on beş günlük bir ek ödeme süresi tanımak zorundadır.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 259. maddesi, taksitle satışta alıcının temerrüdü hâlinde satıcıya tanınan seçimlik hakları düzenleyen detaylı bir hükümdür. Bu madde, alıcının ödeme disiplinini korurken tüketiciyi orantısız yaptırımlardan koruyan dengeli bir düzenleme getirmektedir. 818 sayılı Kanun’un 222-224. maddelerini karşılamaktadır.

Maddenin birinci fıkrası, peşinat ödemedeki temerrüdü düzenler: alıcı peşinatı ödemede temerrüde düşerse satıcı, sadece peşinatı isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Bu iki seçenek, peşinat temerrüdü durumunda satıcının tek seçimidir.

Peşinat, taksitle satışın başlangıç noktasıdır. Alıcı bu ödemeyi yapmazsa, sözleşmenin temel şartlarından biri eksik kalır. Satıcı iki seçenek arasında karar verir: ya peşinatı tahsile çalışır (dava, icra yolu ile) ya da sözleşmeden döner. Geri kalan taksitleri muaccel hale getiremez; çünkü sözleşme henüz tam işlerliğe kavuşmamıştır.

İkinci fıkra, taksit ödemedeki temerrüdü detaylı olarak düzenler: alıcı taksitleri ödemede temerrüde düşerse satıcı, muaccel olmuş taksitlerin veya geri kalan satış bedelinin tamamının bir defada ödenmesini isteyebilir ya da sözleşmeden dönebilir.

Bu hüküm, satıcıya üç seçenek sunar: muaccel taksitleri tahsil etmek, geri kalan satış bedelinin tamamını (muacceliyet kaydı), sözleşmeden dönmek. Ancak bu seçeneklerin kullanılması belirli koşullara bağlıdır.

Muaccel taksitleri tahsil seçeneği, en hafif yaptırımdır. Satıcı, henüz gecikmiş taksitler için dava açar ve tahsilat yapar; sözleşmenin geri kalanı devam eder. Bu seçenek, alıcının mali durumunun geçici bozulduğu ve normale döneceği durumlarda uygundur.

Geri kalan satış bedelinin tamamını isteme (muacceliyet kaydı) seçeneği, daha ağır bir yaptırımdır. Satıcı, sadece gecikmiş taksitleri değil, henüz muaccel olmayan taksitleri de dahil tüm kalan bedeli talep eder. Bu seçenek belirli koşullara tâbidir: (1) satıcının bu hakkı açık biçimde saklı tutmuş olması; (2) alıcının kararlaştırılan satış bedelinin en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen en az iki taksidi veya en az dörtte birini oluşturan bir taksidi ya da en son taksidi ödemede temerrüde düşmüş olması.

Bu koşullar önemli bir tüketici koruması sağlar. Satıcı, sözleşmede açıkça bu hakkı saklı tutmadıysa muacceliyet kaydı uygulanamaz; örtülü saklı tutma yeterli değildir. Ayrıca küçük bir gecikme için tüm bedelin istenmesi haksız olur; bu nedenle belirli bir minimum gecikme eşiği belirlenmiştir.

Sözleşmeden dönme seçeneği, en sert yaptırımdır. Satıcı, tüm sözleşmeyi sonlandırır, malı geri alır ve yapılan ödemeleri iade etmeye çalışır. Bu seçenek de belirli koşullara tâbidir ve TBK m. 260’ta sonuçları düzenlenmiştir.

Aynı fıkranın son cümlesi önemli bir koruma getirir: ancak, satıcının dönme dolayısıyla isteyebileceği miktar, ödenmiş olan taksitler tutarına eşit veya daha fazla ise satıcı sözleşmeden dönemez. Bu hüküm, tüketicinin önemli miktar ödemiş olduğu durumlarda sözleşmeden dönme ile aşırı zarar görmesini engeller.

Üçüncü fıkra, ek süre yükümlülüğü getirir: satıcı, satış bedelinin geri kalan kısmının tamamen ödenmesini isteme veya sözleşmeden dönme haklarını kullanmadan önce, alıcıya en az onbeş günlük bir süre tanımak zorundadır. Bu hüküm, tüketiciye son bir fırsat vermek için tasarlanmıştır.

On beş günlük ek süre, alıcının mali durumunu düzenlemesi için fırsat yaratır. Satıcı doğrudan muacceliyet kaydı veya sözleşmeden dönme yolunu kullanamaz; önce tüketiciye yazılı ihtar ile bu süreyi vermelidir. Alıcı, bu süre içinde ödeme yaparsa, ağır yaptırımlar uygulanmaz.

Bu ek süre yükümlülüğü, TBK m. 123 ve 125’teki genel kurallarla paralellik gösterir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüt durumunda ek süre verilmesi zaten genel bir kuraldır; burada taksitle satış için minimum 15 gün olarak belirlenmiştir.

Doktrinde bu madde, "taksit temerrüdünün dengeli yaptırım sistemi" olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay kararları, muacceliyet kaydının sözleşmede açık olmasını; ek süre yükümlülüğünün titizlikle uyulmasını aramaktadır. Bu koşullar yerine getirilmezse satıcının seçimlik hakları geçersiz olur.

Uygulamada bu madde, otomobil kredili satışlarında, dayanıklı tüketim malı taksit ödemelerinde, mobilya ve beyaz eşya alımlarında sıkça uygulanır. Bu düzenleme, taksitle satışın işleyişinde satıcı-alıcı dengesini koruyan temel bir kuraldır.

Madde 258
MADDE 259

Satıcının seçimlik hakkı

Madde Listesi
Madde 260
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-259/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık