TBK 397. Madde
I. İşçi, üstlendiği işin görülmesi sırasında üçüncü kişiden işveren için aldığı şeyleri ve özellikle paraları derhâl ona teslim etmek ve bunlar hakkında hesap vermekle yükümlüdür.
II. İşçi, hizmetin ifasından dolayı elde ettiği şeyleri de derhâl işverene teslim etmekle yükümlüdür.
TBK 397. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “III. Teslim ve hesap verme borcu” kenar başlıklı yeni bir maddedir.
Tasarının iki fıkradan oluşan 396 ncı maddesinde, işçinin teslim ve hesap verme borcu düzenlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasına göre, “işçi, üstlendiği işin görülmesi sırasında üçüncü kişiden işveren için aldığı şeyleri ve özellikle paraları derhâl ona teslim etmek ve bunlar hakkında hesap vermekle yükümlüdür.”
Maddenin ikinci fıkrasında, işçinin, hizmetin ifasından dolayı elde ettiği şeyleri de derhâl işverene teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 321b maddesi göz önünde tutulmuştur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 397. maddesi, işçinin üçüncü kişilerden aldığı veya iş yaparken elde ettiği şeyleri işverene teslim ve hesap verme borcunu düzenleyen hükümdür.
Maddenin birinci fıkrası temel kuralı koyar: işçi, üstlendiği işin görülmesi sırasında üçüncü kişiden işveren için aldığı şeyleri ve özellikle paraları derhâl ona teslim etmek ve bunlar hakkında hesap vermekle yükümlüdür.
Bu hüküm, işçinin kendi adına değil işveren adına aldığı şeylerin durumunu belirler. Bu tür kazanımlar işçinin değildir; işverenin malıdır ve ona teslim edilmelidir.
Örnekler: – Müşteriden alınan nakit para – Tahsilat yapan işçi – Kurye teslim alımları – Komisyon gelirleri (işveren adına) – Tedarik için verilen paralar – Müşterilerden gelen hediyeler (iş ilişkisi nedeniyle)
"Derhâl teslim" ifadesi önemlidir. İşçi bu paraları kendisinde tutamaz; hemen işverene aktarmalıdır. Gecikme, güven ihlali sayılır ve ciddi sonuçlar doğurur.
Hesap verme: sadece teslim yeterli değildir; işçi, neyi neden aldığını, nerede nasıl kullandığını açıklamakla yükümlüdür. Mali şeffaflık iş ilişkisinin temel unsurudur.
İkinci fıkra, iş yaparken elde edilen şeylerin durumunu düzenler: işçi, hizmetin ifasından dolayı elde ettiği şeyleri de derhâl işverene teslim etmekle yükümlüdür.
Bu hüküm, iş yaparken "doğal olarak" elde edilen şeyleri kapsar. İşçinin kendi özelliğinden değil, iş pozisyonundan kaynaklanan elde edişler buraya girer.
Örnekler: – Müşterilerden alınan bahşişler (iş yeri politikasına göre değişir) – İş yaparken bulunan şeyler (kaybolan eşyalar) – İş ilişkisinden doğan komisyonlar – Tedarikçiden alınan ücretsiz numuneler – Üçüncü kişilerden iş ilişkisi nedeniyle gelen hediyeler
Bu şeyler, işçinin kişisel mülkü olmaz; işverenindir veya en azından işveren kararına tabidir. İşveren, bunları nasıl değerlendireceğine karar verir.
İstisna: işçinin kendisi için aldığı şeyler (kişisel ilişkiler, işin dışı alımlar) bu kapsamda değildir. Arkadaşları tarafından verilen hediyeler, kişisel satın almalar işçiye aittir.
Bu düzenleme, iş ilişkisinde mali saydamlığı ve dürüstlüğü sağlar. İşçi, işveren adına hareket ederken elde ettiği her şeyi rapor etmek zorundadır. Bu, iş güveninin temelidir.
Aykırılık sonuçları: teslim etmemek, hesap vermemek zimmete geçirme veya güveni kötüye kullanma olarak değerlendirilebilir. Hem iş sözleşmesi yönünden (haklı fesih), hem ceza hukuku yönünden (suç) sonuçlar doğurabilir.
