TBK 413. Madde
I. Aksine anlaşma veya yerel âdet yoksa, işveren işçiye bu iş için gerekli araçları ve malzemeyi sağlamakla yükümlüdür.
II. İşçi işverenle anlaşarak kendi araç veya malzemesini işin görülmesine özgülerse, aksi anlaşmada kararlaştırılmadıkça veya yerel âdet bulunmadıkça işveren, bunun için işçiye uygun bir karşılık ödemekle yükümlüdür.
TBK 413. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 331 inci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 412 nci maddesinde, iş araç ve malzemelerinin işveren tarafından işçiye verilmesi düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununu 331 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Âlât ve malzeme” ibaresi, Tasarıda “II. İş araç ve malzemeleri” şeklinde değiştirilmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında, aksine anlaşma veya yerel âdet yoksa, işverenin işçiye bu iş için gerekli araçları ve malzemeyi sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fıkrada söz konusu edilen araç, işçinin işi yapması için gerekli olan makine, araba, torna, tezgâh, tamir takımı gibi iş âletlerini; malzeme ise, aracın kullanılması veya işin görülmesi için gerekli olan hammadde, yakıt, su, kömür, tohum ve benzerlerini ifade eder.
Maddenin ikinci fıkrasında, araç ve malzemenin işçi tarafından sağlandığı durumlarda, bunun karşılığının işveren tarafından işçiye ödenmesi öngörülmüştür. Ancak, fıkra emredici nitelikte olmadığı için, sözleşmede bunun aksi kararlaştırılabileceği gibi, malzeme ve araçların kullanımına ilişkin işçiye ayrıca ücret ödenmeyeceği konusunda yerel bir âdet de olabilir.
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 327 nci maddesi göz önünde tutulmuştur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 413. maddesi, iş araç ve malzemelerinin kimin tarafından sağlanacağını düzenleyen pratik bir hükümdür.
Maddenin birinci fıkrası temel kuralı koyar: aksine anlaşma veya yerel âdet yoksa, işveren işçiye bu iş için gerekli araçları ve malzemeyi sağlamakla yükümlüdür.
Bu hüküm, modern iş ilişkisinin temel anlayışını yansıtır: işveren, iş aletlerini ve malzemelerini sağlar; işçi, emeğini ve becerisini getirir. Bu, iş sözleşmesinin klasik yapısıdır.
İş araçları: işin yapılması için kullanılan makineler, aletler, bilgisayarlar, araç-gereçler. Makine, torna tezgahı, kaynak makinesi, el aletleri örnek gösterilebilir.
Malzemeler: iş yapılırken tüketilen veya kullanılan maddeler. Hammadde, yakıt, kırtasiye, ambalaj malzemesi gibi.
"Aksine anlaşma veya yerel âdet" esnekliği sağlar. Taraflar farklı düzenleme yapabilir; bazı sektörlerde geleneksel pratikler olabilir. Örneğin bazı serbest meslek alanlarında işçi kendi aletlerini getirebilir.
İkinci fıkra, işçinin kendi aletlerini getirmesi durumunu düzenler: işçi işverenle anlaşarak kendi araç veya malzemesini işin görülmesine özgülerse, aksi anlaşmada kararlaştırılmadıkça veya yerel âdet bulunmadıkça işveren, bunun için işçiye uygun bir karşılık ödemekle yükümlüdür.
Bu hüküm, işçinin kendi aletlerini kullanması durumunda ekonomik adaleti sağlar. Araç ve malzeme işçinindir; ancak iş için kullanılıyorsa karşılığı ödenmelidir.
Karşılık ödeme, alet ve malzemenin kullanımından doğan aşınma, bakım, tamir masraflarını kapsar. Bu, ayni bir kira bedeli gibi değerlendirilebilir.
Örnekler: – Marangoz kendi aletleriyle işverenin atölyesinde çalışıyor: alet kullanımı için ödeme – Servis elemanı kendi arabasıyla müşteriye gidiyor: araç için ödeme (ayrıca TBK m. 415’te düzenlenmiştir) – Bilgisayar mühendisi kendi dizüstü bilgisayarıyla çalışıyor: ekipman kullanımı için ödeme
"Uygun karşılık" makul bir miktarı ifade eder. Aletin piyasa kira değeri, aşınma maliyetleri, bakım giderleri dikkate alınarak hesaplanabilir.
Bu düzenleme, iş sözleşmesinin ekonomik dengesini sağlar. İşçi kendi varlığını iş için kullanıyorsa, bu kullanımın karşılığını alma hakkına sahiptir.
