TBK 426. Madde
I. İşveren, işçinin isteği üzerine her zaman, işin türünü ve süresini içeren bir hizmet belgesi vermekle yükümlüdür.
II. İşçinin açıkça istemde bulunması hâlinde, hizmet belgesinde onun işgörmedeki becerisi ile tutum ve davranışları da belirtilir.
III. Hizmet belgesinin zamanında verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçi veya işçiyi işe alan yeni işveren, eski işverenden tazminat isteyebilir.
TBK 426. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 335 inci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının üç fıkradan oluşan 425 inci maddesinde, işçiye verilecek hizmet belgesi düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 335 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “7. Şehadetname” ibaresi, Tasarıda “VI. Hizmet belgesi” şekline dönüştürülmüştür.
Maddenin birinci fıkrasında, işverenin, işçinin isteği üzerine her zaman, işin türünü ve süresini içeren bir hizmet belgesi vermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Benzer bir düzenlemeye, 4857 sayılı İş Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında da yer verilmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasına göre, işçinin açıkça istemde bulunması hâlinde, hizmet belgesinde, onun işgörmedeki becerisi ile tutum ve davranışları da belirtilecektir.
Maddenin son fıkrasında ise, hizmet belgesinin zamanında verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçinin veya işçiyi işe alan yeni işverenin eski işverenden tazminat isteyebileceği ifade edilmiştir. Benzer bir düzenleme, 4857 sayılı İş Kanununun “Çalışma belgesi” kenar başlıklı 28 inci maddesinin ikinci fıkrasında da bulunmaktadır.
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 330a maddesinin birinci fıkrası göz önünde tutulmuştur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 426. maddesi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra işçinin mesleki ilerleyişi ve iş piyasasındaki konumu bakımından kritik bir araç olan hizmet belgesini düzenlemektedir. Hüküm, işverenin bilgi verme yükümlülüğünü somutlaştırır ve işçinin istihdam piyasasındaki şansını korur.
Birinci fıkra, işverene işçinin talebi üzerine her zaman, işin türünü ve süresini içeren bir hizmet belgesi verme yükümlülüğü getirmektedir. "Her zaman" ifadesi, belge talebinin yalnızca sözleşmenin sona ermesiyle sınırlı olmadığını; sözleşme devam ederken de işçinin belge isteyebileceğini gösterir. Hizmet belgesi, iş arayışı, kredi başvurusu, vize işlemleri gibi birçok alanda işçiye zorunludur. "Türü" işin niteliğini (muhasebe, pazarlama, teknik servis vb.), "süresi" işe başlama ve ayrılma tarihlerini ifade eder. İşveren, talep yapıldığında makul süre içinde belgeyi düzenlemekle yükümlüdür; gecikme veya ret, tazminat sorumluluğu doğurur.
İkinci fıkra, işçinin açıkça istemde bulunması hâlinde hizmet belgesinde işçinin işgörmedeki becerisi ile tutum ve davranışlarının da belirtilmesini öngörür. Bu ek içerik zorunlu değil, işçinin takdirine bırakılmıştır. İşçinin böyle bir talebi olmadıkça belgeye subjektif değerlendirme yazılamaz. İşveren bu ek talep karşısında gerçeğe uygun, objektif ve ölçülü ifadeler kullanmak zorundadır. Belgede yer alan değerlendirmelerin doğru olmaması hâlinde işveren sorumlu tutulabileceği gibi, aşırı olumsuz ifadeler işçinin kişilik haklarını ihlal edebilir.
Üçüncü fıkra, hizmet belgesinin zamanında verilmemesinden veya belgede doğru olmayan bilgiler bulunmasından zarar gören işçi veya işçiyi işe alan yeni işverenin eski işverenden tazminat isteyebileceğini düzenler. Bu düzenleme, hizmet belgesine bağlı sorumluluğun kapsamını yalnızca işçiyle sınırlı tutmayıp, yanıltıcı belgeye güvenerek işçiyi istihdam eden yeni işverenin de koruma alanına alınmasını sağlar. Yeni işverenin zararı, işçinin belgede yazan becerilere sahip olmaması nedeniyle doğabilecek kayıpları kapsar.
Belgenin "zamanında" verilmemesi kavramı, talepten itibaren makul süre geçtikten sonra verilmeme veya hiç verilmeme olarak yorumlanır. Mağdurun hem maddi hem manevi tazminat talep etme hakkı saklıdır.
Uygulamada hizmet belgesi, "bonservis", "iş belgesi" gibi ifadelerle de anılsa da hukuken TBK m.426 kapsamında değerlendirilir. 4857 sayılı İş Kanunu m.28 ile paralel olan düzenleme, İş Kanunu kapsamı dışında kalan işçiler için de aynı koruyucu işlevi yerine getirir. Uygulamada işverenler, çalışma süresini ve işin türünü içeren standart bir bonservis düzenler; takdir içeren ek değerlendirmeleri işçi talebine bağlı olarak ayrı belgede sunar. İşçi belgeyi reddetse bile işveren, belgeyi noter aracılığıyla göndererek yükümlülüğünü ispatlayabilir.
