TBK ▸ Madde 484
Madde 483
MADDE 484

Tazminat karşılığı fesih

Madde Listesi
Madde 485

TBK 484. Madde

İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.

TBK 484. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 484 üncü maddesinde, eser sözleşmesinin tazminat karşılığında feshi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 369 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Zararı bâliğan mâbelâğ tazmin ederek fesih” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Tazminat karşılığı fesih” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddede kullanılan “müteahhidin zarar ve ziyanını bâliğan mâbelâğ tazmin etmek şartıyla” şeklindeki ibare, Tasarıda “yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla” şekline dönüştürülmüştür. Gerçekten, öğretide ve uygulamada kabul edildiği gibi, işsahibi eser sözleşmesini tek yanlı olarak feshederse, yüklenicinin bütün zararlarını, teknik bir ifadeyle, onun ifaya olan menfaatini (yani, olumlu zararını) gidermekle yükümlüdür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 484. maddesi, iş sahibine eser sözleşmesini istediği zaman, tazminat karşılığı olarak feshetme hakkını tanıyan kısa ama önemli bir hükümdür. Tek fıkradan oluşan madde, iş sahibinin projesinden vazgeçme veya değiştirme iradesinin önceliğini sağlarken yüklenicinin ekonomik çıkarını da tam korur.

Madde, "İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir." şeklinde kaleme alınmıştır. Bu hüküm, eser sözleşmesinde iş sahibine tanınan özel bir "sebepsiz fesih" yetkisidir.

Hükmün temel mantığı şudur: Eser sözleşmesi iş sahibinin menfaati için yapılır; eseri isteyen iş sahibidir. İş sahibinin bu menfaati ortadan kalkmışsa veya öncelikleri değişmişse, onu sözleşmenin tamamlanmasına zorlamak hakkaniyete aykırıdır. Ancak yüklenici de iş hazırlığı yapmış, maliyet üstlenmiş, iş almış olup kendi planlamasını yapmıştır; onun çıkarının da korunması gerekir. Kanun, bu iki çıkar arasındaki dengeyi "tazminatlı fesih" formülüyle kurar.

Fesih hakkının koşulları:

İlk koşul, feshin eserin tamamlanmasından önce kullanılmasıdır. Eser tamamlanıp teslim edildikten sonra sözleşme karşılıklı edimlerle ifa edilmiştir; artık fesih söz konusu olamaz, ancak ayıp veya diğer aykırılıklar için genel hükümler uygulanır. Fesih, iş devam ederken veya başlamadan önce kullanılabilir.

İkinci koşul, yapılmış olan kısmın karşılığının ödenmesidir. İş sahibi, feshe kadar yüklenicinin gerçekleştirdiği işin karşılığını tam olarak ödemekle yükümlüdür. Bu karşılık, tamamlanan kısmın kararlaştırılan bedel oranında hesaplanır; örneğin götürü bedelde bedelin %30’u kadar iş yapılmışsa, bedelin %30’u ödenir.

Üçüncü koşul, yüklenicinin bütün zararlarının giderilmesidir. Bu, feshin en önemli mali sonucu olup tazminatın kapsamını belirler. "Bütün zararlar" ifadesi geniş yorumlanır ve "olumlu zararı" (müspet zarar, ifa menfaati) kapsar. Olumlu zarar, sözleşme tam olarak ifa edilseydi yüklenicinin elde edeceği kârı (yani net kazancı) ifade eder.

Tazminat hesabı örneği: Yüklenici bir proje için 100.000 TL götürü bedel kabul etmiş. Malzeme ve işçilik maliyetleri 70.000 TL, yani beklenen kâr 30.000 TL. İş sahibi eser %40 tamamlandığında sözleşmeyi feshederse: (a) yapılan %40’lık iş karşılığı 40.000 TL (tamamlanan kısmın karşılığı); (b) yapılmamış %60’lık kısım için "kaybedilen kâr" olarak 30.000 TL × %60 = 18.000 TL (bütün zararlar). Toplam 58.000 TL ödeme yapılır. Yüklenici %40’lık kısmı için 28.000 TL maliyete girmiştir (70.000 × %40); kâr 12.000 TL. Kalan 60.000 TL iş için maliyet harcamamış, 18.000 TL kâr elde etmemiştir. Tazminat formülü ile 58.000 TL alıp 12.000 + 18.000 = 30.000 TL kârını tam olarak korur.

Bu hesap tam ekonomik denkleştirmeyi sağlar: Yüklenici sanki işi tam yapmış gibi kârını tam alır; iş sahibi ise kalan işin maliyetinden kurtulur. Yüklenicinin alacağından "tasarruf edilen maliyetler" düşülmez mi sorusu pratikte tartışmalı olup genellikle düşülmediği kabul edilir; çünkü yüklenici bu maliyetleri yapacak kapasitesini ayırmıştır.

Fesih hakkının iş sahibine mutlak olarak tanınmış olması önemli bir özgürlüktür; hiçbir sebep göstermesi gerekmez. İş sahibi istediği zaman projeden vazgeçebilir ve zararı tam ödemek şartıyla sözleşmeyi sonlandırır.

Bu hüküm, yüklenicinin sözleşmeyi feshetme hakkını içermez. Yüklenici keyfî fesih yapamaz; ancak haklı sebepler varsa (iş sahibinin sözleşmeye aykırı davranışları, ödemeleri yapmaması vb.) genel hükümlere göre fesih yoluna gidebilir.

Uygulamada bu madde, mimarlık projeleri, inşaat sözleşmeleri, tasarım işleri, yazılım geliştirme gibi projelerde sık uygulanır. İş sahibi pazar koşulları değişmiş, bütçesi daralmış, ihtiyaçları değişmiş olabilir; böyle durumlarda projeden çıkma özgürlüğüne sahiptir. Ancak bu özgürlük bedava değildir; tam tazminat ödeme yükümlülüğü altında kullanılır.

Uygulamada yüklenicilerin tazminat talepleri genellikle mahkeme tarafından titizlikle incelenir; yüklenici hem yapılan işin değerini hem de kaybettiği kârı objektif biçimde ispat etmekle yükümlüdür. İş defteri, maliyet raporları, piyasa emsal fiyatları bu ispatta kritik araçlardır.

Madde 483
MADDE 484

Tazminat karşılığı fesih

Madde Listesi
Madde 485
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-484/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık