TBK ▸ Madde 534

TBK 534. Madde

I. Satılmak üzere kendisine gönderilen eşya açıkça ayıplı ise komisyoncu, vekâlet verenin taşıyıcıya karşı haklarının korunması için gerekeni yapmak, zararı tespit ettirmek, olabildiğince eşyayı koruma altına almak ve durumdan vekâlet vereni hemen bilgilendirmekle yükümlüdür; aksi takdirde, her türlü ihmalinden doğan zarardan sorumlu olur.

II. Satılmak üzere gönderilen eşya kısa sürede bozulabilecek nitelikte ise komisyoncu, vekâlet vereni hemen bilgilendirmek koşuluyla eşyayı satmakla yükümlüdür.

TBK 534. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 534 üncü maddesinde, komisyoncunun özen borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 418 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Eşyaya ihtimam” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Özen borcu” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 418 inci maddesi üç fıkradan oluştuğu hâlde, bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları, birbiriyle bağlantılı oldukları göz önünde tutularak, Tasarının 534 üncü maddesinin birinci fıkrasında, tek fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 418 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “eşyanın bozukluğu göze çarpıyorsa” şeklindeki ibare, Tasarıda “eşya açıkça ayıplı ise” şeklinde düzeltilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 534. maddesi, komisyoncunun satılmak üzere kendisine gönderilen eşya bakımından gözetim ve özen borcunu düzenlemektedir. Maddenin birinci fıkrasına göre kendisine gönderilen eşya açıkça ayıplı ise komisyoncu vekâlet verenin taşıyıcıya karşı haklarının korunması için gerekeni yapmak, zararı tespit ettirmek, olabildiğince eşyayı koruma altına almak ve durumdan vekâlet vereni hemen bilgilendirmekle yükümlüdür; aksi takdirde her türlü ihmalinden doğan zarardan sorumlu olur. İkinci fıkrada ise eşyanın kısa sürede bozulabilecek nitelikte olması hâlinde komisyoncunun vekâlet vereni hemen bilgilendirmek kaydıyla eşyayı satmakla yükümlü kılındığı belirtilmektedir. Hüküm, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 418. maddesinin karşılığıdır.

Düzenlemenin temelinde, komisyoncunun sadakat ve özen borçlarının özel bir görünümü yatmaktadır. Komisyoncu, vekâlet verenin malvarlığı menfaatlerini kendi menfaatiymiş gibi koruma yükümlülüğü altındadır. Eşyanın kendisine açıkça ayıplı olarak ulaşması hâlinde pasif kalması, vekâlet vereni hem taşıyıcıya karşı sahip olduğu haklardan hem de delil elde etme imkânından yoksun bırakabilir. Bu nedenle kanun koyucu, komisyoncuya sadece bildirimle yetinmeyip aktif biçimde hareket etme yükümlülüğü yüklemiştir.

Birinci fıkranın sıraladığı yükümlülükler birbirini tamamlayan nitelik taşır. Taşıyıcıya karşı hakların korunması bakımından komisyoncu, Türk Ticaret Kanunu’nun taşıma sözleşmelerine ilişkin hükümleri çerçevesinde süresinde ihbarda bulunmak, gerekirse taşıma senedine şerh düşürmek zorundadır. Zararın tespiti için mahkeme aracılığıyla delil tespiti yaptırmak, bilirkişi raporu aldırmak ya da noter marifetiyle tutanak düzenletmek uygulamada başvurulan yollardandır. Eşyanın koruma altına alınması, malın daha fazla hasar görmesinin önlenmesi ve değerinin korunması amacına hizmet eder. Son olarak vekâlet verenin hemen bilgilendirilmesi, talimat verme imkânını güvence altına alır. Komisyoncu bu yükümlülüklerden herhangi birini ihmal ederse, meydana gelen tüm zarardan sorumlu tutulur; burada kusurun en hafif derecesi dahi yeterlidir.

İkinci fıkrada düzenlenen çabuk bozulabilir eşya hâli, pratik bir zorunluluğun yasal ifadesidir. Meyve, sebze, süt ürünleri, taze balık, çiçek veya kısa raf ömrü olan gıda maddeleri gibi eşyaların beklemesi hem mal değerinin tamamen yok olmasına hem de depolama ve imha masraflarına yol açar. Bu durumda komisyoncunun talimat beklemeksizin eşyayı satma yetkisi, aynı zamanda bir yükümlülüktür. Ancak satıştan önce mümkün olduğu ölçüde vekâlet verene bilgi verilmesi esastır; modern iletişim araçları düşünüldüğünde telefon, e-posta veya mesajla yapılacak kısa bir bilgilendirme yeterli sayılır.

Uygulamada bu hüküm, özellikle soğuk zincir taşımacılığı, canlı hayvan ticareti, tarım ürünleri komisyonculuğu ve hâl komisyoncuları bakımından büyük önem taşır. 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler, komisyoncuların kayıt, bildirim ve satış yükümlülüklerini ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Yargıtay kararlarında, ayıplı malın zamanında ihbar edilmemesinden ya da çabuk bozulabilir ürünün satışının geciktirilmesinden kaynaklanan zararlardan komisyoncunun doğrudan sorumlu tutulduğu istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-534/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık