TBK ▸ Madde 544
Madde 543
MADDE 544

İşlemi kendisiyle yapmış sayılma

Madde 545

TBK 544. Madde

Komisyoncu, kendisinin doğrudan doğruya alıcı veya satıcı olabildiği durumlarda, sözleşmenin diğer tarafını göstermeksizin vekâletin yerine getirildiğini vekâlet verene bildirirse, işlemi kendisiyle yapmış sayılır.

TBK 544. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 544 üncü maddesinde, komisyoncunun işlemi kendisiyle yapmış sayıldığı durumlar düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 428 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Komisyoncunun zımnî kabulü” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. İşlemi kendisiyle yapmış sayılma” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 428 inci maddesinde kullanılan “âkide ait olabilecek borçları bizzat deruhte etmiş sayılır.” şeklindeki ibare, Tasarıda “işlemi kendisiyle yapmış sayılır” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 544. maddesi, komisyoncunun kendisiyle işlem yapma hakkına ilişkin karine niteliğinde bir düzenleme getirmekte ve tek fıkradan oluşan hükmüyle bu kurumun uygulamadaki belirsizliklerini gidermeyi amaçlamaktadır. Maddeye göre, komisyoncu kendisinin doğrudan doğruya alıcı veya satıcı olabildiği durumlarda, sözleşmenin diğer tarafını göstermeksizin vekâletin yerine getirildiğini vekâlet verene bildirirse, işlemi kendisiyle yapmış sayılır. Bu hüküm, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 428. maddesinin karşılığı olup mülga kanunda "komisyoncunun zımnî kabulü" olarak adlandırılan kurum, yeni düzenlemede "işlemi kendisiyle yapmış sayılma" şeklinde daha teknik ve anlaşılır bir kavramla ifade edilmiştir. Metindeki "âkide ait olabilecek borçları bizzat deruhte etmiş sayılır" şeklindeki eski ibarenin "işlemi kendisiyle yapmış sayılır" biçiminde yenilenmesi, kurumun mahiyetini daha açık ortaya koymakta, komisyoncunun yalnızca borçları üstlenmiş olmadığını, bizzat işlemin tarafı hâline geldiğini vurgulamaktadır. Hükmün temelinde, komisyoncunun açıklama yükümlülüğüne aykırı davranması hâlinde ortaya çıkacak belirsizliği vekâlet veren lehine çözen bir hukuki karine yatmaktadır. Komisyoncu, TBK 543 kapsamında kendisiyle işlem yapma yetkisine sahip olduğu durumlarda, vekâletin ifa edildiğini bildirmekle yetinip karşı tarafı göstermezse, vekâlet veren bu belirsizlik yükünü taşımak zorunda bırakılmamaktadır; kanun koyucu, susma ile gerçekleşen zımni beyanın sonucunu komisyoncunun aleyhine yorumlayarak, onun bizzat karşı taraf olduğunu kabul etmektedir. Bu karinenin getirilmesindeki hukuk politikası, komisyoncunun şeffaflık ve dürüstlük kurallarına uygun davranmaya zorlanması, bilgi asimetrisinin taraflar arasında adil biçimde dağıtılması gayesidir. Karine, komisyoncunun sadakat borcunun sözleşmenin sonuçlandırılmasından sonra da devam ettiğini gösteren belirgin bir örnek olarak öğretide değerlendirilmekte; komisyoncunun vekâlet verene karşı tam bir hesap verme sorumluluğu altında bulunduğu vurgulanmaktadır. Maddenin uygulanabilmesi için üç koşulun bir arada bulunması gerekmektedir: komisyoncunun TBK 543 kapsamında kendisiyle işlem yapma yetkisine hukuken sahip olması, vekâletin ifa edildiğine ilişkin bir bildirimin yapılmış olması ve bu bildirimde sözleşmenin diğer tarafının açıkça belirtilmemiş olması. Bu üç koşul tamam olduğunda karine otomatik biçimde işlemeye başlamakta ve komisyoncu, self-entry yapmış sayılmaktadır. Öğretide, söz konusu karinenin kesin olmadığı, komisyoncunun sonradan gerçek alıcı veya satıcının kimliğini ispat etmek suretiyle durumu düzeltebileceği kabul edilmekle birlikte, bu ispat yükünün komisyoncuda olduğu ve zaman geçtikçe ispatın güçleşeceği belirtilmektedir. Yargıtay içtihatlarında da, komisyoncunun hesap verme borcu kapsamında muhataplarını açıkça bildirmesi gerektiği, aksi hâlde TBK 544 karinesinin işleyeceği ve komisyoncunun alıcı-satıcı sıfatıyla vekâlet verene karşı sorumlu tutulacağı kabul edilmektedir. Bu durumda komisyoncu, piyasa fiyatı ölçütüne bağlı olarak hesap vermek, fark varsa ödemek ve satış bedelini eksiksiz aktarmakla yükümlüdür. Hükmün pratik sonuçları, özellikle kıymetli evrak alım satımında, emtia borsası işlemlerinde ve toptan ticari mal alım satımında büyük önem kazanmaktadır; zira bu alanlarda komisyoncunun kendi stokundan karşılama eğilimi yüksek olup şeffaflık ilkesi daha da önem kazanmaktadır. Ayrıca işletmelerin muhasebe denetimi ve vergi incelemeleri sırasında da karinenin hukuki sonuçları ortaya çıkmakta; gerçek muhatabın gösterilmemesi, işlemin komisyoncu adına kayıt altına alınmasını gerektirebilmektedir. Sonuç olarak 544. madde, komisyon hukukunda sadakat ve dürüstlük yükümlülüğünü pekiştiren, susmanın hukuki sonuçlarını vekâlet veren lehine düzenleyen temel bir güvence hükmü niteliğindedir.

Madde 543
MADDE 544

İşlemi kendisiyle yapmış sayılma

Madde 545