TBK ▸ Madde 555
Madde 554
MADDE 555

Havale – Tanımı

Madde Listesi
Madde 556

TBK 555. Madde

Havale, havale edenin, kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir.

TBK 555. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 555 inci maddesinde, havale tanımlanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 457 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Tanımı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 457 nci maddesinde havalenin bir “akit” olarak nitelendirilmesi, teknik bakımdan hatalı bulunduğu için, Tasarı’da yapılan tanımda havalenin bir “hukukî işlem” olduğu belirtilmiştir. Gerçekten, havale bir sözleşme olmayıp, çifte yetkilendirme içeren bir hukukî işlemdir.

Her ne kadar maddede yapılan tanımda, havalenin konusunu para veya kıymetli evrak ya da başka mislî bir eşyanın oluşturabileceği belirtilmişse de, uygulamada havalenin konusunu genellikle paranın oluşturduğu göz önünde tutularak, Tasarıda “havale ödeyicisi” teriminin kullanılmasında bir sakınca görülmemiştir.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 555. maddesi, havale sözleşmeler kısmı içinde düzenlenen havaleyi tanımlamakta ve onun hukuki niteliğini belirlemektedir. Hüküm, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 457. maddesinin yerini almış; eski kanunda havalenin bir "akit" olarak nitelendirilmesinin teknik bakımdan hatalı bulunması nedeniyle, yeni düzenlemede havale açıkça bir "hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Bu değişiklik, öğretide uzun süredir dile getirilen eleştiriler karşısında kanun koyucunun bilinçli bir tercihini yansıtmaktadır.

Maddeye göre havale, havale edenin kendi hesabına, para, kıymetli evrak ya da diğer bir mislî eşyayı havale alıcısına vermek üzere havale ödeyicisini; bunları kendi adına kabul etmek üzere havale alıcısını yetkili kıldığı bir hukuki işlemdir. Bu tanımdan anlaşılacağı üzere havale, üçlü bir ilişki doğurmakta ve çifte yetkilendirme içermektedir. Havale eden (muhil), aynı anda iki ayrı yetkilendirme iradesi açıklamakta; bir yandan havale ödeyicisine (muhalünaleyh) belirli bir edimi havale alıcısına ifa etme yetkisi verirken, diğer yandan havale alıcısına (muhalünleh) bu edimi havale edenin adına kabul etme yetkisi tanımaktadır. Bu nedenle havale, tek taraflı bir işlem olmayıp iki yönlü yetkilendirme içeren kendine özgü bir hukuki işlemdir.

Havalenin bir sözleşme olmayıp çifte yetkilendirme içeren bir hukuki işlem olduğunun açıkça belirtilmesi, pratik birçok sonuç doğurmaktadır. Her şeyden önce havale, havale ödeyicisi ile havale alıcısının rızasını gerektirmez; yalnızca havale edenin yetkilendirme iradesi yeterlidir. Havale ödeyicisi ödemeyi yapmakla yükümlü olmaz; ancak çekincesiz kabul bildirimi ile havale alıcısına karşı doğrudan borçlanır (TBK m. 557). Havale alıcısı da havaleyi kabul etmeye zorlanamaz; nitekim TBK m. 556/3 uyarınca alacaklı olan havale alıcısı havaleyi kabul etmek istemezse borçlu havale edene gecikmeksizin bildirmek zorundadır. Havalenin amacı genellikle bir ifa aracı olarak kullanılmaktır; havale eden, havale alıcısına olan borcunu doğrudan kendisi ödemek yerine havale ödeyicisi aracılığıyla ifa eder. Aynı zamanda havale ödeyicisinin havale edene olan borcu da bu yolla ifa edilmiş olur; böylece iki ayrı ilişki tek bir edim hareketiyle sona erdirilir. Bu nedenle havale, iktisadi açıdan bir ödeme aracı ve bir tahsilat aracı işlevi görür.

Konu olabilecek edimler bakımından madde, para, kıymetli evrak ve diğer mislî eşyaları saymaktadır. Uygulamada havalenin en yaygın görülen türü para havalesidir; bu nedenle kanun koyucu "havale ödeyicisi" teriminin kullanılmasında sakınca görmemiştir. Bankacılık işlemlerinde gerçekleştirilen para transferleri, temel olarak havale hükümlerine dayanmakla birlikte bankacılık mevzuatının özel kurallarına tabidir. Havaleye konu mal mislî olmayan bir şeyse, işlem havale olarak nitelendirilemez; bu durumda temsil veya vekâlet hükümleri uygulama alanı bulabilir. Yargıtay uygulamasında havalenin varlığı için çifte yetkilendirme iradesinin açıkça veya koşullardan anlaşılır biçimde ortaya konmuş olması aranmakta; yalnızca tek taraflı ödeme talimatlarının havale niteliği taşımadığı kabul edilmektedir.

Havale ilişkisinin hukuki yapısı üç ayrı katman içerir. Birinci katman havale eden ile havale ödeyicisi arasındaki değer ilişkisidir; havale ödeyicisinin havale konusunu ifa etmesinin iktisadi temeli bu ilişkide bulunur. İkinci katman havale eden ile havale alıcısı arasındaki karşılık ilişkisidir; havalenin neden yapıldığını, hangi borcun ifası amacını taşıdığını bu ilişki belirler. Üçüncü katman ise havale ödeyicisi ile havale alıcısı arasında kabul bildirimi ile kurulan bağımsız ifa ilişkisidir. Bu üç katmanın birbirinden ayrı tutulması, havalenin soyut karakterini oluşturmakta ve uyuşmazlıkların hangi ilişki çerçevesinde çözümleneceğinin tayininde belirleyici olmaktadır. Öğretide havalenin temlikten, vekâletten ve alacaklının değiştirilmesinden farkları ayrıntılı biçimde incelenmekte; havalenin özellikle alacağın ciro yoluyla devri ile karıştırılmaması gerektiği vurgulanmaktadır.

Madde 554
MADDE 555

Havale – Tanımı

Madde Listesi
Madde 556
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-555/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık