TBK ▸ Madde 560
Madde 559
MADDE 560

Kıymetli Evrak Konusunda Havale

Madde Listesi
Madde 561

TBK 560. Madde

I. Kıymetli evraka bağlanmış alacağın, hâmile ödenmesi amacıyla yapılan yazılı havaleler hakkında, bu bölüm hükümleri uygulanır. Bu durumda havale ödeyicisi karşısında her hamil, havale alıcısı sayılır. Buna karşılık, havale eden ile havale alıcısı arasındaki ilişkiye özgü haklar, sadece alacağı devreden ile devralan arasında doğmuş olur.

II. Çekler ve poliçe benzeri havaleler hakkındaki özel hükümler saklıdır.

TBK 560. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 560 ıncı maddesinde, kıymetli evraka bağlanmış alacakların havalesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 462 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “D. Kıymetli evrak işlerinde havale” şeklindeki ibare, Tasarıda, “D. Kıymetli evrak konusunda havale” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 462 nci maddesinin son fıkrasında kullanılan “kambiyo senetlerine mümasil havaleler” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 560 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında “poliçe benzeri havaleler” şeklindeki ibare kullanılmıştır. Gerçekten, emre muharrer senet ya da bono, çek ve poliçe gibi, kambiyo senedi niteliğinde olmakla birlikte, havalede görülen üçlü ilişkiden yoksun bulunduğu için, fıkra hükmü, Tasarıda kullanılan “poliçe benzeri havaleler” şeklindeki ibare ile düzeltilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Saklama Sözleşmeleri

818 sayılı Borçlar Kanununun 463 üncü maddesiyle başlayan “On Dokuzuncu Bap / Vedia” şeklindeki üst başlık, Tasarıda “Ondördüncü Bölüm / Saklama Sözleşmeleri” şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununun On dokuzuncu Babında kullanılan “ida; vedia” terimi, Tasarının Ondördüncü Bölümünde “saklama”; “müstevdi” terimi, “saklayan” ve “mudi” terimi ise, “saklatan” şeklinde ifade edilmiştir.

Tasarının 561 ilâ 569 uncu maddelerinde, genel saklama sözleşmesinin hükümleri; 570 inci maddesinde, saklama sözleşmelerinin alt türleri olmak üzere, mislî şeylerin saklanması; 571 ilâ 575 inci maddelerinde, ardiyeciye bırakma ve 576 ilâ 580 inci maddelerinde ise, konaklama yeri, ahır, garaj ve otopark işletenlere bırakma düzenlenmiştir.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 560. maddesi, kıymetli evraka bağlanmış alacakların havalesini düzenleyen özel bir hükümdür. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 462. maddesinin yerini almış; kenar başlık "Kıymetli evrak işlerinde havale" yerine "Kıymetli evrak konusunda havale" biçiminde değiştirilmiş, ikinci fıkrada "kambiyo senetlerine mümasil havaleler" ibaresi "poliçe benzeri havaleler" şeklinde sadeleştirilmiştir. Madde, havale hükümlerinin kıymetli evrak hukuku ile kesiştiği alanda uygulama sınırlarını çizmekte ve kambiyo senetlerine ilişkin özel hükümlerin saklı tutulduğunu vurgulamaktadır.

Birinci fıkra, kıymetli evraka bağlanmış alacağın hamile ödenmesi amacıyla yapılan yazılı havalelerin hukuki rejimini belirlemektedir. Bu tür havaleler hakkında havaleye ilişkin bölüm hükümleri, yani TBK m. 555 ilâ 560 arasındaki düzenlemeler uygulanır. Böylece kıymetli evrak konusunda havale, bağımsız bir sözleşme tipi olarak ayrıca düzenlenmemiş; genel havale hükümlerinin bu alana da uygulanması tercih edilmiştir. Bunun için üç koşul birlikte aranmaktadır: alacağın bir kıymetli evraka bağlanmış olması, havalenin yazılı biçimde yapılması ve ödemenin hamile yapılmasının öngörülmüş bulunmasıdır. Yazılılık koşulu, bu tür havalelerde devir ve ibraz süreçlerinin güvence altına alınması amacına hizmet eder.

Aynı fıkra, çoklu ciro durumlarında havale ödeyicisi karşısındaki muhatabı açıkça belirlemektedir. Buna göre havale ödeyicisi karşısında her hamil havale alıcısı sayılır. Bu kural, kıymetli evrakın dolaşım fonksiyonunu havale hükümleriyle uyumlu kılmaktadır. Senedin ciro ve teslim yoluyla devredildiği durumlarda, senedin yeni hamili havale alıcısı konumuna geçer ve havale ödeyicisine karşı havale alıcısına tanınan hakları kullanabilir; havale ödeyicisinin bu yeni hamile karşı ileri sürebileceği savunmalar ise TBK m. 557 uyarınca aralarındaki ilişkiden veya havalenin içeriğinden doğanlarla sınırlı kalır. Böylece hamile ödeme klozunu taşıyan havaleler, tedavüle uygun biçimde devredilerek ekonomik fonksiyonlarını yerine getirebilmektedir.

Ancak havale eden ile havale alıcısı arasındaki ilişkiye özgü haklar, sadece alacağı devreden ile devralan arasında doğmuş olur. Bu önemli sınırlama, kıymetli evrakın soyutluk ilkesini havale ilişkisine taşımaktadır. Havale edenle havale alıcısı arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan defiler (örneğin havalenin ifa amacıyla yapılmış olması ve temel borcun sona ermesine ilişkin m. 556/1 hükmü), yalnızca aslı devir eden ile devralan arasında işler. Sonraki hamiller, önceki cirantalar ile havale eden arasındaki iç ilişkiye dayanan defilerden etkilenmez. Bu sayede kıymetli evrak dolaşımının güvenliği sağlanmış olmaktadır.

İkinci fıkra, çekler ve poliçe benzeri havaleler hakkındaki özel hükümlerin saklı olduğunu hükme bağlamaktadır. Bu düzenleme, Türk Ticaret Kanunu’nun kıymetli evraka ilişkin kitabında yer alan çek, poliçe ve bono gibi kambiyo senetlerine uygulanacak özel hükümlerin TBK’nın havale hükümleri karşısında önceliğe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Nitekim çek hukukunda karşılıksız çek, protesto, başvurma hakları, zamanaşımı gibi kurumlar özel olarak düzenlenmiş olup TBK’nın havale hükümlerinden farklılık göstermektedir. "Poliçe benzeri havaleler" ibaresiyle kanun koyucu, poliçe niteliğinde olmamakla birlikte üçlü yetkilendirme yapısına sahip kambiyo benzeri belgelerin bu özel hükümlere tabi olduğunu vurgulamıştır. Yargıtay uygulamasında, bir işlemin kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadığı önce TTK kuralları çerçevesinde değerlendirilmekte; kambiyo senedi niteliği bulunmayan ancak havale karakteri taşıyan belgeler hakkında TBK’nın havale hükümlerinin uygulandığı kabul edilmektedir.

Madde 559
MADDE 560

Kıymetli Evrak Konusunda Havale

Madde Listesi
Madde 561
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-560/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık