TBK ▸ Madde 559
Madde 558
MADDE 559

Havalede Geri Alma

Madde Listesi
Madde 560

TBK 559. Madde

I. Havale eden, havale alıcısına verdiği yetkiyi her zaman geri alabilir. Ancak, havale alıcısının yararına, özellikle onun alacağını elde etmesi amacıyla verdiği yetkiyi geri alamaz.

II. Havale ödeyicisi, havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale eden, ona verdiği yetkiyi geri alabilir.

III. Havale edenin iflası hâlinde, henüz kabul edilmemiş olan havale kendiliğinden sona erer.

TBK 559. Madde Gerekçesi

Tasarının üç fıkradan oluşan 559 uncu maddesinde, havale edenin, havale yetkisini geri alması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 461 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Rücu” şeklindeki ibare, Tasarıda, “C. Geri alma” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı değişiklik, maddenin metninde de yapılmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 461 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “havalenin hükümsüzlüğünü istilzam eder.” şeklindeki ibare, Tasarıda “havale kendiliğinden sona erer.” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 559. maddesi, havale edenin havale yetkisini geri alabilme koşullarını düzenlemekte; havalenin sona ermesine ilişkin temel kuralları ortaya koymaktadır. Hüküm, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 461. maddesinin yerini almış; kenar başlıkta yer alan "Rücu" ifadesi "Geri alma" biçiminde sadeleştirilmiş ve son fıkrada havalenin "hükümsüzlüğü" kavramı yerine "kendiliğinden sona erme" kavramı tercih edilmiştir. Madde, üç fıkradan oluşmakta ve geri alma yetkisinin havale alıcısı ile havale ödeyicisi üzerindeki farklı etkilerini ayrı ayrı düzenlemektedir.

Birinci fıkra, havale edenin havale alıcısına verdiği yetkiyi prensip olarak her zaman geri alabileceğini hükme bağlamaktadır. Bu kural, havalenin bir sözleşme değil çifte yetkilendirme niteliği taşıyan bir hukuki işlem olmasının doğal sonucudur; yetkilendirme serbestçe verildiği gibi serbestçe geri alınabilir. Ancak aynı fıkranın ikinci cümlesi önemli bir sınırlama getirmektedir: havale alıcısının yararına, özellikle onun alacağını elde etmesi amacıyla verilen yetki geri alınamaz. Bu istisna, havale alıcısının alacağının tahsiline yönelik güvencesini korumakta; havale edenin tek taraflı iradesiyle alıcının menfaatinin zedelenmesini önlemektedir. Örneğin bir borcun ifası amacıyla yapılan havalede ya da temlik benzeri bir işlevle alacaklının tahsilini sağlamaya yönelik havalede, havale edenin yetkiyi keyfi biçimde geri alması mümkün değildir.

İkinci fıkra, havale ödeyicisi ile havale alıcısı arasındaki ilişkinin geri alma bakımından sınırını belirlemektedir. Buna göre havale ödeyicisi, havale alıcısına havaleyi kabul ettiğini açıklamadığı sürece havale eden ona verdiği yetkiyi geri alabilir. Bu kural, TBK m. 557 ile uyumludur; zira havale ödeyicisi çekincesiz kabul bildirimiyle havale alıcısına karşı bağımsız biçimde borç altına girer. Kabul beyanı yapıldıktan sonra havale edenin tek taraflı iradesiyle yetkiyi geri alması, kabulden doğan borç ilişkisine zarar verecektir; bu nedenle kabul anı bir kesişme noktası oluşturur. Kabulden önce havale eden havale ödeyicisine verdiği ödeme yetkisini istediği zaman geri alabilir; kabulden sonra ise havale bağımsız bir borç ilişkisine dönüşmüş olduğundan geri alma havale alıcısının aleyhine sonuç doğuramaz.

Üçüncü fıkra, havale edenin iflası hâlinin havale üzerindeki etkisini düzenlemektedir. Buna göre havale edenin iflası hâlinde henüz kabul edilmemiş olan havale kendiliğinden sona erer. Bu hüküm, iflas masasının korunmasını ve alacaklılar arasındaki eşitliğin sağlanmasını amaçlamaktadır. Havale edenin iflasından sonra yapılan ödemeler, iflas masası bakımından alacaklılar arası eşitliği bozacağından kabul edilmemiş havalenin kendiliğinden sona ermesi öngörülmüştür. Bununla birlikte kabul edilmiş havaleler, havale ödeyicisi ile havale alıcısı arasında bağımsız bir borç ilişkisi doğurmuş olduğundan iflastan etkilenmez; bu ilişki genel iflas hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Yargıtay uygulamasında, iflasın kesinleşme anının havalenin sona ermesi bakımından belirleyici olduğu; kabulün havalenin sona ermesini önleyecek biçimde gerçek ve çekincesiz nitelikte olması gerektiği vurgulanmaktadır. Ayrıca havale alıcısı lehine konmuş olan geri alma yasağının, alacaklının korunmasına yönelik olduğunun iç ilişkiden açıkça anlaşılması gerektiği belirtilmektedir.

Geri alma beyanı şekle tabi değildir; ancak havale ödeyicisine ulaşması üzerine hüküm doğurur. Havale eden, geri alma iradesini hem havale ödeyicisine hem de havale alıcısına yöneltebilir; ancak yetkinin ödeyici üzerindeki etkisi ödeyiciye, alıcı üzerindeki etkisi ise alıcıya yönelik bildirimle tamamlanır. Geri alma beyanı ulaşmadan önce havale ödeyicisinin kabul etmesi veya ifada bulunması hâlinde havale eden geri alma hakkını kullanamaz hâle gelir. Maddenin getirdiği kuralların uygulanmasında, tarafların üçlü ilişki içindeki çıkarları dengelenmekte; havale edenin irade serbestisi, havale alıcısının güveni ve havale ödeyicisinin hukuki belirlilik menfaati birlikte korunmaktadır. Böylece havale kurumunun hem güvenlikli hem de esnek biçimde işlemesi sağlanmaktadır.

Madde 558
MADDE 559

Havalede Geri Alma

Madde Listesi
Madde 560
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-559/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık