TBK ▸ Madde 558
Madde 557
MADDE 558

İfa Edilmeme Hâlinde Bildirim

Madde Listesi
Madde 559

TBK 558. Madde

Havale ödeyicisi, havale alıcısının istemesine karşın ifadan kaçınır veya havale konusunu ifa etmeyeceğini önceden açıklarsa havale alıcısı, durumu gecikmeksizin havale edene bildirmekle yükümlüdür; bildirmezse, bu yüzden havale edenin uğrayacağı zarardan sorumlu olur.

TBK 558. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 558 inci maddesinde, havale konusunun ifa edilmemesi durumunda, havale alıcısının bildirim yükümlülüğü düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 460 ıncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Tediye olunmamak hâlinde ihbar” şeklindeki ibare, Tasarıda, “III. İfa edilmeme durumunda bildirim” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 558. maddesi, havale ödeyicisinin havale konusunu ifa etmemesi durumunda havale alıcısının havale edene karşı bildirim yükümlülüğünü düzenlemektedir. Hüküm, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 460. maddesinin yerini almış; metni arılaştırılmış, ancak esasa ilişkin bir değişiklik yapılmamıştır. Madde, havale ilişkisinin üçlü yapısı içinde bilgi akışının sürekliliğini sağlama ve havale edenin menfaatlerini koruma amacına hizmet eder.

Maddeye göre havale ödeyicisi, havale alıcısının istemesine karşın ifadan kaçınır veya havale konusunu ifa etmeyeceğini önceden açıklarsa, havale alıcısı durumu gecikmeksizin havale edene bildirmekle yükümlüdür; bildirmezse bu yüzden havale edenin uğrayacağı zarardan sorumlu olur. Hüküm iki ayrı hâl üzerine kurulmuştur: birinci hâl, havale alıcısının havale ödeyicisine başvurmasına rağmen ifanın yapılmamasıdır; ikinci hâl ise henüz ifa istenmeden havale ödeyicisinin ifayı reddedeceğini önceden açıklamasıdır. Her iki durumda da havale alıcısının havale edene gecikmeksizin haber verme yükümlülüğü doğar.

Bildirim yükümlülüğünün amacı, havale edene alacaklısı olan havale alıcısının ifa almadığını öğrenme imkânı tanımaktır. Havale eden, bu bilgi sayesinde birden fazla önlem alabilir. Öncelikle havale ödeyicisine başvurarak ondan ifayı talep edebilir; gerekirse ifa için dava açabilir. Bununla birlikte temel borç ilişkisini başka bir ifa biçimiyle sona erdirme yoluna gidebilir; havale ilişkisi ifa amacıyla yapılmışsa ve havale ödeyicisi ödemezse TBK m. 556 uyarınca temel borç hâlâ devam etmekte olduğundan havale eden kendisi doğrudan ödeme yapıp borcundan kurtulabilir. Ayrıca havale eden, havale ödeyicisiyle arasındaki iç ilişki çerçevesinde gerekli hukuki adımları atabilir; örneğin ona karşı tazminat talebinde bulunabilir veya sözleşmeyi feshedebilir.

Bildirim yapılması gereken süre, kanun tarafından somut bir gün olarak belirlenmemiş; "gecikmeksizin" ifadesiyle hâl ve şartlara göre makul bir süre olarak öngörülmüştür. Bu kavram, dürüstlük kuralı çerçevesinde somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Ticari hayatın hızı, havalenin konusu, tarafların iletişim imkânları ve zamanın önemi gibi unsurlar gözetilir. Bildirim şekli bakımından kanunda özel bir şart öngörülmemiştir; yazılı veya sözlü biçimde yapılabilir. Ancak ispat kolaylığı bakımından yazılı bildirim tercih edilmelidir. Banka havaleleri gibi kurumsal işlemlerde bildirim, çoğunlukla sistemsel mesajlar yoluyla otomatik biçimde gerçekleşmektedir.

Bildirim yükümlülüğüne aykırılığın yaptırımı, havale edenin uğradığı zararın tazminidir. Havale alıcısı, zamanında bildirim yapmamış olması nedeniyle havale edenin uğradığı somut zarardan sorumlu tutulur. Bu sorumluluk, havale alıcısının dürüstlük kuralından kaynaklanan bir davranış yükümlülüğüne aykırılığa dayanmakta olup genel sorumluluk hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Zarar, havale edenin zamanında haberdar edilmesi hâlinde önleyebileceği kayıpları kapsar. Örneğin havale eden zamanında bilgi almış olsaydı havale ödeyicisine başvurarak alacağını tahsil edebilecekken havale ödeyicisinin iflası yüzünden alamaz duruma düşmüşse bu kayıp bildirim yükümlülüğüne aykırılıktan doğar. Yargıtay kararlarında, bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğinin ispatı havale alıcısına; zararın ve illiyetin ispatı ise havale edene düştüğü kabul edilmektedir.

Bildirim yükümlülüğü havale alıcısının henüz havaleyi kabul etmediği veya kabul etmiş olsa dahi havale ödeyicisinin ifadan kaçındığı durumlarda aynı biçimde doğmaktadır. Havale alıcısının, havale ödeyicisinden makul bir süre içinde ifa talep etmesine rağmen ifa gerçekleşmiyorsa bu husus havale edene iletilmelidir. Havale ödeyicisinin ifa etmeyeceğini açıkça bildirmiş olması hâlinde ise havale alıcısının ayrıca talep etmesi gerekmez; bildirim yükümlülüğü ifa talebini açıklama anından itibaren doğar. Bu noktada havale alıcısının bildirim yükümlülüğü ile alacaklının temerrüt hukuku arasındaki ilişki de önem kazanır. Havale edenin havale ödeyicisine karşı alacaklı konumundaysa bildirim sayesinde temerrüdün sonuçlarını değerlendirme imkânına kavuşur; bildirim yapılmazsa bu hakkın kullanılamamasından doğan kayıplar da havale alıcısının sorumluluğu kapsamına girebilir.

Madde 557
MADDE 558

İfa Edilmeme Hâlinde Bildirim

Madde Listesi
Madde 559
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-558/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık