TBK ▸ Madde 565

TBK 565. Madde

I. Saklayan, belirlenmiş olan sürenin sona ermesinden önce saklananı geri veremez. Ancak saklayan, öngörülemeyen durumlar dolayısıyla sözleşmenin devamı saklanan için tehlikeli veya kendisi için zararlı olursa, belirlenen sürenin sona ermesinden önce de geri verebilir.

II. Süre belirlenmemişse, saklayan saklananı her zaman geri verebilir.

III. Birden çok kişi bir şeyi saklanmak üzere verirse, sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça veya hepsinin rızası olmadıkça, saklayan saklananı onlardan birine geri vermekle sorumluluktan kurtulamaz.

TBK 565. Madde Gerekçesi

Tasarının üç fıkradan oluşan 565 inci maddesinde, geri vermede özel durumlar düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 467 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Müstevdiin hakları” şeklindeki ibare, Tasarıda, “b. Özel durumlar” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin son fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Buna göre “Birden çok kişi bir şeyi saklanmak üzere verirse, sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça veya hepsinin rızası olmadıkça, saklayan saklananı onlardan birine geri vermekle sorumluluktan kurtulamaz.”. Bu yeni hükümle, saklayanın, saklananı, saklatanlardan herhangi birine verme yetkisinin olmadığı, aksi takdirde diğerlerine karşı sorumlu olacağı öngörülmüştür. Fıkraya göre, saklayanın, birden çok saklatandan herhangi birine saklananı geri vererek sorumluluktan kurtulabilmesi ancak şu iki durumda kabul edilmiştir: 1) Sözleşmede saklayana böyle bir yetkinin tanınmış olması; 2) Saklatanların hepsinin rızasının olması.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 565. maddesi, geri verme borcunun özel görünüm biçimlerini üç fıkra hâlinde düzenlemektedir. 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 467. maddesinin karşılığı olan bu hüküm, Müstevdiin hakları kenar başlığı Özel durumlar biçimine çevrilerek sistematik olarak yeniden ele alınmıştır. Üçüncü fıkra ise Türk hukukuna yeni olarak eklenen bir düzenleme olup birlikte saklatanların hak ve menfaatlerinin korunmasını amaçlamaktadır. Madde, 564. maddeyi tamamlayan ve geri verme ilişkisinin özel hâllerini ayrıntılandıran temel düzenlemedir.

Maddenin birinci fıkrasına göre saklayan, belirlenmiş olan sürenin sona ermesinden önce saklananı kural olarak geri veremez. Bu hüküm, 564. maddenin saklatan lehine öngördüğü esnekliğin saklayan bakımından tanınmadığını açıkça göstermektedir. Başka bir deyişle süre, saklatanın yararına konulmuş sayıldığından, saklayan sözleşmeye uymak ve süre boyunca eşyayı muhafaza etmek zorundadır. Aksi davranış sözleşmeye aykırılık oluşturur ve saklayanın tazminat sorumluluğuna yol açar. Ancak aynı fıkra bu kurala bir istisna getirmektedir: öngörülemeyen durumlar nedeniyle sözleşmenin devamı saklanan için tehlikeli veya kendisi için zararlı olursa, saklayan süresinden önce de geri verebilir. Saklananın bozulmaya başlaması, saklayanın deposunun yangın veya sel tehdidi altına girmesi, saklayanın ağır hastalanarak koruma görevini sürdürememesi, deprem nedeniyle muhafaza binasının hasar görmesi bu kapsama örnek verilebilir. Fıkrada yer alan öngörülemezlik unsuru, sözleşmenin kuruluşu sırasında dürüstçe tahmin edilemeyen olayları kapsar ve dar yorumlanması gerekir.

Maddenin ikinci fıkrası, sözleşmede süre belirlenmediği hâlde saklayanın saklananı her zaman geri verebileceğini hükme bağlamaktadır. Bu düzenleme, belirsiz süreli saklama ilişkilerinde saklayanı sürekli bağlılıktan kurtarmakta ve saklatana da geri alması için makul bir hazırlık süresi tanınması gerektiği dürüstlük kuralının gereğidir. Saklayan, ani ve beklenmedik biçimde eşyayı kapıya bırakarak sorumluluktan kurtulamaz; saklatanı önceden haberdar ederek teslim için elverişli bir an belirlemesi gerekir. Aksi hâlde TBK 2. madde anlamında dürüstlük kuralına aykırı davranmış olur ve uğranılan zarardan sorumlu tutulur.

Maddenin üçüncü fıkrası, 818 sayılı kanunda yer almayan yeni bir hükümdür. Buna göre birden çok kişi bir şeyi saklanmak üzere verirse, sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça veya hepsinin rızası olmadıkça, saklayan saklananı onlardan birine geri vermekle sorumluluktan kurtulamaz. Bu düzenleme, müşterek veya iştirak hâlinde malik olan saklatanların hak ve menfaatlerini koruma altına almayı hedeflemektedir. Saklayanın saklananı yalnızca bir saklatan lehine teslim ederek borçtan kurtulabilmesi için ya sözleşmede açıkça böyle bir yetki tanınmış olması ya da tüm saklatanların rızasının bulunması gerekir. Aksi takdirde, teslim edilmeyen saklatanlara karşı sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat sorumluluğu doğar. Saklayanın dürüstlük kuralı gereği, tereddüde düştüğünde tüm saklatanlara bildirim yapması ve hâkimin karar vermesini beklemesi en emniyetli yoldur.

Uygulamada bu hüküm, ortak hesap işletmelerine bırakılan değerli eşya, miras yoluyla birden çok kişinin müşterek mülkiyetine geçmiş antikalar, aile yadigarı kıymetli taşlar veya ticari ortakların birlikte depoya teslim ettiği mallar bakımından önem taşır. Kollektif hâlde saklanan eşyanın iadesinde, saklayanın özenli ve tarafsız davranması; şüpheye düşüldüğünde 569. maddedeki güvenilirkişi konumuna benzer bir dikkat yükümlülüğü göstermesi gerekir. Böylece birlikte saklatanlar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda saklayan, taraflardan birini kayırmış olmak suçlamasına muhatap kalmaz.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-565/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık