TBK ▸ Madde 597
Madde 596
MADDE 597

Kefilin bildirim yükü

Madde Listesi
Madde 598

TBK 597. Madde

I. Borcu tamamen veya kısmen ödeyen kefil, durumu borçluya bildirmek zorundadır.

II. Kefil, bu bildirimde bulunmazsa ve ödemeyi bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen borçlu da alacaklıya ifada bulunursa, rücu hakkını kaybeder.

III. Kefilin, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşmeden doğan dava hakkı saklıdır.

TBK 597. Madde Gerekçesi

Tasarının üç fıkradan oluşan 597 nci maddesinde, kefilin alacaklıya yaptığı ödemeyi borçluya bildirme yükü düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Kefilin tediyeyi ihbar borcu” şeklindeki ibare, Tasarıda “c. Kefilin bildirim yükü” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesi tek fıkradan oluştuğu hâlde, bu fıkranın iki cümlesinin farklı konulara ilişkin olduğu göz önünde tutularak, Tasarının 597 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları olarak kaleme alınmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında, kefilin bildirim yükü, 818 sayılı Borçlar Kanununa göre, daha açık bir biçimde belirtilmiştir.

Maddenin son fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 498 inci maddesinden farklı olarak, kefilin alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşmeden doğan dava hakkı saklı tutulmuştur. Bu farklılığın sebebi, kefilin alacaklıya yaptığı ödemeyi asıl borçluya bildirme yükünü ihmal ettiği için, asıl borçlu tarafından aynı borcun ikinci kez ifa edilmesi sonucunda sebepsiz zenginleşen alacaklıya karşı, ödediği miktarı geri istemekle karşı karşıya bırakılması gereken kişinin asıl borçlu değil, kefil olduğunun kabul edilmesidir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 508 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 597. maddesi, borcu tamamen veya kısmen ödeyen kefilin durumu asıl borçluya bildirme yükümlülüğünü, bu yükümlülüğün ihlalinin sonuçlarını ve kefilin alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme davası hakkını düzenlemektedir. Hüküm, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 498. maddesini karşılamakta olup kaynak İsviçre Borçlar Kanunu’nun 508. maddesi esas alınarak üç fıkra halinde kaleme alınmıştır. Mülga 498. madde tek fıkradan oluşmakta iken, yeni düzenleme hükmün iki ayrı kuralı içerdiği göz önünde tutularak sistematik açıdan üçe bölünmüştür. Maddenin temel amacı, asıl borçlunun aynı borcu iki kez ifa etmesinin önlenmesidir; zira kefilin yaptığı ödemeyi bilmeyen asıl borçlu, alacaklıya iyi niyetle tekrar ödeme yapabilir ve bu durumda çifte ifa sonucu doğar. Birinci fıkra uyarınca borcu tamamen veya kısmen ödeyen kefil, durumu borçluya bildirmek zorundadır. Bu bildirim, herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır; ancak ispat kolaylığı bakımından yazılı yapılması uygulamada yerleşmiş bir pratiktir. Bildirimin içeriği, ödemenin miktarını, tarihini ve varsa koşullarını kapsayacak şekilde borçlunun durumu anlayabileceği netlikte olmalıdır. Kefilin bildirim yükü, kefaletin fer’ilik niteliğinin ve kefille asıl borçlu arasındaki iç ilişkide geçerli olan dürüstlük kuralının bir yansımasıdır. İkinci fıkra, bildirim yükümlülüğünün ihlalinin yaptırımını düzenler. Kefil bildirimde bulunmazsa ve ödemeyi bilmeyen ya da bilmesi gerekmeyen borçlu da alacaklıya ifada bulunursa, kefil rücu hakkını kaybeder. Bu yaptırım, mutlak bir hak kaybı şeklinde öngörülmüş olup asıl borçlunun iyi niyetinin korunmasına yöneliktir. Borçlunun ödemeyi bilmesi veya bilmesi gerekmesi halinde ise rücu hakkı devam eder; böylece kefilin bildirim yapmamasından kendi iyi niyetsizliği nedeniyle yararlanan borçlunun korunması engellenmiş olur. Bilme yükümlülüğü, somut olayın koşullarına göre değerlendirilir; örneğin asıl borçlu ile kefil arasında yakın bir ticari ilişki varsa ya da kefil ödemeyi yaptıktan sonra borçluyla görüşmüşse, borçlunun ödemeden haberdar olduğu karineten kabul edilebilir. Üçüncü fıkra, mülga 498. maddeden farklı olarak kefilin alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşmeden doğan dava hakkını açıkça saklı tutar. Bu düzenlemenin gerekçesinde, kefilin bildirim yükünü ihmal etmesi sonucunda asıl borçlunun aynı borcu ikinci kez ödemesi halinde, sebepsiz zenginleşen alacaklıya karşı geri isteme davasını açması gereken kişinin asıl borçlu değil kefil olduğu açıklanmaktadır. Zira asıl borçlunun ifası geçerli ve borcu sona erdiren bir ifadır; sebepsiz zenginleşen ise önceden yapılan kefil ödemesiyle birlikte iki kez tatmin olan alacaklıdır. Yargıtay uygulamasında kefilin bildirim yükümlülüğüne aykırılığın rücu hakkının düşmesine yol açacağı istikrarlı biçimde kabul edilmekte; ancak alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme davasının koşullarının varlığının ayrıca incelenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Madde, kefalet ilişkisindeki üç tarafın menfaatini hakkaniyete uygun biçimde dengeleyen sistematik bir düzenlemedir.

Madde 596
MADDE 597

Kefilin bildirim yükü

Madde Listesi
Madde 598
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-597/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık