TBK ▸ Madde 6

TBK 6. Madde

Öneren, kanun veya işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabulü beklemek zorunda değilse, öneri uygun bir sürede reddedilmediği takdirde, sözleşme kurulmuş sayılır.

TBK 6. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 6 ncı maddesinde, hangi koşullar gerçekleşince, sözleşmenin örtülü kabul açıklamasıyla kurulmuş sayılacağı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 6 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Zımnî kabul” şeklindeki ibare, Tasarıda “3. Örtülü kabul” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TBK md. 6, sözleşmenin açık bir kabul beyanı olmaksızın da kurulabileceği istisnai bir durumu düzenler. Hüküm, belirli koşulların varlığı hâlinde sessizliğin veya pasif davranışın kabul anlamı taşıyabileceğini kabul ederek, öneri-kabul sisteminin katı formaliteleri ile ticari hayatın pratik ihtiyaçları arasında denge kurar. Düzenleme, istisnai niteliği nedeniyle dar yorumlanması gereken bir hükümdür.

Madde, öneren için kanun, işin özelliği ya da durumun gereği açık bir kabul beklemek zorunda değilse, önerinin uygun bir sürede reddedilmediği takdirde sözleşmenin kurulmuş sayılacağını hükme bağlar. Düzenleme, kural olan açık kabul şartına üç istisna getirir. Birincisi kanunun açık kabul beklenmemesini öngördüğü hâllerdir; vekâlet sözleşmesinde mesleki faaliyette bulunan kimsenin kabul etmemesi hâlinde durumu hemen bildirmesi yükümlülüğü (TBK md. 503) bu istisnaya örnektir. İkincisi, işin özelliğinin açık kabul beklemeyi gereksiz kıldığı durumlardır; devam eden ticari ilişki, müşteri hesabı gibi süreklilik arz eden ilişkiler bu gruba girer. Üçüncüsü ise durumun özel gereği; tarafların önceki tutumu, ticari teamül veya dürüstlük kuralı çerçevesinde açık kabul aramanın anlamsız olduğu hâllerdir.

Maddede geçen "uygun süre" kavramı, muhatabın önerinin niteliğine göre reddetmek için makul biçimde ihtiyaç duyacağı süredir. Bu süre objektif olarak hakim tarafından belirlenir ve muhatabın işin yoğunluğu, karar verme mekanizmaları, iletişim araçları dikkate alınır. Süre dolduğunda sessizlik ret olarak değil, kabul olarak değerlendirilir ve sözleşme kurulmuş olur. Örtülü kabulün kurulmasıyla birlikte sözleşme, açık kabul ile kurulan bir sözleşmeden farksız hukuki sonuç doğurur. Tarafların edim yükümlülükleri, fesih, zamanaşımı gibi bütün kuralları aynı şekilde uygulanır.

Doktrinde örtülü kabulün üç temel görünümü ayırt edilir. Birincisi fiilî davranışla kabul: muhatap sözleşmeye uygun bir edimi yerine getirir (örneğin gönderilen malı kullanmaya başlar). İkincisi işaret veya jest yoluyla kabul. Üçüncüsü ise sessizliğin kabul sayıldığı dar istisna hâlleridir ki TBK md. 6’nın asıl konusunu oluşturur. Kural olarak sessizlik irade açıklaması sayılmaz; ancak madde, belirli koşullarda bu kuralın aksini öngören bir istisnadır. İspat yükü, sessizliğin kabul sayıldığını ileri süren tarafa düşer.

Yargıtay kararları, özellikle bankacılık işlemleri, cari hesap ilişkileri ve devam eden ticari ilişkilerde TBK md. 6 çerçevesinde sessiz kabul değerlendirmeleri yapmaktadır. Müşteriye gönderilen hesap özetine belirli süre içinde itiraz edilmemesi, uzun süreli tedarik ilişkilerinde gönderilen yeni fiyat tarifesine itiraz edilmemesi gibi durumlar, işin özelliği gereği açık kabul beklenmediği için sözleşmenin örtülü kabulle kurulduğu sonucunu doğurabilir. Ticari defter kayıtlarında belirli sürelerde itiraz edilmemesi de bu kapsamda değerlendirilir. Ancak tüketici işlemlerinde bu ilke son derece sınırlı uygulanır; tüketicinin korunması amacıyla sessizliğin kabul olarak yorumlanmasına Türk hukuku izin vermez (6502 sayılı Kanun md. 7 ve TBK md. 7).

Pratik uygulamada madde 6 ile madde 7 birlikte değerlendirilmelidir. Madde 6 örtülü kabulü istisnai biçimde mümkün kılarken, madde 7 ısmarlanmayan malın gönderilmesi hâlinde muhatabı yükümlülük altında tutmaz. Bu iki düzenleme, sözleşme serbestisi ile zayıf tarafın korunması arasındaki dengeyi sağlar. Hakim, örtülü kabul değerlendirmesinde tarafların niteliğini, ticari güç dengesini ve dürüstlük kuralını birlikte gözetmelidir. Elektronik ticarette ise mevzuat açık kabul aramakta olup örtülü kabul uygulaması çok daha dar bir alanda değerlendirilmektedir.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-6/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık