TBK ▸ Madde 605
Madde 604
MADDE 605

Borç senedi verme ve isteyerek ödeme

Madde Listesi
Madde 606

TBK 605. Madde

I. Kumar oynayan veya bahse giren kişi tarafından imzalanmış adi borç veya kambiyo senedi üçüncü bir kişiye devredilmiş olsa bile, hiçbir kimse bunlara dayanarak dava açamaz ve takip yapamaz. Kıymetli evrakın iyiniyetli üçüncü kişilere sağladığı haklar saklıdır.

II. Kumar ve bahis borcu için isteyerek yapılan ödemeler geri alınamaz. Ancak, kumar veya bahsin usulüne göre yürütülmesi beklenmedik olayla veya diğer tarafın fiiliyle engellenmişse ya da diğer taraf kumar veya bahse hile karıştırmışsa, isteyerek yapılan ödeme geri alınabilir.

TBK 605. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 605 inci maddesinde, kumar ve bahis için borç senedi verilmesi ve borcun istenerek ödenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 505 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Borç senedi itası ve bilihtiyar tediye” şeklindeki ibare, Tasarıda “B. Borç senedi verme ve isteyerek ödeme” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 505 inci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde kullanılan “hiçbir kimse bir hak talep edemez.” şeklindeki ibare, Tasarıda “hiç kimse… dava açamaz ve takip yapamaz.” şekline dönüştürülmüştür. Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 605. maddesi, kumar ve bahis borçları için düzenlenen borç senetleri ile bu borçların isteyerek ödenmesinin hukuki sonuçlarını düzenlemekte olup, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 505. maddesinin karşılığını oluşturmaktadır. Madde, 604. maddede konulan dava ve takip yasağının senet veya ödeme gibi hukuki işlemlerle bertaraf edilmesini önleyen tamamlayıcı bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Hükmün iki ana işlevi vardır: İlki, eksik borcun senede bağlanmak suretiyle tam bir borç hâline getirilmesini engellemek; ikincisi, isteyerek yapılan ifanın geri istenmesini yasaklayarak eksik borcun ifa gücünü korumaktır.

Birinci fıkra, kumar oynayan veya bahse giren kişi tarafından imzalanan adi borç senedinin veya kambiyo senedinin üçüncü bir kişiye devredilmiş olsa bile hiç kimsenin bu senede dayanarak dava açamayacağını ve takip yapamayacağını öngörmektedir. Böylece alacaklının, kumar borcunu hukuken takip edilebilir bir alacağa dönüştürmek amacıyla senede bağlaması veya senedi üçüncü kişiye devrederek işlemi bir görünüm değişikliğine uğratması, hukuki sonuç doğurmaktan yoksun kılınmıştır. Borç senedi ister adi yazılı belge, ister bono, poliçe veya çek gibi bir kambiyo senedi olsun, sonuç değişmez; senedin kumar ve bahisten kaynaklandığı ispat edildiği takdirde 604. maddedeki yasak senet bakımından da geçerliliğini korur. Ancak fıkranın son cümlesi, kıymetli evrakın iyi niyetli üçüncü kişilere sağladığı hakları saklı tutmaktadır. Buna göre kambiyo senedi, senedin kumar kaynaklı olduğunu bilmeyen ve bilebilecek durumda olmayan bir hamile ciro edilmişse, hamil senet üzerindeki hakkını borçluya karşı ileri sürebilir. Bu düzenleme, Türk Ticaret Kanunu’ndaki kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyetini ve iyiniyetli üçüncü kişinin korunması ilkesini koruyan önemli bir istisna oluşturur ve TTK’nın defi sınırlaması rejimiyle uyum içindedir.

İkinci fıkra, kumar ve bahis borcu için isteyerek yapılan ödemelerin geri alınamayacağını hükme bağlamaktadır. Bu düzenleme, 604. maddenin öngördüğü borcun eksik borç niteliğini pekiştirmektedir. Borçlu iradi olarak ifada bulunduğunda, bu edim geçerli bir ödeme sayılmakta ve sebepsiz zenginleşme iddiasıyla geri istenememektedir. Ödemenin isteyerek yapıldığının kabulü için borçlunun borcun hukuken takip edilemeyeceğini bilmesi gerekmez; özgür iradesiyle ödemenin yapılması yeterlidir. İradesi zorlanarak yapılan ödemeler, cebri icra altında veya tehditle elde edilen ifa, ‘isteyerek’ yapılmış sayılmaz ve bu durumda istirdat davası açılabilir.

Ancak fıkra iki önemli istisna getirmektedir. Kumar veya bahsin usulüne göre yürütülmesi beklenmedik bir olayla ya da diğer tarafın fiiliyle engellenmişse yahut diğer taraf kumar veya bahse hile karıştırmışsa, isteyerek yapılan ödeme geri alınabilir. Birinci hâl, örneğin sayaç bozulması, yarışın iptali, kart destesinin kaybı gibi oyunun dürüstçe tamamlanamadığı durumları kapsar. İkinci hâl özellikle önemlidir; hileli oyun, sahte iskambil, zarların değiştirilmesi, önceden anlaşılmış hareketler, bahis sonuçlarının manipüle edilmesi (şike) gibi durumlarda hileye maruz kalan oyuncu, ödediği parayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilir. Burada aranan hile, Türk Borçlar Kanunu’nun 36. maddesindeki irade sakatlığı anlamındaki hile ile benzerlik taşır ve ispat yükü hileye dayanan tarafa aittir.

Yargıtay uygulamasında, kumar borcu için imzalanan bononun icra takibine konu edilmesi hâlinde borçlunun itirazı ile alacaklıdan senedin dayandığı ilişkiyi ispatlaması istenmekte; ilişkinin kumar ve bahis olduğunun anlaşılması hâlinde takip iptal edilmektedir. Ödemelerin istirdadı davalarında ise hile ve usulsüzlük iddiasının somut delillerle ispatı aranmakta, tanık beyanı, ses kaydı ve yazışma gibi delillerin birlikte değerlendirilmesi yapılmaktadır. Ayrıca kumar borcunu teminen verilen rehin veya ipotekler de 605. madde kapsamında hukuki korumadan yoksun sayılmaktadır.

Madde 604
MADDE 605

Borç senedi verme ve isteyerek ödeme

Madde Listesi
Madde 606
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-605/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık