TBK 606. Madde
I. Düzenlenmesine kanun veya yetkili makamlarca izin verilmiş olmadıkça, piyango ve diğer şans oyunlarından doğan alacaklar hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz.
II. İzin verilmemiş olan durumlarda, piyango ve diğer şans oyunları için de kumara ilişkin hükümler uygulanır.
III. Yabancı ülkelerde kendi kurallarına uygun olarak düzenlenen piyango ve diğer şans oyunları, Türkiye’de yetkili makamlarca bunlara ait biletlerin satılmasına izin verilmiş olmadıkça, yasal korumadan yararlanamazlar.
TBK 606. Madde Gerekçesi
Tasarının üç fıkradan oluşan 606 ncı maddesinde, izinsiz düzenlenen piyango ve diğer şans oyunlarından doğacak alacakların durumu düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 506 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Piyango” şeklindeki ibare, Tasarıda “C. Piyango ve diğer şans oyunları” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 506 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde kullanılan “hiçbir alacak hakkı tevlit etmez.” şeklindeki ibare, Tasarıda “alacaklar hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz.” şekline dönüştürülmüştür.
Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
ONYEDİNCİ BÖLÜM
Ömür Boyu Gelir ve Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmeleri
818 sayılı Borçlar Kanununda “Yirmi İkinci Bap / Kaydı Hayat ile İrat ve Ölünceye Kadar Bakma Akdi” şeklindeki üst başlık, Tasarıda “Onyedinci Bölüm / Ömür Boyu Gelir ve Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmeleri” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece, 818 sayılı Borçlar Kanunundan ve kaynak İsviçre Borçlar Kanunundan farklı olarak, ömür boyu gelirin, bir sözleşme olarak düzenlendiği açıkça ortaya konulmuştur.
BİRİNCİ AYIRIM
Ömür Boyu Gelir Sözleşmesi
Tasarının 606 ncı maddesiyle başlayan Birinci Ayırımında “Ömür Boyu Gelir Sözleşmesi” düzenlenmiştir. Bölüm başlığında olduğu gibi, bu ayırımın başlığında da “ömür boyu gelir” yerine, “ömür boyu gelir sözleşmesi” terimi kullanılmıştır. Madde metinlerinde de 818 sayılı Borçlar Kanununda kullanılan “kaydı hayat ile irat” şeklindeki terim, Tasarıda “ömür boyu gelir” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 606. maddesi, piyango ve diğer şans oyunlarının hukuki rejimini düzenlemekte olup, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 506. maddesinin karşılığıdır. Mülga Kanun’un ‘piyango’ şeklindeki kenar başlığı, düzenlemenin şans oyunlarının tamamını kapsadığını açıkça yansıtmak için ‘piyango ve diğer şans oyunları’ olarak genişletilmiştir. Hüküm, kumar ve bahse ilişkin 604-605. madde rejimi ile modern devletin düzenleyici müdahalesine tabi şans oyunları arasında bir ayrım gözeterek, bu alanda ikili bir sistem kurmaktadır. Böylece devletin denetimi ve izin süreçleri aracılığıyla kontrol altına alınan şans oyunları hukuki himayeye kavuşurken, denetim dışındaki organizasyonlar kumar rejimine tabi kılınmıştır.
Birinci fıkraya göre piyango ve diğer şans oyunlarından doğan alacaklar hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz; ancak bu yasak, düzenlenmesine kanun veya yetkili makamlarca izin verilmemiş olması koşuluna bağlıdır. Türkiye’de Milli Piyango İdaresi ile Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nın kanuni yetkisi kapsamında düzenlenen piyango, sayısal loto, süper loto, şans topu, iddaa gibi oyunlar yasal olarak düzenlendiği için bu oyunlardan doğan alacaklar tam hukuki koruma altındadır. Oyuncu ikramiyesini alamazsa dava açabilir, takip yapabilir; organizatör de iştirakçiden kaynaklı alacaklarını talep edebilir. Buna karşılık izinsiz düzenlenen sanal loto, illegal bahis siteleri, internet üzerinden yasadışı şans oyunları yürüten kuruluşların alacakları dava ve takip imkânından yoksundur. Reklam kampanyaları, tüketici çekilişleri ve promosyon amaçlı çekilişler bakımından da 7258 sayılı Kanun ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki izin sisteminin incelenmesi gerekir.
İkinci fıkra, izin verilmemiş hâllerde piyango ve diğer şans oyunları için de kumara ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörmektedir. Bu gönderme, 604 ve 605. maddelerdeki eksik borç rejimini izinsiz şans oyunları için de geçerli kılmaktadır. Dolayısıyla izinsiz şans oyununa iştirak için bilerek verilen paralar geri alınamaz, ancak hileli bir organizasyon söz konusuysa istirdat mümkündür. Bu oyunlardan doğan senetler bakımından da 605. maddedeki kurallar aynen uygulanır. Ayrıca izinsiz oyun düzenleyicisinin organizasyon giderlerini ve komisyonlarını dava yoluyla isteyemeyeceği, buna karşılık haksız yere elde tuttuğu ikramiyeleri iade yükümlülüğünün bulunmadığı da madde rejiminin pratik sonucudur.
Üçüncü fıkra, yabancı ülkelerde düzenlenen piyango ve şans oyunları bakımından özel bir rejim getirmiştir. Bir şans oyunu, düzenlendiği yabancı ülkenin kurallarına uygun olarak yürütülse dahi, Türkiye’de yetkili makamlarca o oyuna ait biletlerin satılmasına izin verilmedikçe yasal korumadan yararlanamaz. Bu düzenleme, özellikle internetin yaygınlaşması ile önem kazanmıştır; yurt dışı merkezli bahis sitelerinin Türkiye’de oynatılması, ilgili ülkede ruhsatlı olsa bile Türk hukuku bakımından koruma sağlamaz. 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun da bu yaklaşımı destekler ve yurt dışı bahis sitelerine para aktarılmasını suç olarak düzenler. Ayrıca 5651 sayılı Kanun kapsamında bu tür sitelere erişim engeli getirilmekte, BDDK düzenlemeleriyle bankalar üzerinden para akışı da engellenmektedir.
Yargıtay, yurt dışı kaynaklı bahis sitelerine yapılan ödemelerin iadesi için açılan davalarda 606/III hükmünü esas almakta ve bu ödemelerin hukuki korumadan yararlanmayacağını tespit etmektedir. Ayrıca yasal şans oyunlarında ikramiye kazanan kişinin başvurusu reddedildiğinde açılan davalar bakımından 606/I’in izinli oyunları istisna tuttuğu vurgulanarak, ikramiye talebinin esastan inceleneceği kabul edilmektedir. Bilet süresinin geçmesi, sahte bilet iddiası veya birden fazla kişinin aynı bilet üzerinde hak iddia etmesi gibi ihtilaflar da bu çerçevede çözümlenmektedir. Hüküm, hem kamu sağlığı ve ahlakını korumakta hem de devlet denetimi dışındaki organizasyonları hukuki himayeden mahrum bırakmaktadır.
