TBK 611. Madde
I. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir.
II. Bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa, ölünceye kadar bakma sözleşmesine miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.
TBK 611. Madde Gerekçesi
Tasarının iki fıkradan oluşan 611 inci maddesinde, ölünceye kadar bakma sözleşmesi tanımlanmaktadır.
818 sayılı Borçlar Kanununun 511 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Ölünceye kadar bakma akdi / I. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarıda “A.Tanımı” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 511 inci maddesinin birinci ve ikinci cümleleri, ayrı konulara ilişkin oldukları göz önünde tutularak, Tasarıda iki fıkra hâlinde kaleme alınmıştır.
Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 611. maddesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yasal tanımını ortaya koymakta ve bu kendine özgü sözleşme tipinin asli unsurlarını belirlemektedir. Hükme göre bu sözleşme, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi üstlendiği, bakım alacaklısının ise karşılık olarak bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme yükümlülüğü altına girdiği iki tarafa borç yükleyen, sürekli edimli, ivazlı ve talih-şans unsurunu bünyesinde barındıran aleatuar bir sözleşmedir.
818 sayılı eski Borçlar Kanunu’nun 511. maddesini karşılayan bu düzenleme, özünde bir hüküm değişikliği getirmemiş; yalnızca sözleşmenin tanımını iki fıkra hâlinde daha sistematik bir biçimde yeniden kaleme almıştır. Eski Kanun’un kenar başlığındaki "Tarifi" ibaresi günümüz Türkçesine uyumlu biçimde "Tanımı" olarak değiştirilmiştir. Hükmün getirdiği en belirgin özellik, edimler arasındaki dengenin peşinen bilinmemesidir; zira bakım alacaklısının ne kadar yaşayacağı belli olmadığından, bakım borçlusunun üstleneceği edimin toplam değeri de önceden tam olarak hesaplanamaz. Bu yönüyle sözleşme rizikolu sözleşmeler kategorisinde değerlendirilir.
Maddenin ikinci fıkrası, son derece kritik bir ayrım yapmaktadır. Eğer bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa, sözleşmeye ölünceye kadar bakma sözleşmesi hükümleri değil, miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanacaktır. Bu düzenleme, sağlararası bir borç ilişkisi ile ölüme bağlı tasarruf arasındaki sınırı netleştirmek amacı taşımaktadır. Uygulamada özellikle yaşlı, hasta veya bakıma muhtaç kişilerin taşınmazlarını yakınlarına devrederek karşılığında bakım talep ettikleri hâllerde bu sözleşmeye sıkça başvurulmaktadır.
Yargıtay içtihatlarında istikrarlı biçimde vurgulandığı üzere, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerliliği için taraflar arasında gerçek bir bakıp gözetme iradesinin bulunması şarttır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili Özel Daireler, özellikle mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin geçersiz sayılması gerektiğini kararlı biçimde ortaya koymaktadır. Bu çerçevede taraflar arasında güven ilişkisinin bulunması, bakım alacaklısının gerçekten bakıma ihtiyaç duyması, bakım borçlusunun da bu bakımı fiilen üstlenebilecek durumda olması aranan temel ölçütler arasındadır.
Sözleşmenin konusunu oluşturan malvarlığı değeri taşınmaz olabileceği gibi taşınır, alacak hakkı, şirket payı veya para da olabilir. Edimin bakım şeklinde ifa edilmesi, sözleşmeye kişisel bir nitelik kazandırmakta; bu nedenle bakım borçlusunun şahsı sözleşme bakımından önemli bir unsur hâline gelmektedir. Bakım alacaklısı ile bakım borçlusu arasında kurulan yakın ilişki, hukuki niteliği itibarıyla aile topluluğuna katılmayı gerektirdiğinden, tarafların kişisel uyumu da sözleşmenin devamlılığı açısından belirleyici olmaktadır.
