TBK 613. Madde
Bakım borçlusuna bir taşınmazını devretmiş olan bakım alacaklısı, haklarını güvence altına almak üzere, bu taşınmaz üzerinde satıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir.
TBK 613. Madde Gerekçesi
Tasarının tek fıkradan oluşan 613 üncü maddesinde, bakım alacaklısının bakım borçlusuna vereceği güvence düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 513 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Teminat” şeklindeki ibare, Tasarıda “C. Güvencesi” şeklinde değiştirilmiştir.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 613. maddesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında taşınmazını bakım borçlusuna devretmiş olan bakım alacaklısının alacağını güvence altına alma biçimini düzenlemektedir. Hüküm, bakım alacaklısına satıcı gibi yasal ipotek hakkı tanıyarak, ileride bakım borcunun ifa edilmemesi hâlinde doğabilecek zararlara karşı bir koruma mekanizması oluşturmuştur. Düzenleme, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 513. maddesini karşılamakta olup öz itibarıyla aynı çözümü benimsemiştir.
Hükmün temelinde yatan hukuki düşünce, bakım alacaklısının taşınmazını bakım borçlusuna devrettiği anda malvarlığının büyük bir kısmını elden çıkarmış olmasıdır. Buna karşılık üstlenilen bakım edimi, yıllar sürecek kişisel ve sürekli bir edim niteliğindedir. Bakım borçlusunun ileride edimini ifa etmemesi, aciz hâline düşmesi veya taşınmazı üçüncü kişilere devretmesi riski karşısında bakım alacaklısının korunmasız kalmaması için yasa koyucu, Türk Medeni Kanunu’nun 893. maddesinde satıcıya tanınan yasal ipoteğe benzer bir güvence getirmiştir.
Yasal ipotek hakkının işlerlik kazanabilmesi için bu hakkın tapu siciline tescil edilmesi gerekmektedir. TMK m. 893 uyarınca yasal ipotek, mülkiyet devrinden itibaren üç ay içinde tapu siciline tescil edilmelidir. Bu süre zamanaşımı değil, hak düşürücü nitelikte bir süredir. Süresinde tescil ettirilmeyen yasal ipotek hakkı düşer; ancak bakım alacaklısının kişisel alacak hakları saklı kalır. Yargıtay uygulamasında, yasal ipoteğin tescili için sulh hukuk mahkemesinden veya asliye hukuk mahkemesinden karar alınması ya da taraflar arasında tescile ilişkin anlaşma bulunması aranmaktadır.
Yasal ipotek, bakım alacaklısına taşınmaz üzerindeki diğer haklardan önce gelme ayrıcalığı sağlamasa da, tescili yapıldığı andan itibaren sıra itibarıyla tescil sırasına göre değerlendirilmektedir. İpoteğin tesciliyle birlikte bakım borçlusu taşınmazı üçüncü kişilere devretse bile, yeni malik yasal ipotekle yüklü olarak taşınmazı iktisap etmiş sayılır. Bu durum, üçüncü kişilerin iyiniyetli iktisabını dahi engelleyen güçlü bir ayni güvence oluşturur.
Pratikte sıkça görülen bir durum, bakım alacaklısının aciz hâline düşen veya bakım yükümlülüğünü ihlal eden bakım borçlusunun taşınmazını ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla sattırarak alacağını tahsil etmesidir. Yargıtay kararlarında, sözleşmenin feshi hâlinde bakım alacaklısının kişisel alacağı olan tazminat veya iade alacağının da yasal ipotek kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Taşınır malvarlığı devredilmesi hâlinde 613. madde uygulanamamakla birlikte, bakım alacaklısı genel hükümlere dayanarak teminat isteme veya sözleşmeye hapis hakkı, rehin gibi güvenceler koydurma imkânına sahiptir. Bu yönüyle hüküm, taşınmaz devirleri açısından son derece koruyucu bir güvence mekanizmasıdır.
