TBK 619. Madde
I. Bakım alacaklısı, hakkını başkasına devredemez.
II. Bakım borçlusunun iflası hâlinde bakım alacaklısı, borçlunun ödemekle yükümlü olduğu dönemsel gelirin elde edilebilmesi için ilgili sosyal güvenlik kurumunca ödenmesi gereken anapara değerine eşit bir parayı, iflas masasına alacak kaydettirme hakkını elde eder.
III. Bakım alacaklısı, bu alacağını karşılamak üzere, üçüncü kişilerce borçluya karşı yürütülmekte olan hacze katılabilir.
TBK 619. Madde Gerekçesi
Tasarının üç fıkradan oluşan 619 uncu maddesinde, bakım alacağının devredilemezliği ile bakım borçlusunun iflâsı hâlinde iflâs masasına kaydedilmesi ve bakım alacaklısının üçüncü kişilerce borçluya karşı yürütülmekte olan hacze katılması düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 519 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “VI. Temlik edilememek ve iflâs ve haciz halinde talep” şeklindeki ibare, Tasarıda “F. Devredilemezlik, iflâs ve haciz hâlinde istem” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun iki cümleden oluşan 519 uncu maddesinin birinci fıkrası, ayrı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 619 uncu maddesinde iki fıkra hâlinde kaleme alınmıştır. Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur. ONSEKİZİNCİ BÖLÜM Âdi Ortaklık Sözleşmesi
818 sayılı Borçlar Kanununda “Yirmi Üçüncü Bap / Âdi Şirket” şeklindeki üst başlık, Tasarıda “Onsekizinci Bölüm / Âdi Ortaklık Sözleşmesi” şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununda kullanılan “şirket” terimi Tasarının 620 ilâ 645 inci maddelerinde “ortaklık” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 619. maddesi, bakım alacaklısının sözleşmeden doğan haklarının kişiye bağlı niteliğini vurgulamakta ve aynı zamanda bakım borçlusunun iflası veya üçüncü kişilerin haciz yoluyla borçluyu takip etmesi hâllerinde bakım alacaklısının korunma yollarını düzenlemektedir. Üç fıkradan oluşan hüküm, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 519. maddesini karşılamakta olup esaslı bir hüküm değişikliği içermemektedir. Eski kanundaki iki cümlelik birinci fıkra, düzenleme konularının ayrılığı dikkate alınarak iki ayrı fıkra hâline getirilmiştir.
Maddenin birinci fıkrası, bakım alacağının devredilemezliği ilkesini koymaktadır. Bakım alacaklısı, hakkını başkasına devredemez. Bu düzenlemenin temel gerekçesi, bakım ediminin alacaklının şahsına, sosyal konumuna, alışkanlıklarına ve ihtiyaçlarına göre şekillenmiş olmasıdır. Bakım borçlusu, belirli bir kişiye karşı bu edimi üstlenmiştir ve edimin yöneleceği kişi değişirse borcun içeriği de fiilen değişmiş olur. Devir yasağı hem sağlararası devirleri hem de bakım alacaklısı tarafından üçüncü kişilerin lehine yapılacak tasarrufları kapsar. Bu yasak emredici niteliktedir; aksine sözleşme hükümleri geçersizdir. Ancak sözleşmeden doğan birikmiş para alacakları (örneğin ödenmemiş nafaka nitelikli edimler) bu yasağın dışında kalır.
Maddenin ikinci fıkrası, bakım borçlusunun iflası hâlinde bakım alacaklısına önemli bir koruma sağlamaktadır. Bakım alacaklısı, borçlunun ödemekle yükümlü olduğu dönemsel gelirin elde edilebilmesi için ilgili sosyal güvenlik kurumunca ödenmesi gereken anapara değerine eşit bir parayı iflas masasına alacak kaydettirme hakkına sahiptir. Böylece bakım alacaklısı, iflasın açılmasından sonra belirsiz bir bakım beklentisi içinde kalmak yerine, kalan ömür boyunca alabileceği bakımın peşin değerini belirli bir para alacağı olarak iflas masasına kaydettirir ve diğer alacaklılarla birlikte sıra cetveline göre tahsil imkânına kavuşur.
Bu peşin değer, sosyal güvenlik kurumlarının ömür boyu gelir bağlama amacıyla kullandıkları aktüeryal hesaplama yöntemleri çerçevesinde belirlenir. Yaş, cinsiyet, ortalama yaşam süresi ve bakım ediminin aylık parasal karşılığı dikkate alınarak peşin değer saptanır. Bu yöntem, bakım alacaklısının somut ekonomik zararını objektif kriterlere bağlayarak hem kendisini hem de diğer iflas alacaklılarını koruyan dengeli bir çözüm sunar.
Maddenin üçüncü fıkrası, haciz hâline ilişkindir. Bakım alacaklısı, bu alacağını karşılamak üzere üçüncü kişilerce borçluya karşı yürütülmekte olan hacze katılabilir. Bu düzenleme, bakım alacaklısına normal alacaklılardan farklı bir konum tanımamakta, ancak aynı anda birden çok alacaklının takip ettiği borçlunun malvarlığında bakım alacaklısının da yerini koruyabilmesini sağlamaktadır. İcra ve İflas Kanunu’nun hacze iştirak hükümleri çerçevesinde, bakım alacaklısı kendi takibini açmaksızın mevcut hacze katılarak sıra cetvelinde yer alabilir.
Hüküm bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bakım alacaklısının hem kişisel konumunu koruyan hem de ekonomik olarak güçlendiren çok boyutlu bir koruma mekanizması sunmaktadır.
