TBK ▸ Madde 76

TBK 76. Madde

I. Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.

II. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.

III. ÜÇÜNCÜ AYIRIM

IV. Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri

TBK 76. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “III. Geçici ödemeler” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 75 inci maddesinde, geçici ödemeler düzenlenmektedir. Bu yeni düzenlemeyle, meselâ, hiçbir sosyal güvenceden yararlanamayacak durumda bulunmakla birlikte, somut olayda uğradığı zararın giderilmesi için âcilen parasal bir desteğe ihtiyaç duyan ve tazminat yükümlüsünün, uğradığı zarardan sorumluluğunu hâkime sunduğu inandırıcı kanıtlarla ortaya koyan zarar görenlerin korunması amaçlanmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında, zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, hâkime, istem üzerine tazminat yükümlüsünün zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak, fıkrada yapılan düzenlemeyle, geçici ödeme kararıyla kesin hüküm sonucunun, eda amaçlı bir ihtiyati tedbir aracılığıyla elde edilmesi amaçlanmamaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca zarar görene yapılan geçici ödemelerin nihaî kararda hükmedilmiş olan tazminata mahsup edileceği; zarar görenin açtığı davanın reddine karar verilmesi durumunda ise hâkim tarafından, aynı davada, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine hükmedileceği öngörülmektedir.

ÜÇÜNCÜ AYIRIM

Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri

818 sayılı Borçlar Kanununun 61 inci maddesiyle başlayan “Üçüncü Fasıl / Haksız bir fiil ile mal iktisabından doğan borçlar” şeklindeki alt başlık, öğretideki eleştiriler göz önünde tutularak, Tasarıda “Üçüncü Ayırım / Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borç İlişkileri” şeklinde değiştirilmiştir.

Açıklama

TBK md. 76, dava süreci sırasında zarar görenin ekonomik ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik getirilmiş yenilikçi bir hükümdür. İki fıkradan oluşan madde, haklılığı inandırıcı biçimde gösterebilen zarar görene erken dönem ödeme imkanı tanır ve uzun yargılama süreçlerinin mağduriyeti azaltılmasına hizmet eder. Düzenleme, sosyal adalet ihtiyacını yansıtır.

Birinci fıkraya göre zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hakim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Bu kural geçici ödeme kurumunu ortaya koyar.

Geçici ödemenin koşulları vardır. Birincisi zarar görenin talebi olmalıdır; hakim resen bu kararı veremez. Zarar gören açıkça geçici ödeme istemelidir. İkincisi iddianın haklılığı inandırıcı kanıtlarla desteklenmelidir. "İnandırıcı kanıt" standardı normal ispat standardının altındadır ama keyfi iddialar yeterli değildir. Hakim prima facie haklılık görüşü oluşturmalıdır.

Üçüncüsü zarar görenin ekonomik durumu geçici ödemeyi gerektirmelidir. Bu koşul geçici ödemenin sosyal amaç taşıdığını ortaya koyar. Zarar gören zengin ise geçici ödeme gerekmez; fakir, işsiz, geçim derdi çeken veya tedavi masrafları nedeniyle mali zorlukta olan zarar görenlere bu imkân tanınır.

Geçici ödemenin miktarı hakim takdiri ile belirlenir. Talep edilen tazminatın tamamı değil, makul bir kısmı ödenir. Örneğin 500.000 TL tazminat talebi olan davada hakim, dava sürecinde ihtiyaç duyulacak tedavi ve geçim masraflarını karşılayacak ölçüde 50.000-100.000 TL geçici ödemeye hükmedebilir.

Ödemenin biçimi çeşitli olabilir. Tek seferlik toplu ödeme veya dönemsel (aylık) taksit ödemesi tercih edilebilir. Zarar görenin ihtiyaç durumuna göre en uygun yöntem seçilir. Irat biçimli ödemeler özellikle uzun yargılama süreçlerinde yarar sağlar.

İkinci fıkra geçici ödemelerin akıbetini düzenler: davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hakim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.

İki senaryo düzenlenmiştir. Birinci senaryo davacının kısmen veya tamamen haklı bulunmasıdır. Hakim tazminata hükmettiğinde geçici ödeme bu tazminattan düşülür (mahsup edilir). Örneğin 500.000 TL tazminat hükmedilmişse ve 100.000 TL geçici ödeme yapılmışsa, davalı geriye 400.000 TL daha öder.

İkinci senaryo davanın reddedilmesidir. Tazminata hükmedilmemesi durumunda geçici ödemeler sebepsiz kalır. Bu durumda zarar gören aldığı parayı yasal faizi ile birlikte geri vermek zorundadır. Yasal faiz, geçici ödemenin alındığı tarihten iadenin yapıldığı tarihe kadar işler.

Bu düzenleme risk dağılımı açısından önemlidir. Geçici ödeme yapmayı göze alan davalı, aynı zamanda geri alma imkânıyla da korunur. Zarar gören de haklı ise erken ödeme alır; haksız ise aldığını iade etmek zorunda kalır. İki taraf için de risk adil biçimde dağıtılmıştır.

Uygulamada madde 76 özellikle ağır bedensel zarar davalarında (trafik kazaları, iş kazaları), meslek hastalıklarında, tıbbi malpraktis davalarında önemli rol oynar. Zarar gören tedavi masraflarının yükünü tek başına taşımak zorunda kalmaz; dava süreci boyunca maddi destek alır.

Geçici ödeme hukuki niteliği bakımından asıl tazminat hükmünün parçası sayılır. Hakim sadece görev ve yetkisi dahilindeki davalarda bu kararı verebilir. Temyiz edilemez niteliktedir; ancak nihai tazminat kararı temyize götürülebilir.

Doktrinde madde 76, modern tazminat hukukunun sosyal boyutunu yansıtan önemli bir yenilik olarak değerlendirilir. Avrupa ülkelerindeki benzer düzenlemelere paralel olarak Türk hukuku da zarar görenin korunmasını öne çıkarır.

Yargıtay kararlarında geçici ödeme talebinin kabul edilme koşulları, ekonomik durum değerlendirmesi, miktar takdiri gibi konular madde 76 çerçevesinde şekillenmeye devam etmektedir. Bu kurum özellikle ağır zarar gören mağdurların menfaati için önemli bir koruma aracı olarak işlev görmektedir.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-76/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık