TBK 87. Madde
Seçimlik borçlarda, hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça, edimlerden birinin seçimi borçluya aittir.
TBK 87. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 71 inci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının tek fıkradan oluşan 86 ncı maddesinde, seçimlik borç düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 71 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “4. Birden ziyade şeylere taallûk eden borç” şeklindeki ibare, Tasarıda “4. Seçimlik borç” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 71 inci maddesinde kullanılan “Borç birden ziyade şeylerin yapılmasını veya verilmesini şâmil olup da…” şeklindeki ibare, Tasarıda “Seçimlik borçlarda” şeklinde; “işin mahiyetinden hilâfı anlaşılmadıkça” şeklindeki ibare de “hukukî ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça” şeklinde ifade edilmiştir.
Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TBK md. 87, seçimlik borçların (alternatif obligations) hukuki rejimini düzenleyen temel bir hükümdür. Tek fıkradan oluşan madde, seçim yetkisinin kural olarak borçluda bulunduğunu belirler. Düzenleme, borç ilişkilerindeki farklı edim seçenekleri arasında tercih sorunlarını çözümler.
Maddeye göre seçimlik borçlarda, hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça, edimlerden birinin seçimi borçluya aittir. Bu kural seçimlik borçların temel özelliğini ortaya koyar.
Seçimlik borç kavramı önemlidir. Çeşit borcundan farklı olarak seçimlik borçta birden fazla farklı edim alternatifi belirlenmiştir. Borçlu bunlardan birini yerine getirerek borcu sona erdirir. Örnekler: "Ya 10.000 TL ya da bir araba" borcunda iki farklı edim vardır. "Ya ücretsiz servis ya da %10 indirim" teklifinde alternatif faydalar söz konusudur.
Seçimlik borç çeşit borcundan farklıdır. Çeşit borcunda aynı cinsin farklı örnekleri arasında seçim vardır (elmalar arasında hangi elma). Seçimlik borçta ise farklı cinslerden edimler arasında seçim vardır (elma veya armut). Seçimlik borçta alternatifler birbirinden kalitativ olarak farklıdır.
Seçim yetkisi kural olarak borçludadır. Borçlu, alternatif edimlerden birini seçerek borcu ifa eder. Bu kural borçluya pratik esneklik sağlar; imkânlarına göre en uygun olan edimi tercih edebilir.
Seçim yetkisinin borçluda olmasının mantığı, borçlunun ifa kolaylığını artırmasıdır. Borçlu ödeme yetenekleri, sahip olduğu maddi olanaklar, piyasa koşulları gibi faktörlere göre seçim yapabilir. Örneğin "10.000 TL veya araba" teklifinde borçlu elinde parası varsa parayı öder; para yoksa ancak araba verebiliyorsa arabayı teslim eder.
Ancak madde önemli bir esneklik sağlar: "hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça". Bu ifade ile seçim yetkisinin alacaklıya veya üçüncü kişiye ait olabileceği durumları tanır.
Alacaklının seçim yetkisi çeşitli durumlarda söz konusu olabilir. Sözleşmede açıkça "alıcı istediği alternatifi seçer" denilmiş olabilir. Bazı standart sözleşme türlerinde (örneğin bankacılık) alacaklıya seçim yetkisi verilmiş olabilir. İşin özelliğinden de alacaklı seçim hakkı anlaşılabilir.
Üçüncü kişinin seçim yetkisi nadir görülen bir düzenlemedir. Sözleşme taraflarından bağımsız bir kişiye (ör. hakem, bilirkişi) seçim görevi verilmiş olabilir. Bu durumda seçim tarafsız ve objektif yapılır.
Seçim yetkisinin kullanılma biçimi de önemlidir. Seçim genellikle açık bir beyanla yapılır; borçlu veya alacaklı hangi alternatifi seçtiğini bildirir. Fiili davranışla da seçim mümkündür; örneğin borçlu malı hazırlamaya başlayarak onu seçtiğini gösterir.
Seçim yapıldıktan sonra geri dönülemezliği önemli bir ilkedir. Bir kez seçim yapıldıktan sonra (özellikle karşı tarafa bildirim yapıldığında) seçim geri alınamaz. Borçlu "fikrimi değiştirdim, diğer alternatifi seçeceğim" diyemez. Bu kural hukuki güvenliği korur.
Seçimlik borçtaki imkânsızlık meseleleri TBK md. 136 vd. çerçevesinde değerlendirilir. Alternatiflerden biri kusursuz imkânsız hâle gelmişse, borçlu kalan alternatifi ifa etmek zorunda kalır (seçim yetkisi kaybolur). Hepsi imkânsız hâle gelirse borç sona erer. Borçlunun kusuruyla birinin imkânsız olması hâlinde kalan edimi seçen alacaklı olabilir.
Seçim süresi de önemlidir. Sözleşmede süre belirlenmişse o süre içinde seçim yapılmalıdır. Belirlenmemişse makul bir süre içinde yapılmalıdır. Süre geçmesi hâlinde seçim yetkisi karşı tarafa geçebilir veya ifa için genel kurallar uygulanır.
Doktrinde seçimlik borç, borçlar hukukunun pragmatik bir kurumu olarak değerlendirilir. Tarafların iradesine geniş bir alan sağlar ve ticari hayatın esnek ihtiyaçlarına cevap verir.
Uygulamada seçimlik borçlar çeşitli alanlarda görülür. Sigortacılıkta (ayni onarım veya parasal tazminat), garanti sözleşmelerinde (değişim, onarım veya iade), sulh anlaşmalarında birden fazla alternatif sunulduğunda madde 87 devreye girer.
Yargıtay kararlarında seçim yetkisinin kimde olduğu, seçimin geri alınamazlığı, imkânsızlık hâlinde yetki değişimi gibi meseleler madde 87 çerçevesinde ele alınmaktadır.
