TBK 92. Madde
I. Bir borcun veya taraflardan birine düşen herhangi bir yükümlülüğün sözleşmenin kurulmasından başlayarak belli bir sürenin sonunda ifası gerekiyorsa, ifa zamanı aşağıdaki biçimde belirlenir:
II. 1. Gün olarak belirlenmiş süre, sözleşmenin kurulduğu gün sayılmaksızın, bu sürenin son günü dolmuş olur. Sekiz veya onbeş gün olarak belirlenmiş süre ise, bir veya iki haftayı değil, tam sekiz veya onbeş günü ifade eder.
III. 2. Hafta olarak belirlenmiş süre, son haftanın sözleşmenin kurulduğu güne ismen uyan gününde dolmuş olur.
IV. 3. Ay olarak veya yıl, yarıyıl ve yılın dörtte biri gibi birden çok ayı içeren bir zaman olarak belirlenmiş süre, sözleşmenin kurulduğu gün ayın kaçıncı günü ise, son ayın bunu karşılayan gününde dolmuş olur. Son ayda bunu karşılayan gün yoksa süre, bu ayın son günü dolmuş sayılır.
V. 4. Yarım aydan onbeş günlük süre anlaşılır. Bir veya birden çok ay ve yarım ay olarak belirlenmiş sürenin dolduğu gün, son aya onbeş gün eklenerek belirlenir.
VI. Bu kurallar, sürenin sözleşmenin kurulmasından başka bir andan işlemeye başladığı durumlarda da uygulanır.
VII. Borçlu, belirli bir süre içinde yerine getirilmesi gereken bir borcu, bu sürenin dolmasından önce ifa etmekle yükümlüdür.
TBK 92. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 76 ncı maddesini karşılamaktadır.
Tasarının üç fıkradan oluşan 91 inci maddesinde, diğer sürelerde vade düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 76 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Diğer eceller” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Diğer sürelerde vade” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 76 ncı maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “veya sair herhangi bir tasarruf” şeklindeki ibare, Tasarıda “veya taraflardan birine düşen her hangi bir yükümlülüğün” şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca 818 sayılı Borçlar Kanununun 76 ncı maddesinin son fıkrasının ikinci cümlesi, Tasarının 91 inci maddesinin son fıkrası olarak düzenlenmiştir.
Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TBK md. 92, günler, haftalar ve yıllar gibi çeşitli zaman birimleriyle ifade edilen sürelerin hesaplanmasını düzenleyen ayrıntılı bir hükümdür. Madde, sözleşmenin kurulduğu andan itibaren işleyen sürelerin bitim anını kesin olarak belirler ve çeşitli zamansal ifadelerin hukuki anlamlarını ortaya koyar. Düzenleme, zaman hesaplarındaki pratik sorunları çözer.
Madde, sözleşmeden belli sürenin dolmasıyla ifa edilecek borçlarda ifa zamanının nasıl hesaplanacağını dört bentte düzenler:
Birinci bent gün hesabını düzenler: gün olarak belirlenmiş süre, sözleşmenin kurulduğu gün sayılmaksızın, bu sürenin son günü dolmuş olur. Sekiz veya onbeş gün olarak belirlenmiş süre ise, bir veya iki haftayı değil, tam sekiz veya onbeş günü ifade eder.
Bu kural "gün başlangıç anı" probleminı çözer. Sözleşmenin kurulduğu gün hesaba dahil edilmez; ertesi gün 1. gün olarak sayılmaya başlanır. Örneğin 10 Ocak’ta 5 günlük süre için yapılan sözleşmede, 15 Ocak son gündür (10 Ocak sayılmaz; 11, 12, 13, 14, 15 olarak 5 gün hesaplanır).
"Sekiz gün" ve "onbeş gün" için özel açıklama vardır. Ticari hayatta bu ifadeler bazen "bir hafta" (7 gün) veya "iki hafta" (14 gün) olarak yorumlanır. Ancak kanun kesin biçimde "tam sekiz" veya "tam onbeş" gün demektedir.
İkinci bent hafta hesabını düzenler: hafta olarak belirlenmiş süre, son haftanın sözleşmenin kurulduğu güne ismen uyan gününde dolmuş olur.
Tipik örnek: Pazartesi günü yapılan bir sözleşmede 3 haftalık süre verilmişse, son Pazartesi (sözleşmenin kurulduğu gün adıyla aynı) süre doldurur. Bu tür hesapta takvim günleri değil, haftanın günleri esas alınır.
Üçüncü bent ay ve yıl hesabını düzenler: ay olarak veya yıl, yarıyıl ve yılın dörtte biri gibi birden çok ayı içeren bir zaman olarak belirlenmiş süre, sözleşmenin kurulduğu gün ayın kaçıncı günü ise, son ayın bunu karşılayan gününde dolmuş olur.
Bu kural takvim-ay hesabını benimser. 15 Mart’ta yapılan sözleşmede 3 aylık süre için 15 Haziran son gündür. Ay sonuna kadar beklenmez; aynı takvim günü esas alınır.
Özel bir problem vardır: son ayda bunu karşılayan gün yoksa süre, bu ayın son günü dolmuş sayılır. Bu kural özellikle Şubat ayı ve 31. günlerde önem taşır. 31 Ocak’ta yapılan bir aylık sözleşmede, Şubat’ta 31. gün olmadığı için 28 (veya 29) Şubat son gün kabul edilir.
Dördüncü bent yarım ay hesabını düzenler: yarım aydan onbeş günlük süre anlaşılır. Bir veya birden çok ay ve yarım ay olarak belirlenmiş sürenin dolduğu gün, son aya onbeş gün eklenerek belirlenir.
"1.5 ay" veya "2.5 ay" gibi ifadelerin hesabı şöyle yapılır: önce tam ay kısmı hesaplanır (madde 92/3’e göre), sonra 15 gün eklenir. 1 Ocak’ta yapılan 2.5 aylık sözleşmede, önce 2 ay eklenir (1 Mart), sonra 15 gün eklenir (16 Mart).
Madde ayrıca genelleştirme yapar: bu kurallar, sürenin sözleşmenin kurulmasından başka bir andan işlemeye başladığı durumlarda da uygulanır. Yani süre başlangıç anı ne olursa olsun (bildirim, ödeme, teslim vs.) aynı hesap kuralları geçerlidir.
Son fıkra önemli bir pratik kural getirir: borçlu, belirli bir süre içinde yerine getirilmesi gereken bir borcu, bu sürenin dolmasından önce ifa etmekle yükümlüdür. Bu kural "süre içinde" ifadesinin anlamını netleştirir. Süre bitim anından önce istendiğinde ifa edilmelidir; bitim günü beklenmek zorunda değildir. Borçlu süre içinde istediği an ifada bulunabilir.
Bu kural "son gün" anlayışıyla karıştırılmamalıdır. Son gün ifa için son fırsattır; ancak süre içinde her gün ifa etmek mümkündür. Erken ifa genellikle mümkündür (TBK md. 96).
Doktrinde madde 92, ticari ve özel hukuk ilişkilerinde zaman hesabının kesinliğini sağlayan teknik bir düzenleme olarak değerlendirilir. Süre belirlemelerindeki yoruma yer bırakmayan bu kurallar hukuki güvenliği artırır.
Uygulamada madde 92 özellikle ihale süreleri, opsiyon hakları, cayma süreleri, zamanaşımı süreleri gibi birçok alanda uygulanır. Yargıtay kararları bu teknik kuralları titizlikle uygulamaktadır.
