TBK 93. Madde
I. İfa zamanı veya sürenin son günü, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlarsa, kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer.
II. Aksine anlaşma geçerlidir.
TBK 93. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 77 nci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 92 nci maddesinde, tatil günlerinin ifaya etkisi düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 77 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Pazar ve tatil günleri” şeklindeki ibare, Tasarıda “3. Tatil günleri” şeklinde değiştirilmiştir.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TBK md. 93, ifa zamanının tatil gününe denk gelmesi durumundaki çözümü düzenleyen pratik bir hükümdür. İki fıkradan oluşan madde, tatil günleri nedeniyle ifa imkânsızlığını çözümler ve tarafların aksini kararlaştırabileceğini belirtir. Düzenleme, günlük yaşamın zorunlukları ile hukuki zamansal belirlilik arasında denge kurar.
Birinci fıkraya göre ifa zamanı veya sürenin son günü, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlarsa, kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer.
Bu kural iki farklı senaryo için uygulanır. Birincisi spesifik ifa zamanı tatile denk geldiğinde. İkincisi süre sonu tatile denk geldiğinde. Her iki durumda da otomatik olarak izleyen iş gününe kayma gerçekleşir.
"Kanunlarda tatil olarak kabul edilen gün" ifadesi önemlidir. Bu, genel tatiller, resmi tatiller, dini bayram günleri, ulusal bayramları kapsar. 2429 sayılı "Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun" bu günleri düzenler. Örnekler: 1 Ocak (Yılbaşı), 23 Nisan (Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı), 19 Mayıs (Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı), 30 Ağustos (Zafer Bayramı), 29 Ekim (Cumhuriyet Bayramı), dini bayramlar (Ramazan ve Kurban Bayramları).
Haftasonu günleri (Cumartesi-Pazar) de bu kapsamdadır. Cumartesi Türkiye’de genel yarım tatil, Pazar tam tatildir. Kanunen Cumartesi yarım iş günü olabilir; ancak pratik olarak tam tatil kabul edilir.
Otomatik kayma kuralı pratik bir çözümdür. İfa tarihi Pazar gününe denk geliyorsa kendiliğinden Pazartesi olur. Bayram günleri arasında ise bayram sonrası ilk iş gününe kayar. Borçlu bu durumu ayrı ayrı gözetmez; kanun resen kayma sağlar.
Bu kuralın amacı iki temelidir. Birinci temeli fiziksel imkânsızlıktır. Tatil günlerinde bankalar, kamu kurumları, iş yerleri kapalıdır; ödeme ve teslim işlemleri yapılamaz. Hukuki taleplerin bu fiziksel gerçeği gözetmesi gerekir. İkinci temeli dürüstlük kuralıdır. Alacaklı, borçlunun fiziki imkânsızlıktan dolayı ifa edemediği gün için temerrüt talep edemez.
Bazı durumlarda kayma otomatik olmayabilir. 24 saat hizmet veren işletmelerde (bankacılık elektronik sistemleri, online ödemeler) tatil etkisi azdır. Bu durumda kaymanın uygulanması somut olay özelliklerine bağlıdır. Ancak fiziksel ifa gereken durumlarda (mal teslimi, belge imzalama) kayma geçerli olur.
Tatil günleri ile ilgili bazı pratik problemler şunlardır. "1 Ocak’ta ödenecek" borç 1 Ocak tatil olduğundan 2 Ocak’a kayar. "Haftalık ödeme" Pazartesi yapılacaksa ve Pazartesi bayramsa Salı’ya kayar. "31 Aralık son gün" ise ve 31 Aralık hafta sonuysa izleyen Pazartesi’ye kayar.
Her ülkenin tatil günleri farklıdır; uluslararası sözleşmelerde bu bir problem yaratabilir. Farklı ülkelerde farklı tatiller vardır; sözleşmede hangi ülkenin tatil takvimi uygulanacağı açıkça belirtilebilir. Belirtilmezse genelde ifa yerinin tatil takvimi esas alınır.
İkinci fıkra önemli bir esneklik getirir: aksine anlaşma geçerlidir. Bu düzenleme sözleşme özgürlüğüne saygı gösterir.
Taraflar tatil kayması olmayacağını kararlaştırabilir. Özellikle ticari sözleşmelerde "tatil günleri de işgünü sayılır" veya "tatil etkisiz kalır" gibi kayıtlar konulabilir. Bu durumda ifa tatil gününde de yapılmak zorundadır.
Tersine taraflar daha geniş kayma düzenlemeleri de kararlaştırabilir. "Tatil günleri ve Cumartesi-Pazar saymam" gibi kayıtlarla normal kural genişletilebilir.
Özellikle uluslararası ticarette tatil günleri özel hükümlerle düzenlenir. UNIDROIT, CISG gibi uluslararası düzenlemelerde tatil kuralları farklıdır; taraflar ilgili metodolojiyi açıkça seçebilir.
Doktrinde madde 93, sosyal hayatın pratik gerçekleri ile hukuki belirlilik arasında denge kuran önemli bir hükümdür. İşverenler, ticari işletmeler, bireyler günlük planlamalarında bu kuralı gözetir.
Uygulamada özellikle ödeme vadelerinde, dava açma sürelerinde, temyiz sürelerinde madde 93 önemli rol oynar. Yargıtay kararları zamansal tespitlerde bu maddeyi dikkate alır.
