TMK ▸ Madde 1021
Madde 1020
MADDE 1021

I. Tescilin yapılmamasının sonuçları

Madde Listesi
Madde 1022

TMK 1021. Madde

(1) Kurulması kanunen tescile tâbi aynî haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz.

(2) 46 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.

TMK 1021. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 929 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesindeki hükmükarşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda yer alan ikinci cümle, tescille kurulan aynîhakkın içeriğinin belirlenmesine ilişkin olduğundan, bu hükme tescilin sonuçlarıhakkındaki 1022 nci maddede yer verilmiştir.

Açıklama

1021. madde, tapu sicili içinde tescilin etkileri konusuna ilişkin kuralı koymaktadır. Hüküm, 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı eski Türk Kanunu Medenîsi’nin 929. maddesinin karşılığıdır; metin 4721 sayılı Kanun’da güncel hukuk diline uyarlanmıştır. Madde 3 fıkra halinde düzenlenmiş olup hem asli kuralı hem de istisna ve tamamlayıcı hükümleri barındırmaktadır.

Maddenin fıkraları birlikte okunduğunda tescilin etkileri bakımından asli çerçeve ortaya çıkar. I. fıkra şu hükmü içerir: “Kurulması kanunen tescile tâbi aynî haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz.” II. fıkra şu hükmü içerir: “II. Tescilin sonuçları” III. fıkra şu hükmü içerir: “46 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “tüzükle” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle” şeklinde değiştirilmiştir.” Fıkralar arasındaki iç bağlantı, kayda güven ilkesi, aleniyet, tescilin kurucu etkisi, yolsuz tescil — iptal ve tescil davası mantığı üzerinden kurulmuş olup uygulayıcı her fıkrayı diğerinin ışığında okumakla yükümlüdür.

Hükmün uygulanmasında başvurulacak paralel düzenlemeler arasında Tapu Kanunu (2644 sayılı); Tapu Sicili Yönetmeliği (17/8/2013 tarihli, 28738 sayılı RG); 3402 sayılı Kadastro Kanunu yer alır. Tapu sicilinin aleniyet ve kayda güven işlevleri, idari işlem niteliğindeki tescilin özel hukuk boyutuyla birleşerek Devletin kusursuz sorumluluğunu doğuran karakteristik bir yapı yaratır. TMK m.1020 aleniyet ilkesini; m.1023 iyiniyetli üçüncü kişinin korunmasını; m.1007 ise Devletin sorumluluğunu düzenler. Tapu Sicili Yönetmeliği (17/8/2013 tarihli, 28738 sayılı RG) kütük, kayıt, şerh, beyan ve tescil işlemlerinin teknik usulünü ayrıntılı biçimde belirler. 6083 sayılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kanunu ise teşkilat yapısını düzenler.

1., 8. ve 14. Hukuk Daireleri’nin yerleşik uygulaması, tescilin etkileri uyuşmazlıklarında yolsuz tescilin iptali ile birlikte tescilin düzeltilmesinin aynı davada istenmesini uygun görmekte; iyiniyetli üçüncü kişinin TMK m.1023 koruması altına girdiği hallerde gerçek malikin tazminat yoluyla hakkını araması gerektiğini vurgulamaktadır. Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlarda TMK m.1007 kapsamında Devlet’in kusursuz sorumluluğu esastır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2009/4-55 E. 2009/61 K. sayılı ve sonraki kararlarında Devletin sorumluluğunun mutlak karakterini teyit etmiş; kusur koşulu aramayan bir tazmin rejimi benimsemiştir. Tapu iptal-tescil davaları HMK’nın genel usulüne tâbidir ve taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.12). TMK m.2 dürüstlük kuralı ve m.3 iyiniyet karineleri, uyuşmazlığın çözümünde tamamlayıcı dayanak oluşturur; hakkın kötüye kullanılması def’i ise karşı tarafın açıkça dürüstlük kuralına aykırı davranması halinde gündeme gelir.

Hukuk uygulamasında bu düzenleme, tapu sicili kaynaklı uyuşmazlıklarda dayanak norm olarak gösterilir. Tapu kayıtlarının getirtilmesi, kadastro tutanaklarının incelenmesi, tapu müdürlüğünden bilgi-belge celbi, keşif ve teknik bilirkişi raporu olmazsa olmaz delillerdir. Tapu sicilinde tescil, taşınmaz aynî haklarının kazanılması, devri, değiştirilmesi ve sona ermesi bakımından kurucu etkiye sahiptir (TMK m.1022). Avukat, tapu iptal-tescil davası ile birlikte gerektiğinde tedbir talebinde bulunmalı; iyiniyetli üçüncü kişiye karşı gerçek malikin TMK m.1007 tazminat davası ile hakkını aramasının önünü açmalıdır. 1021. madde, kayda güven ilkesi, aleniyet, tescilin kurucu etkisi, yolsuz tescil — iptal ve tescil davası mantığı ile birlikte değerlendirildiğinde, tescilin etkileri sorunlarına öngörülebilir ve sistematik çözümler sunar; Türk özel hukukunun eşya hukuku omurgası içindeki yerini kuvvetle korur.

Madde 1020
MADDE 1021

I. Tescilin yapılmamasının sonuçları

Madde Listesi
Madde 1022
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tmk-madde/madde-1021/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık