TMK 197. Madde
(1) Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
(2) Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
(3) Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir.
(4) Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır.
TMK 197. Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrasıbirlikte yaş ama ya ara verilmesine ilişkin özel bir önlem getirmektedir. Bu hüküm İsviçre Medenî Kanununun 175 inci maddesinde hükme bağlanmıştır. İsviçre’deki hükümde olduğu gibi ortak yaşam nedeniyle eşlerden birinin kişiliği, ekonomik güvenliği ve ya ailenin huzuru ciddî şekilde tehlikeye düşmesi söz konusu olduğunda eşlerden her birinin ayrıyaş ama hakkıöngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrasıyürürlükteki Kanunun 137 nci maddesinde öngörülen koruma önlemlerini düzenlemektedir. İsviçre Medenî Kanununun 176 ncı maddesinin birinci fıkrasıhükmünden esinlenmek suretiyle kaleme alınan bu yeni hükümle, ayrıyaşamanın haklıolduğu hâ llerde, hâ kimin; a. Bir eşin diğerine yapacağıparasal katkıya, b. Konut ve ev eşyasından, hangi eşin hangi oranda yararlanacağına, c. Eşlerin mallarının yönetimine, ilişkin önlem kararıalmasıöngörülmüştür. Maddenin üçüncüfıkrası İsviçre Medenî Kanununun 176 ncı maddesinin ikinci fıkrasıhükmünden alınmıştır. Bu fıkra hükmü, maddede öngörülen önlemlerin, eşlerden birinin haklısebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması ya da ortak yaşamın başka bir sebeple olanaksız hâ le gelmesi durumunda alınacağınıöngörmüştür. Maddenin son fıkrası İsviçre Medenî Kanununun 176 ncı maddesinin üçüncüfıkrasıhükmüne paralel bir hükümdür. Bununla, eşlerin birlikte yaşamasına ara verilmesi hâ linde hâ kimin ergin olmayan çocuklarla ilgili alacağıönlemler düzenlenmiştir. Madde, hâ kimin, alacağı bu önlemlerin çocuklarla ana ve baba arasındaki ilişkileri düzenleyen velâ yetle ilgili hükümlere dayanarak almasınıöngörmüştür.
Açıklama
TMK Madde 197, eşlerin birlikte yaşamaya ara vermesi ve bu döneme ilişkin alınacak önlemleri düzenleyen kapsamlı bir hükümdür. Birinci fıkraya göre eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. İkinci fıkra, ayrı yaşamanın haklı bir sebebe dayanması hâlinde hâkimin parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemler almasını öngörür. Üçüncü fıkra, bir eşin haklı sebep olmaksızın birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi durumunda da aynı taleplerin ileri sürülebileceğini belirtir. Dördüncü fıkra ise ergin olmayan çocuklar varsa hâkimin velayet hükümlerine göre önlem almasını düzenler. Hüküm, birliğin korunmasına ilişkin TMK m.195 ve m.196 ile aile konutunu koruyan m.194 ile bütünlük içindedir.
Uygulama mekanizması, boşanma davası açılmaksızın eşlerin fiilen ayrı yaşadığı dönemi hukuki bir çerçeveye oturtmaktır. Ayrı yaşama hakkının doğması için ortak hayatın eşin kişiliğini, ekonomik güvenliğini veya ailenin huzurunu ciddi biçimde tehlikeye atması gerekir; örneğin şiddet, baskı veya dayanılmaz geçimsizlik bu kapsamdadır. Ayrılık haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, bir eşin diğerine ödeyeceği parasal katkıyı (tedbir nafakası) belirler, konut ile ev eşyasından hangi eşin yararlanacağını saptar ve malların yönetimine ilişkin önlemler alır. Üçüncü fıkra sayesinde, eşinin haksız biçimde evi terk ettiği veya ortak yaşamı sürdürmenin imkânsız hâle geldiği durumlarda da bu önlemler talep edilebilir. Ergin olmayan çocuk bulunması hâlinde hâkim, velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasına ilişkin düzenlemeleri TMK’nın ana baba ile çocuk ilişkisini düzenleyen hükümlerine göre yapar.
Hükmün sonucu, fiili ayrılık döneminde eşlerin ve çocukların ekonomik ve kişisel güvenliğinin güvence altına alınmasıdır; bu kararlar geçici nitelikte olup koşullar değiştiğinde TMK m.200 uyarınca güncellenebilir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, ayrı yaşamada haklılığın değerlendirilmesinde somut olgulara bakılması gerektiğini ve haklı ayrı yaşayan eş lehine tedbir nafakasına hükmedilebileceğini vurgulamaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse: sürekli psikolojik baskı ve tehdit nedeniyle ortak konuttan ayrılan kadın, henüz boşanma davası açmadan TMK Madde 197 uyarınca hâkimden hem aylık tedbir nafakası hem de aile konutunun kendisine tahsisini, müşterek çocuğun velayetinin geçici olarak kendisine verilmesini talep edebilir. Hâkim, ayrılığın haklılığını araştırarak bu önlemleri belirler. Böylece hüküm, boşanma kararı verilmeden önceki kırılgan dönemde aile bireylerini koruyan dengeli bir mekanizma sağlar.
