TMK 210. Madde
(1) Mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa, hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir.
(2) Alacaklının istemi her iki eşe yöneltilir.
(3) Yetkili mahkeme, borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir.
TMK 210. Madde Gerekçesi
Bu madde, İsviçre Medenî Kanununun 189 ve 190 ıncı maddelerinde iki ayrımadde hâ linde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasıyürürlükteki Kanunun 177 nci maddesini karşılamaktadır. Ancak yürürlükteki maddeden farklı olarak madde sadece mal ortaklığırejimine hasredilmiş ve bu rejimi kabul eden eşlerden birine karşıicra takibinde bulunan alacaklının zarara uğramasıhâ linde, hâ kimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilmesi öngörülmüştür. İkinci fıkrada, mal rejiminin sona ermesi yalnız borçlu eşi değil, diğer eşi de ilgilendirdiği için, mal ayrılığına dönüşüm isteminin her iki eşe de yöneltilmesi öngörülmüştür. Maddenin üçüncüfıkrasında bu konudaki istemlerin yöneltilebileceği yetkili mahkemenin, hakkında icra takibinde bulunulan borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir.
Açıklama
TMK 210. maddesi, mal ortaklığı rejiminde eşlerden birine karşı icra takibi yapılan ve alacaklının haczin uygulanmasında zarara uğradığı durumlarda, alacaklının hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebileceğini düzenlemektedir. Alacaklının bu istemi her zaman ileri sürülebilir; belirli bir süreyle sınırlandırılmamıştır.
Mal ortaklığı rejiminde ortak mallar üzerinde yapılacak haciz, diğer eşin hakkını da etkileyeceğinden kısıtlamalarla karşılaşılabilir. Alacaklı, bu engel nedeniyle alacağını tam olarak tahsil edemezse mal ayrılığına geçişi talep ederek borçlu eşin bireysel malvarlığını açıkça ortaya çıkarmayı ve haciz işlemini bu çerçevede sürdürmeyi amaçlar.
Madde, alacaklıların korunmasına yönelik TMK 213 ile uyumlu bir güvence mekanizması sunmaktadır. Mal rejiminin değiştirilmesinin alacaklıların haklarını zayıflatamayacağı ilkesi, bu hükmün temelini oluşturur. Mahkeme, alacaklının talepte bulunma hakkının ve zarara uğrama olgusunun varlığını inceledikten sonra mal ayrılığı kararı verir; bu karar kesinleşmeden uygulanamaz.
