TMK 225. Madde
(1) Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer.
(2) Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
TMK 225. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 204 üncü maddesini karşılamaktadır. Birinci fıkrada edinilmişmallara katılma rejiminin sona erme hâ li olarak, eşlerden birinin ölümüve ya başka rejiminin kabul edilmesi öngörülmüştür. İkinci fıkrada evliliğin iptal ve ya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine mahkemece karar verilmesi hâ llerinde, edinilmişmallara katılma rejiminin son bulmasıöngörülmüştür. Burada mahkemenin buna ilişkin kararının kesinleşmesinden itibaren değil, dava tarihinden itibaren mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye edilmesi söz konusu olacaktır. Mal rejiminin tasfiyesinde, malların tasfiye anındaki değerleri göz önüne alındığından, bu düzenlemeyle birinin davayıolabildiğince uzatarak diğer eşin edinilmişmallarındaki artışa ve bu artış dolayısıyla kendi payınıarttırmasına engel olunmuştur.
Açıklama
TMK 225. maddesi, edinilmiş mallara katılma rejiminin hangi sebeplerle sona ereceğini düzenlemektedir. Birinci fıkraya göre rejim, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. İkinci fıkraya göre ise mahkemece evliliğin iptal, boşanma veya mal ayrılığına geçiş kararıyla sona erdirilmesi hâllerinde, kararın kesinleşmesinden değil —eşlerden birinin talebi üzerine dava tarihinden— itibaren sona erme kabul edilebilir.
Sona erme anının tespiti, tasfiye hesapları açısından kritik öneme sahiptir: hangi malların rejim içinde kazanıldığı, hangi borçların o dönemde doğduğu, artık değerin ne zaman hesaplanacağı bu ana göre belirlenir. Dava tarihi itibarıyla geriye götürme imkânı, kötü niyetli tasarrufların önüne geçme işlevi görür: boşanma davası açıldıktan sonra da edinilmiş mal üretilmeye devam edilseydi katılma alacağı yapay biçimde artırılabilirdi.
Geriye götürme imkânı eşlerden birinin talebiyle ve mahkemenin takdiriyle uygulanır; otomatik değildir. Yargıtay, bu talepleri boşanma davasında ayrı bir talep olarak ileri sürülmesi gerektiğini benimsemektedir. Tasfiye işlemleri ise sona erme tarihinden bağımsız olarak dava devam ederken ya da kesinleşmesinin ardından ayrı bir davayla yürütülmektedir.
