TMK ▸ Madde 33

TMK 33. Madde

(1) Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir.

(2) Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır.

(3) Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.

TMK 33. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 32 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin ifadesi arılaştırılmak suretiyle yürürlükteki maddeden aynen alınmıştır. Maddede “gaip hakkında” deyimi “gaipliğine karar verilecek kişi hakkında” şeklinde değiştirilmiştir. Zira “gaiplik” gaipliğine karar verilecek kişi hakkındaki kurumun adıdır. Gaiplik kararı, bu kişiler hakkında verilen karardır.

Açıklama

TMK Madde 33, gaiplik kararının istenebilmesi için aranan zaman koşullarını ve izlenecek yargılama usulünü düzenler. Hükme göre ölüm tehlikesi içinde kaybolma hâlinde en az bir yıl, son haber tarihinden itibaren ise en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Mahkeme, kayıp kişi hakkında bilgisi bulunanları usulüne uygun ilânla çağırır ve bu çağrı süresi ilk ilândan başlayarak en az altı aydır. Madde, gaipliğin esasını düzenleyen TMK Madde 32, istemin düşmesini gösteren TMK Madde 34 ve kararın sonuçlarını belirleyen TMK Madde 35 ile zincir hâlinde uygulanır.

Uygulamada bu süreler, hangi gaiplik türünün söz konusu olduğuna göre ayrı ayrı hesaplanır. Deprem, sel, uçak ya da gemi kazası gibi ölüm tehlikesi yaratan olaylarda bir yıllık süre, uzun süre haber alınamayan kişilerde ise beş yıllık süre esas alınır. İlân, ülke düzeyinde yayım yapan araçlar ve resmî ilân portalı üzerinden gerçekleştirilir; amaç, kişiyi tanıyan veya hayatta olduğuna dair bilgisi bulunanların mahkemeye başvurmasını sağlamaktır. İlân süresi dolmadan dava sonuçlandırılamaz. Yetkili mahkeme bakımından TMK Madde 32’deki yer kuralları uygulanır ve dava, çekişmesiz yargı işi niteliğindedir.

Süre veya ilân koşullarına uyulmadan verilen gaiplik kararı usul yönünden bozma sebebidir; Yargıtay, ilân süresinin eksik tutulduğu ya da yasal bekleme süresi dolmadan karar verildiği dosyalarda hükmü istikrarlı biçimde bozmaktadır. Bu nedenle hâkim, ilân tutanaklarını ve süre hesabını titizlikle denetler. Somut bir örnek olarak, çığ altında kalarak kaybolan ve cesedine ulaşılamayan bir dağcı için yakınları, olaydan bir yıl sonra gaiplik davası açar; mahkeme altı aylık ilân süresini işletir, bu sürede kişiden haber alınamayınca TMK Madde 33’teki koşulların gerçekleştiğini saptayarak TMK Madde 35 uyarınca gaipliğe hükmeder ve mirasın açılmasının önünü açar.