TMK 32. Madde
(1) Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların
(2) 1 Anayasa Mahkemesinin 25/12/2025 tarihli ve E.: 2025/120; K.: 2025/270 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “…ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan…” ibaresi ve ikinci cümlesi iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (1/1/2027) yürürlüğe girceği hüküm altına alınmıştır. başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.
(3) Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye’de hiç yerleşmemişse
(4) nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.
TMK 32. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 31 inci maddesini karşılamaktadır. 7 Maddenin birinci fıkrasında “haklarıölüme muallâ k kimselerin talebi” yerine “hakları bu ölüme bağlıolanların başvurusu üzerine” ifadesi kullanılmış ve fıkra böylece daha arıbir Türkçeyle kaleme alınmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında yetkili mahkemenin belirlenmesinde son çare olarak “pederinin mukayyet olduğu mahallin hâ kimi” öngörülmüştür. Kadın-erkek arasındaki eşitliği zedeleyen hükümlerin Medenî Kanunumuzdan tasfiyesi amacıyla bu hüküm “anasının ve ya babasının kayıtlıbulunduğu yer mahkemesi” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklik sayesinde özellikle evlilik dışıdoğan ve anasının nüfusuna kayıtlıolan çocuklar ile babasıbelli olmayan anasının nüfusuna kayıtlıçocukların gaipliğine karar verilmesinde yetkili mahkemenin ananın kayıtlıbulunduğu yer mahkemesi olduğu açıklanmışolmaktadır.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 32. maddesi, ölümü kuvvetle muhtemel olmakla birlikte kesin olmayan durumlarda mahkeme eliyle kişiliğin sona erdirilmesini sağlayan “gaiplik kararı” kurumunun maddi koşullarını ve yetkili mahkemeyi düzenler. Gaiplik, ölüm karinesinden (TMK 31) farklı olarak yargısal bir işlemdir ve ölümün varlığı hakkında kesinlik değil, güçlü olasılık bulunduğu durumlarda işletilir.
Birinci fıkra iki ayrı gaiplik sebebini birlikte düzenler: (i) ölüm tehlikesi içinde kaybolma ve (ii) uzun zamandan beri haber alınamama. Birinci hal, kişinin hayatını tehdit eden belirli bir olay sırasında kaybolduğu, ancak ölüm karinesine yetecek kesinlikte olmayan durumlardır: deprem ve sel gibi afetlerde enkaz altında kalmış olması muhtemel kişiler, denizde veya dağda kaybolanlar, savaş bölgesinden haber alınamayanlar bu gruba girer. İkinci hal, ölüm tehlikesi gösteren belirli bir olay olmasa bile kişiden uzun süre haber alınamamış olmasıdır; bu halde kişi hakkında kuvvetli bir ölüm olasılığı bulunmalıdır. Her iki halde de başvuru üzerine mahkeme karar verir; re’sen gaiplik kararı verilemez.
“Hakları bu ölüme bağlı olanlar” ifadesi, gaiplik başvurusunu yapabilecek kişileri belirler. Başvuru hakkı; mirasçılar, altsoy ve üstsoy, eş, lehine vasiyet yapılmış kimseler, sigorta lehtarı, nafaka alacaklısı, hayat sigortası lehtarı gibi ölümün hukuki sonuç doğurduğu kimselerdedir. Hazine de TMK 501 çerçevesinde mirasçı sıfatıyla başvurabilir. Başvuru, kişinin sağ olmasına bağlı olarak hak beklediği kimseler için söz konusu değildir; gaiplik kararı onların zararına olacağından yalnızca ölüm üzerine hak kazanacaklar bu davayı açabilir.
İkinci fıkra, yetkili mahkemeyi kademeli olarak düzenler: önce kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri; yoksa nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; o da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi. Bu kademelendirme, mülga 743 sayılı Kanun’daki “pederinin mukayyet olduğu mahallin hâkimi” formülünün kadın-erkek eşitliği ilkesi (Anayasa m.10) çerçevesinde değiştirilmiş halidir; anne kayıt yeri de yetki bağlamında baba kayıt yerine eşit kabul edilmiştir. Bu değişiklik özellikle evlilik dışı doğmuş ve yalnızca annenin nüfusuna kayıtlı çocuklar ile babası belli olmayan çocukların gaipliğinde pratik önem taşır.
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir ve gaiplik davası HMK m.382 vd. çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup hasımsız açılır; ancak ilanlarla ilgililerin katılımı sağlanır. Gaiplik kararının şekli koşulları ve ilan süreci TMK 33’te; başvurunun düşmesi TMK 34’te; kararın hükümleri ise TMK 35’te ayrıca düzenlenmiştir. Mirasın açılması ve mirasçılara tevdii bakımından TMK 584’teki özel teminat kuralı gaiplik halinde uygulanır; mirasçılar, gaibin dönmesi halinde mirası iade etme yükümlülüğünü güvence altına almak için teminat gösterir. Evlilik bakımından, eşin gaipliğine karar verilmesi TMK 131/f.2 uyarınca ayrı bir dava ile evliliğin feshedilmesini gerektirir; salt gaiplik kararı evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Böylece TMK 32, belirsizliğin hukuki sonuçlarını düzenli yargısal bir süreç içinde aşan ve hak kayıplarını önleyen dengeli bir çerçeve sağlar.
