TMK 427. Madde
Vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hâllerde bir yönetim kayyımı atar:
1. Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse,
2. Vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa,
3. Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılarsa,
4. Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,
5. Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme veya harcama yolu sağlanamamışsa.
TMK 427. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 377 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki madde yönetim kayyımlığının bir koşulu olarak “idaresi kimseye ait olmayan mallar”dan söz etmektedir. İsviçre Medenî Kanununun bu maddeyi karşılayan 393 üncü 83 maddesinde ise bunun yerine “zorunlu yönetimden yoksun mallar” dan söz edilmektedir. Bu deyim daha isabetli olduğundan yeni düzenlemede bu ifadeye yer verilmiştir. Maddenin (1) numaralıbendinde, yürürlükteki hükmüaynen tekrarlanmakla beraber, gaiplik kurumu ile karıştırmayıönlemek üzere, “gaip” sözcüğü yerine “uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemez” ifadesine yer verilmiştir. Maddenin (2) numaralıbendi “vekil” yerine maddenin amacına daha uygun olarak “temsilci” sözcüğükullanılmak suretiyle yürürlükteki maddeden alınmıştır. Maddenin (3) numaralıbendi kaynak Kanuna uygun olarak yeniden kaleme alınmıştır. Maddenin (4) numaralıbendi bir kısım tüzel kişilerin sayılması yerine bütün tüzel kişileri kapsayacak şekilde kaleme alınmıştır. Buna göre herhangi bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmışsa ve yönetimi başka bir yasal yolla sağlanamıyorsa yönetim kayyımıtayin edilebilecektir. Maddenin (5) numaralıbendinde bir hayır işi ve ya genel yarar amacı için halktan toplanan para ve sair yardımın yönetilme ve ya harc ama yolunun sağlanamamasıhâ linde yönetim kayyımıatanmasıöngörülmüştür. Bu konuda 2860 sayılı “Yardım Topl ama Kanunu” mevcut olup, özel hükümler içermektedir. Özel hükmün bulunmadığıhâ ller de düşünülerek (5) numaralıbent korunmuştur.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 427. maddesi, “yönetim kayyımı” atanmasını gerektiren halleri beş bent hâlinde sayan ve malvarlığının yönetimsiz kalmaması amacına hizmet eden hükümdür. Madde temsil kayyımından farklı olarak belirli bir işin görülmesini değil, bir malvarlığının veya faaliyet alanının sürekli yönetimini konu alır. Vesayet makamı, yönetim kayyımını ilgilinin isteği üzerine atayabileceği gibi, malvarlığının veya menfaatin korunması bakımından gerekli gördüğü takdirde re’sen de atayabilir. Böylece kanun koyucu “yönetilmeyen mal tehlikesine” karşı sistematik bir koruma mekanizması kurmuştur.
İlk iki bent, doğrudan kişinin malvarlığıyla ilgilidir. “Bir kimsenin uzun süredir bulunamaması ve oturduğu yerin de bilinememesi” hâli, gaiplik kararı verilmemiş olmakla birlikte kişinin fiilen ortadan kaybolduğu tipik durumdur; yakınlar ya da alacaklılar malvarlığının yönetimi için kayyım atanmasını isteyebilir. Gaiplik kararı verildiğinde ise kayyımlık gaiplik hükümlerine devredilir. İkinci bentteki “malvarlığını kendi başına yönetme veya bunun için temsilci atama gücünden yoksun olma” hâli, vesayet altına alınması için yeterli sebep bulunmayan ancak yaşlılık, bedensel engel veya ağır hastalık sebebiyle malvarlığını yönetemeyen kişiler için getirilmiştir. Böylece kısıtlılık ile hiç müdahale arasında orta bir yol açılır.
Üçüncü bent, miras hukukundaki boşluklara çözüm üretir. Mirasçıların kim olduğunun henüz belli olmadığı terekeler (mirasın açılmasından itibaren mirasçıların araştırılması devam ederken), ya da henüz doğmamış ceninin menfaatleri gerektirdiğinde, mahkeme terekeyi veya ceninin hakkı üzerindeki malvarlığını yönetmek üzere kayyım atar. Cenin lehine atanan kayyım, TMK 28/f.2 ve TMK 582 uyarınca “sağ doğmak koşuluyla” doğacak hakları gözetir. Tereke üzerinde atanan kayyım ise TMK 589 vd. hükümlerindeki defter tutma, mühürleme ve resmî yönetim kurumlarıyla işbirliği içinde hareket eder.
Dördüncü bent, tüzel kişi hukukunda işlevsel bir kayyımlığı öngörür. Dernek, vakıf, kooperatif veya şirket genel kurul/yönetim kurulu oluşturulamadığında, organlar yenilenemediğinde ya da bir mücbir sebeple toplanamadığında tüzel kişinin faaliyeti felce uğrar. Bu hâlde yönetim kayyımı atanarak organ yerine geçici yönetim sağlanır. Türk Ticaret Kanunu m.530 anonim şirketlerde kayyım atanmasına özel bir düzenleme getirmiş olup, TMK 427/4 bu ticari düzenlemenin genel hukukî dayanağını oluşturur. Beşinci bent ise hayır amacıyla veya kamu yararı için halktan toplanan paranın yönetim ve harcama yolu bulunamadığında kayyım atanmasını öngörür; Yardım Toplama Kanunu ile birlikte uygulanır.
Uygulamada madde, tereke davalarında, kaybolan kişi malvarlıklarında, yaşlı veya bakıma muhtaç bireylerin kısıtlanmadan korunmasında, organsız kalan tüzel kişilerde ve mirasçısız-atıl malvarlıklarında sıkça dayanak teşkil eder. Yönetim kayyımı, atama kararı çerçevesinde yalnız “olağan yönetim” işlemleri yapabilir; olağanüstü yönetim işlemleri için TMK 462-463 uyarınca vesayet ve denetim makamı izni aranır.
