TMK 485. Madde
(1) Vesayet makamı, ancak gerekli araştırmayı yaptıktan ve vasiyi dinledikten sonra onu görevden alabilir.
(2) Vesayet makamı, ağır olmayan hâllerde vasiye görevden alınacağı konusunda uyarıda bulunur.
TMK 485. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre MedenîKanununun 447 nci maddesine uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiştir. Yürürlükteki 429 uncu madde arılaştırılmak ve “sulh hâkimi” yerine “vesayet makamı” deyimi kullanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
Açıklama
TMK Madde 485, vasinin görevden alınması sürecinde vesayet makamının uymakla yükümlü olduğu usul güvencelerini düzenler. Hükmün birinci fıkrasına göre vesayet makamı, vasiyi ancak gerekli araştırmayı yaptıktan ve vasiyi dinledikten sonra görevden alabilir; ikinci fıkraya göre ise ağır olmayan hâllerde görevden alma yerine vasiye görevden alınacağı konusunda uyarıda bulunur. Bu düzenleme, görevden alma sebeplerini sayan TMK m.483 ve istek üzerine veya resen görevden almayı düzenleyen TMK m.484 ile doğrudan bağlantılıdır. Gerekçe, maddenin İsviçre Medenî Kanunu’na uygun olarak iki fıkra hâline getirildiğini, eski Kanun’un 429. maddesinin dilinin arılaştırıldığını ve ‘sulh hâkimi’ yerine ‘vesayet makamı’ deyiminin kullanıldığını belirtir.
Hükmün getirdiği iki temel güvence, görevden alma yetkisinin keyfi biçimde kullanılmasını engeller. Birincisi, araştırma ve dinleme zorunluluğudur; vesayet makamı, görevden almayı gerektiren sebebin gerçekten bulunup bulunmadığını tarafsız biçimde araştırmak ve vasiye savunma imkânı tanıyarak onu dinlemek zorundadır. Bu, hukuk devleti ilkesinin ve dinlenilme hakkının vesayet hukukundaki bir yansımasıdır. İkincisi, ölçülülük gözetimidir; her kusur otomatik olarak görevden alma sonucunu doğurmaz. Ağır olmayan, düzeltilebilir nitelikteki aksaklıklarda vesayet makamı, daha hafif bir yaptırım olan uyarıyı tercih ederek vasiye görevini düzeltme fırsatı verir. Böylece yaptırımın ağırlığı, kusurun ağırlığıyla orantılı tutulur ve vesayet ilişkisinin sürekliliği gereksiz yere bozulmamış olur.
Araştırma yapılmadan veya vasi dinlenmeden verilen görevden alma kararı, usule aykırılık nedeniyle denetim makamı önünde itiraza konu olabilir ve bozulabilir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, vasinin dinlenmeden görevden alınamayacağını, dinlenilme hakkının vesayet yargılamasının vazgeçilmez bir güvencesi olduğunu kabul etmektedir. Somut bir örnek: vasinin dönemsel hesaplarını birkaç gün geç sunması gibi ağır olmayan bir aksaklıkta, vesayet makamı doğrudan görevden alma yoluna gitmek yerine TMK Madde 485 uyarınca önce vasiyi dinler ve durumun düzeltilmesi için uyarıda bulunur; ancak vasi güveni sarsıcı ciddi bir davranışta bulunmuşsa, gerekli araştırma ve dinlemenin ardından görevden alma kararı verilir. Böylece hüküm, denetimi hem etkili hem de adil kılan bir denge kurar.
