TMK 653. Madde
(1) Mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde, nitelikleri veya özgülendikleri amaç gereği bir bütünlük oluşturan eşya birbirinden ayrılamaz.
(2) Aile belgeleri ile aile için özel anı değeri olan eşya, mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde satılamaz. Mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkarsa sulh hâkimi, yerel âdetleri, âdet yoksa kişisel durumları göz önünde tutarak bu eşyanın, payına mahsup edilmek veya edilmemek suretiyle mirasçılardan birine özgülenmesine ya da satılmasına karar verir.
(3) Özel kanun hükümleri saklıdır.
TMK 653. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 592 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin aslıolan İsviçre Medenî Kanununun 613 üncü maddesinde bu madde üçfıkra hâ linde düzenlenmiştir. İkinci ve üçüncüfıkra arasındaki yakın ilgi nedeniyle bu iki fıkra birleştirilmek suretiyle madde iki fıkra ya dönüştürülmüş ve İsviçre Medenî Kanununda olmayan kısa bir üçüncüfıkra eklenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. Maddenin kenar başlığıiçeriğiyle uyumlu hâ le getirilip arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddeye yeni eklenen üçüncüfıkrada “Özel kanun hükümleri saklıdır.” denilmek suretiyle, kanunlarda öngörülen özel hükümler nedeniyle bu tür eşyanın paylaşımında bu hüküm yerine, ilgili özel yasa hükümlerinin uygulanacağıvurgulanmak istenmiştir.
Açıklama
653. madde, tereke paylaşımının usul ve esasları içinde özellikleri olan eşya konusunu ele alarak elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi ve bireysel mülkiyete geçişte denge amacına dönük bir kural ortaya koymaktadır. Maddenin açılış cümlesi — “Mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde, nitelikleri veya özgülendikleri amaç gereği bir bütünlük oluşturan eşya birbirinden ayrılamaz.” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 2 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 592. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi ve bireysel mülkiyete geçişte denge bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.
Madde 3 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde, nitelikleri veya özgülendikleri amaç gereği bir bütünlük oluşturan eşya birbirinden ayrılamaz.” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Aile belgeleri ile aile için özel anı değeri olan eşya, mirasçılardan birinin karşı çıkması hâlinde satılamaz. Mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkarsa…” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “Özel kanun hükümleri saklıdır.” kuralını içermektetir. Fıkraların birlikte okunması, serbest paylaşma, paylaşmanın düzenlenmesi, payların oluşturulması, aile konutu, tarımsal işletme bütünlüğü bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.
Madde, TMK 647-682, HMK (taksim davası), Tapu Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu ile bir bütün halinde uygulanır. özellikleri olan eşyana ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 653. maddeyi değil, TMK 640 (miras ortaklığı), 699 (paydaşların hakları), 703 (paylaşmayla elbirliğinin sona ermesi) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 653. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.
Yargısal uygulamada Yargıtay 14. ve 8. Hukuk Daireleri ile Hukuk Genel Kurulu, özellikleri olan eşya kapsamındaki uyuşmazlıklarda özellikle şu noktalara dikkat çekmektedir: tarafların gerçek iradesinin araştırılması, delillerin serbest takdir (HMK m.198) ilkesine göre değerlendirilmesi, maddenin emredici nitelikte hükümlerine aykırılığın re’sen gözetilmesi ve hakkın kötüye kullanılmasının (TMK m.2/f.2) denetlenmesi. Bu yaklaşım, maddenin kağıt üzerindeki normu uygulamada işlevsel kılar.
Günlük uygulamada bu madde, tereke paylaşımının usul ve esasları alanındaki sorunların çözümünde iskelet kuralı oluşturur. Hâkimin yapacağı değerlendirme; olayın koşullarını (tarafların sıfatı, zaman, yer, ekonomik değer), maddenin unsurlarını ve komşu hükümlerin getirdiği özel rejimi bir arada tartmayı gerektirir. Tarafların dayandığı olgular HMK m.25 kapsamında vakıa olarak sunulur; hukuki nitelendirme ise mahkemece re’sen yapılır. Bu ayrım, dilekçelerin teknik hazırlanmasında kritik öneme sahiptir.
Sonuç olarak Madde 653, tereke paylaşımının usul ve esasları alanındaki hukuki güvenliği destekleyen bir yapı taşıdır. Maddenin etkin biçimde işletilmesi için öğreti (Oğuzman, Serozan, Ayiter, Dural, Öz gibi yazarların eserleri), Yargıtay içtihadı ve Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet ile adil yargılanma kararları birlikte okunmalıdır. Bu kaynakların bir araya getirilmesi, uygulayıcıya kuralın yalnız soyut tarifini değil; gerçek uyuşmazlıklarda nasıl çalıştığını da gösterir. Böylelikle hükmün kağıt üzerindeki varlığı ile pratik yaşamdaki etkisi arasındaki mesafe kapanır.
