TMK 693. Madde
(1) Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.
(2) Uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir.
(3) Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir.
TMK 693. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunda, bu maddeyi tam olarak karşılayan bir hüküm yoktur. Yeniden düzenlenen madde, paylımala ilişkin yararlanma, kullanma ve koruma esaslarınıbelirlemektedir. Maddenin birinci fıkrasıyürürlükteki Kanunun 625 inci maddesinin birinci fıkrasınıkısmen karşılamaktadır. Maddenin ikinci fıkrasıyla, paydaşlar arasında paylımalıkullanma ve bu maldan yararlanma şekliyle ilgili olarak orta ya çıkacak uyuşmazlıkların çözümünde hâ kimin yetkili olduğu; bu bölünmenin paylımalın kullanılmasının zaman ve ya yer itibarıyla bölünmesi biçiminde mümkün olacağı belirtilmiştir. Böylece yürürlükteki Kanunda paylımülkiyeti düzenleyen hükümlerdeki bir boşluk doldurulmuşolmaktadır. Maddenin üçüncüfıkrasıuygulamadaki tereddütleri gidermek amacıyla, paydaşlardan her birinin, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasınıdiğer paydaşlarıtemsilen sağlayabileceği hükmünüöngörmektedir. Böylece, paydaşlardan her birinin müşterek menfaatler için, diğer paydaşlarıtemsil edebileceği hususunda yürürlükteki Kanunun 625 inci maddesinde de yer alan hüküm, öğretideki açıklamalar ve Yargıtay içtihatlarına uygun olarak açıklığa kavuşturulmuştur.
Açıklama
693. madde, paylı mülkiyetin kurulması, yönetimi ve sona erdirilmesi içinde madde 693 konusunu ele alarak aynı eşya üzerinde birden çok kişinin paylı biçimde malik olduğu düzende yetki ve yüküm dağılımı amacına dönük bir kural ortaya koymaktadır. Maddenin açılış cümlesi — “Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; ardından gelen 2 fıkra konunun usul, sonuç ve istisna boyutlarını tamamlamaktadır. Hüküm, 743 sayılı önceki Medenî Kanun’un 625. maddesinden alınarak günümüz diline uyarlanmış; böylece aynı eşya üzerinde birden çok kişinin paylı biçimde malik olduğu düzende yetki ve yüküm dağılımı bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.
Madde 3 fıkradan oluşmakta ve her fıkra hükmün farklı bir yönünü düzenlemektedir. Birinci fıkra “Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.” kuralını içermekte; İkinci fıkra “Uyuşmazlık hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasın…” kuralını içermekte; Üçüncü fıkra “Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir.” kuralını içermektetir. Fıkraların birlikte okunması, pay, paydaş, önalım (şufa) hakkı, yararlanma ve yönetim, olağan/önemli/olağanüstü yönetim işleri bakımından kuralın bütününü kavramayı sağlar; tek fıkra üzerinden değerlendirme yapmak yanlış sonuca götürür.
Madde, TMK 688-700, Kat Mülkiyeti Kanunu, Tapu Kanunu, HMK (ortaklığın giderilmesi davası) ile bir bütün halinde uygulanır. madde 693na ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 693. maddeyi değil, TMK 732-735 (yasal önalım), 698-699 (paylaşmanın istenmesi), 700 (intifa), KMK (kat mülkiyeti) gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 693. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.
Yargıtay 8. ve 14. Hukuk Daireleri kararları, madde 693 konusundaki uyuşmazlıkları maddenin lafzı ile koruduğu menfaat arasındaki dengeyi gözeterek çözmüştür. Yerleşik içtihatta ispat yükü açıkça davacıya yüklenmiş; iddianın somut belgelerle veya tanıkla desteklenmesi aranmıştır. Hâkimin re’sen dikkate alacağı hususlar ile tarafların ileri sürmesi gereken hususlar net biçimde ayrılmakta; usul ekonomisi ilkesi (HMK m.30) de bu ayrımda rol oynamaktadır.
Uygulama açısından 693. madde, paylı mülkiyetin kurulması, yönetimi ve sona erdirilmesi alanındaki uyuşmazlıklarda sıkça dayanılan temel hükümlerdendir. Avukat, madde 693 kapsamındaki bir talebi ileri sürerken maddenin unsurlarının her birini somut olayda ayrı ayrı ispatlamalı; ilgili yardımcı mevzuat (TMK 688-700, Kat Mülkiyeti Kanunu) referanslarıyla iddiayı güçlendirmeli; varsa hak düşürücü süreleri ve zamanaşımını dikkatle izlemelidir. Dava dilekçesinde unsurların tek tek karşılanması, savunmada ise karşı delillerin zamanında sunulması, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının sınırları içinde değerlendirilmelidir.
Son olarak belirtmek gerekir ki 693. madde, paylı mülkiyetin kurulması, yönetimi ve sona erdirilmesi içinde aynı eşya üzerinde birden çok kişinin paylı biçimde malik olduğu düzende yetki ve yüküm dağılımı amacına hizmet eden bir koruma hükmüdür. Maddenin koruduğu menfaat; kanunun bütünü içinde benzer amaçla konulmuş diğer hükümlerle (TMK m.2 dürüstlük, TMK m.4 hakkaniyet, TBK m.49 haksız fiil) birlikte değerlendirilmelidir. Uyuşmazlıkta tarafların karşılıklı iddialarını dayandırdıkları olguların ispat yükü, TMK m.6 uyarınca iddia eden tarafa düşer; ancak kanunun aksine bir karine getirdiği durumlarda bu yük tersine döner. Hak arayan tarafın, delilleri dava açılırken eksiksiz sunması; karşı tarafın ise süresi içinde savunmasını somutlaştırması, davanın sağlıklı sonuçlanmasının olmazsa olmaz koşuludur.
