TMK 783. Madde
(1) İrtifak hakkı, tescilin terkini veya yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olmasıyla sona erer.
TMK 783. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 707 nci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Maddenin “İrtifak hakkının sakıt olması” şeklindeki konu başlığı “Sona ermesi” şeklinde değiştirilmiş, kenar başlığıyla birlikte, arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Ancak yürürlükteki metinde yer alan “kaydın terkini” deyimi, kayıt ve tescil kelimelerinin teknik anlamlarıgöz önüne alınmak suretiyle “tescilin terkini” olarak değiştirilmiştir.
Açıklama
taşınmaz lehine irtifak hakları alanında sona ermesi meselesi, Türk Medeni Kanunu’nun 783. maddesinde somut kurallara bağlanmıştır. Maddenin açılış cümlesi — “İrtifak hakkı, tescilin terkini veya yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olmasıyla sona erer.” — düzenlemenin esas iskeletini ortaya koymakta; hükmün tek fıkrası içinde kuralın tüm unsurları toplanmıştır. Hüküm, 4721 sayılı Kanunun sistematiği içinde konunun ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş; böylece bir taşınmaz yararına diğer taşınmaz üzerinde kurulan sınırlı kullanım yetkisi bakımından Türk hukukunda yerleşik bir çerçeve sunulmuştur.
Maddenin tek fıkrası “İrtifak hakkı, tescilin terkini veya yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olmasıyla sona erer.” ifadesiyle hükmün esasını kurmaktadır. Bu düzenlemenin unsurları tek tek ele alındığında, yararlanan taşınmaz, yüklü taşınmaz, tescil, tadilat, süre kavramlarının somut olayda nasıl karşılanacağı ortaya çıkar. Özellikle kuralın uygulanabilmesi için öngörülen koşulların her birinin ispatı ayrı ayrı yapılmalı; aksi takdirde hak talebinin dayanaktan yoksun kalma riski doğar.
Madde, TMK 779-836, Tapu Kanunu, Tapu Sicili Tüzüğü, Kadastro Kanunu ile bir bütün halinde uygulanır. sona ermesina ilişkin bir uyuşmazlıkta hâkim yalnız 783. maddeyi değil, TMK 704 (tescil), 779 (tanım), 836 (sona erme), Tapu K. m.26 gibi komşu hükümleri de dikkate almak zorundadır. Bu bütünsel yorum, TMK m.1’deki kanunun sözü ve özüyle uygulanma ilkesinin 783. madde bakımından somutlaşmış halidir ve sistematik tutarlılığı güvenceye alır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi kararları, sona ermesi konusundaki uyuşmazlıkları maddenin lafzı ile koruduğu menfaat arasındaki dengeyi gözeterek çözmüştür. Yerleşik içtihatta ispat yükü açıkça davacıya yüklenmiş; iddianın somut belgelerle veya tanıkla desteklenmesi aranmıştır. Hâkimin re’sen dikkate alacağı hususlar ile tarafların ileri sürmesi gereken hususlar net biçimde ayrılmakta; usul ekonomisi ilkesi (HMK m.30) de bu ayrımda rol oynamaktadır.
Uygulama açısından 783. madde, taşınmaz lehine irtifak hakları alanındaki uyuşmazlıklarda sıkça dayanılan temel hükümlerdendir. Avukat, sona ermesi kapsamındaki bir talebi ileri sürerken maddenin unsurlarının her birini somut olayda ayrı ayrı ispatlamalı; ilgili yardımcı mevzuat (TMK 779-836, Tapu Kanunu) referanslarıyla iddiayı güçlendirmeli; varsa hak düşürücü süreleri ve zamanaşımını dikkatle izlemelidir. Dava dilekçesinde unsurların tek tek karşılanması, savunmada ise karşı delillerin zamanında sunulması, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının sınırları içinde değerlendirilmelidir.
Son olarak belirtmek gerekir ki 783. madde, taşınmaz lehine irtifak hakları içinde bir taşınmaz yararına diğer taşınmaz üzerinde kurulan sınırlı kullanım yetkisi amacına hizmet eden bir koruma hükmüdür. Maddenin koruduğu menfaat; kanunun bütünü içinde benzer amaçla konulmuş diğer hükümlerle (TMK m.2 dürüstlük, TMK m.4 hakkaniyet, TBK m.49 haksız fiil) birlikte değerlendirilmelidir. Uyuşmazlıkta tarafların karşılıklı iddialarını dayandırdıkları olguların ispat yükü, TMK m.6 uyarınca iddia eden tarafa düşer; ancak kanunun aksine bir karine getirdiği durumlarda bu yük tersine döner. Hak arayan tarafın, delilleri dava açılırken eksiksiz sunması; karşı tarafın ise süresi içinde savunmasını somutlaştırması, davanın sağlıklı sonuçlanmasının olmazsa olmaz koşuludur.
