TTK ▸ Madde 1262
Madde 1261
MADDE 1262

VII- Bedensel zarardan doğan sorumluluğun sınırı

Madde Listesi
Madde 1263

TTK 1262. Madde

(1) Yolcunun ölümü veya yaralanmasından dolayı taşıyanın 1256 ncı madde gereğince sorumluluğu, hiçbir hâlde, her olay için yolcu başına 400.000 Özel Çekme Hakkını geçemez; 1256 ncı maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi hükmü saklıdır. Tazminat, irat şeklinde belirlenirse, ödenecek tazminatın anapara değerinin toplamı bu miktarı aşamaz.

TTK 1262. Madde Gerekçesi

6762 sayılı Kanunda bulunmayan bu hüküm 2002 Atina Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrası esas alınarak sevkedilmiştir. Birinci cümlenin sonunda 1256 ncı maddenin birinci fıkrası ikinci cümlesinin saklı tutulmasının sebebi, gemi kazası hallerinde 250.000 ÖÇH sınırının esas alınacağını, ancak taşıyanın kusuru halinde talep edilebilecek fazla zarar bakımından da bu maddedeki 400.000 ÖÇH sınırının geçilemeyeceğini vurgulamaktır.

TTK 1262. Madde Açıklaması

TTK Madde 1262, TTK’nın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaret hukukunun yolcu taşıma sözleşmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde bedensel zarardan doğan sorumluluğun sınırı konusunu düzenlemektedir. Bu düzenleme, deniz yoluyla yolcu ve bagaj taşınmasına ilişkin 2002 Atina Sözleşmesi’nin iç hukukumuza yansıması niteliğindedir; Sözleşme’nin sorumluluk rejimine paralel hükümler öngörülmüştür. Deniz yoluyla yolcu taşımacılığının kendine özgü tehlike ve sorumluluk yapısı, bu alandaki hukuki çerçevenin Türk Borçlar Kanunu’nun genel taşıma hükümlerinden bağımsız, özel ve emredici nitelikte ayrı bir sistem olarak kurgulanmasını zorunlu kılmaktadır. TTK’nın bu bölümündeki hükümlerin büyük bölümü, uluslararası deniz hukukuyla uyumlu olarak hazırlanmış olup 6102 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte iç hukukumuz uluslararası standartlara kavuşturulmuştur. Söz konusu hüküm, TTK m.1256 hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Uygulamada TTK Madde 1262, deniz yoluyla yolcu taşımacılığı yapan deniz yoluyla yolcu taşımacılığı yapan işletmeciler, gemi sahipleri ve seyahat şirketleri arasındaki uyuşmazlıklarda belirleyici rol oynamaktadır. Yolcunun kaza sonucu ölümü veya yaralanması, bagajının zayi ya da hasara uğraması gibi somut durumlarda taşıyanın hukuki sorumluluğunun kapsamı, bu madde hükmü çerçevesinde belirlenmektedir. Taşıyan, kanunda öngörülen sorumluluk sınırlarını aşağıya çeken sözleşme koşulları kararlaştıramaz; böyle bir düzenleme yapılmış olsa dahi söz konusu koşullar yolcuya karşı geçersiz sayılır. Yolcunun bildirim yükümlülüğüne uymaması ise ispat yükünü etkileyebilmekte; öngörülen sürelerin kaçırılması alacak hakkının yitirilmesine yol açmaktadır. Bu nedenle denizcilik işletmelerinin sözleşme ve sigorta politikalarını bu madde hükümleriyle titizlikle uyumlu hâle getirmesi zorunludur.

TTK Madde 1262’ye aykırılığın hukuki sonuçları hem maddi hem de usul hukuku boyutunda kendini göstermektedir. Emredici nitelikteki hükümlere aykırı sözleşme koşulları geçersiz sayılmakta; bu hükümlerden yolcu aleyhine sapma mümkün bulunmamaktadır. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “6762 sayılı Kanunda bulunmayan bu hüküm 2002 Atina Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrası esas alınarak sevkedilmiştir.” Zamanaşımı sürelerinin aşılması veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, alacağın tamamen yitirilmesine yol açabilmektedir. Yargıtay’ın bu alandaki yerleşik içtihadına göre ispat külfeti, bildirim süreleri ve sorumluluk sınırlarının yorumu katı biçimde ele alınmakta; taşıyanın muafiyet iddiasını ispatlaması gerekmektedir. Bu doğrultuda denizcilik işletmelerinin hukuki ve sigorta yapılanmalarını TTK Madde 1262 hükümleriyle eksiksiz biçimde uyumlu hâle getirmeleri zorunludur.

Madde 1261
MADDE 1262

VII- Bedensel zarardan doğan sorumluluğun sınırı

Madde Listesi
Madde 1263
Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/ttk-madde/madde-1262/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık