TTK 1263. Madde
(1) Kabin bagajının uğradığı zıya veya hasardan dolayı taşıyanın sorumluluğu, hiçbir hâlde, her taşıma için yolcu başına 2.250 Özel Çekme Hakkını aşamaz.
(2) Araçlar ve içlerinde veya üzerlerinde taşınan her çeşit bagajın uğradığı zıya ve hasardan dolayı taşıyanın sorumluluğu, hiçbir hâlde, her taşıma için araç başına 12.700 Özel Çekme Hakkını aşamaz.
(3) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilenler dışındaki bagajın zıyaı veya hasarından dolayı taşıyanın sorumluluğu, hiçbir hâlde, her taşıma için yolcu başına 3.375 Özel Çekme Hakkını aşamaz.
(4) Taşıyan ve yolcu, taşıyanın sorumluluğuna, zararın tamamından indirilmek üzere aracın uğrayacağı zıya veya hasar için 330 Özel Çekme Hakkı, diğer bagajın uğrayacağı zıya veya hasar için de yolcu başına 149 Özel Çekme Hakkını aşmayacak bir muafiyetin uygulanması hususunda anlaşabilirler.
TTK 1263. Madde Gerekçesi
2002 Atina Sözleşmesinin 8 inci maddesinden alınmıştır.
TTK 1263. Madde Açıklaması
TTK Madde 1263, TTK’nın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaret hukukunun yolcu taşıma sözleşmesine ilişkin hükümleri çerçevesinde bagaj ve araçların zıyaı veya hasarından doğan sorumluluğun sınırı konusunu düzenlemektedir. Bu düzenleme, deniz yoluyla yolcu ve bagaj taşınmasına ilişkin 2002 Atina Sözleşmesi’nin iç hukukumuza yansıması niteliğindedir; Sözleşme’nin sorumluluk rejimine paralel hükümler öngörülmüştür. Deniz yoluyla yolcu taşımacılığının kendine özgü tehlike ve sorumluluk yapısı, bu alandaki hukuki çerçevenin Türk Borçlar Kanunu’nun genel taşıma hükümlerinden bağımsız, özel ve emredici nitelikte ayrı bir sistem olarak kurgulanmasını zorunlu kılmaktadır. TTK’nın bu bölümündeki hükümlerin büyük bölümü, uluslararası deniz hukukuyla uyumlu olarak hazırlanmış olup 6102 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte iç hukukumuz uluslararası standartlara kavuşturulmuştur.
Uygulamada TTK Madde 1263, deniz yoluyla yolcu taşımacılığı yapan deniz yoluyla yolcu taşımacılığı yapan işletmeciler, gemi sahipleri ve seyahat şirketleri arasındaki uyuşmazlıklarda belirleyici rol oynamaktadır. Yolcunun kaza sonucu ölümü veya yaralanması, bagajının zayi ya da hasara uğraması gibi somut durumlarda taşıyanın hukuki sorumluluğunun kapsamı, bu madde hükmü çerçevesinde belirlenmektedir. Taşıyan, kanunda öngörülen sorumluluk sınırlarını aşağıya çeken sözleşme koşulları kararlaştıramaz; böyle bir düzenleme yapılmış olsa dahi söz konusu koşullar yolcuya karşı geçersiz sayılır. Yolcunun bildirim yükümlülüğüne uymaması ise ispat yükünü etkileyebilmekte; öngörülen sürelerin kaçırılması alacak hakkının yitirilmesine yol açmaktadır. Bu nedenle denizcilik işletmelerinin sözleşme ve sigorta politikalarını bu madde hükümleriyle titizlikle uyumlu hâle getirmesi zorunludur.
TTK Madde 1263’ye aykırılığın hukuki sonuçları hem maddi hem de usul hukuku boyutunda kendini göstermektedir. Emredici nitelikteki hükümlere aykırı sözleşme koşulları geçersiz sayılmakta; bu hükümlerden yolcu aleyhine sapma mümkün bulunmamaktadır. Zamanaşımı sürelerinin aşılması veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, alacağın tamamen yitirilmesine yol açabilmektedir. Yargıtay’ın bu alandaki yerleşik içtihadına göre ispat külfeti, bildirim süreleri ve sorumluluk sınırlarının yorumu katı biçimde ele alınmakta; taşıyanın muafiyet iddiasını ispatlaması gerekmektedir. Bu doğrultuda denizcilik işletmelerinin hukuki ve sigorta yapılanmalarını TTK Madde 1263 hükümleriyle eksiksiz biçimde uyumlu hâle getirmeleri zorunludur.
