TTK 1293. Madde
(1) Çatma sonucu uğranılan zararın tazmini için açılacak davalar öncesinde bir ihtar düzenlenmesine veya başkaca bir şekil şartının yerine getirilmesine gerek yoktur.
TTK 1293. Madde Gerekçesi
Bu hüküm, 1910 Sözleşmesinin 6 ncı maddesinın birinci fıkrasından alınmıştır. 6762 sayılı Kanunda bulunmaması bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
TTK 1293. Madde Açıklaması
TTK Madde 1293, TTK’nın dördüncü kitabında düzenlenen deniz ticaret hukukunun çatma hükümlerinin sistematiği içinde şekil şartı yokluğu konusunu düzenlemektedir. Denizde çatma, iki veya daha fazla deniz aracının çarpışması ya da birinin diğerine zarar vermesi sonucu doğan, sorumluluk hukuku ile deniz sigortası hukuku açısından özgün kurallar gerektiren bir deniz olayıdır. 6102 sayılı TTK çatma hükümlerini uluslararası sözleşmeler ve mukayeseli hukukla uyumlu biçimde yeniden düzenlemiş; hem maddi hem usul hukuku boyutunda ayrıntılı bir çerçeve oluşturmuştur.
Uygulamada TTK Madde 1293, iki ya da daha fazla deniz aracının çarpışmasından doğan sorumluluk ve tazminat uyuşmazlıklarında temel başvuru kaynağı konumundadır. donatan şirketleri, gemi sigortacıları, kaptan ve gemi adamları arasındaki çatma davalarında kusur oranlarının tespiti, sorumluluk sınırlarının uygulanması ve tazminat taleplerinin hukuki dayanağı bu madde hükmüyle doğrudan ilişkilidir. Çatmanın gemilerden yalnızca birinin kusurundan kaynaklanması durumunda tam sorumluluk; her iki tarafın da kusurlu olduğu hallerde ise oranlı sorumluluk rejimleri devreye girmektedir. Mücbir sebep ya da tesadüf hâlinde ise tarafların birbirine karşı herhangi bir tazminat talebi doğmamaktadır. Uygulamada sigortacılar, ortak avarya adjustor’ları ve hukuk müşavirleri bu maddenin öngördüğü usul ve sürelere titizlikle uymak durumundadır.
TTK Madde 1293’ye aykırılığın hukuki sonuçları; tazminat taleplerinin zamanaşımına uğraması, ispat yükünün ters dönmesi ve sigortacının rücu haklarını kaybetmesi gibi ağır sonuçları kapsamaktadır. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “Bu hüküm, 1910 Sözleşmesinin 6 ncı maddesinın birinci fıkrasından alınmıştır.” İki yıllık zamanaşımı süresinin çatmanın gerçekleştiği andan itibaren işlemeye başladığı, bu süre içinde dava açılmaması hâlinde talep hakkının tamamen düştüğü Yargıtay kararlarında kararlılıkla vurgulanmaktadır. Kaptanın yardım görevini yerine getirmemesi ise donatanın sorumluluğunu etkilememekte; yardım görevinin ihmalinden kaynaklanan kişisel sorumluluk bağımsız olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle çatma olayının hemen ardından delil tespiti yaptırılması, tutanakların düzenlenmesi ve sigortacının derhal bilgilendirilmesi kritik önem taşımaktadır.
