TTK 1505. Madde
(1) Sigorta ettiren lehine sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar ihtiyaten veya kesin olarak haczedilirse ya da sigorta ettiren hakkında iflasın açılmasına karar verilirse, adı belirtilerek gösterilmiş olan lehtar, sigorta sözleşmesine sigorta ettirenin onayı ile onun yerine taraf olabilir.
(2) Lehtar, sözleşmeye taraf olursa, sözleşmenin sigortacı tarafından feshi hâlinde, haczi uygulatan alacaklının veya iflas masasının alacaklarını, sigorta ettirenin sigortacıdan isteyebileceği miktara kadar karşılamakla yükümlüdür.
(3) Sözleşmede lehtar hiç veya adı belirtilerek gösterilmemişse, birinci fıkrada açıklanan hak, sigorta ettirenin eşine ve çocuklarına geçer.
(4) Lehtarın veya eş ve çocuklarının, sigorta ettirenin yerine sözleşmeye taraf olabilmeleri için, sigortacıya bildirimde bulunmaları şarttır. Lehtarın veya eş ve çocuklarının haczi öğrendikleri veya iflasın açıldığı tarihten başlayarak, bir ay içinde bildirim yapmamaları hâlinde, birinci fıkrada açıklanan hak düşer.
TTK 1505. Madde Gerekçesi
Bu madde, Alman Sigorta Sözleşmeleri Kanununun, 19/12/1939 tarihli Kanun ile değişik 117 nci maddesinden alınmıştır. Madde lehdarı veya sigorta ettirenin eşini ve çocuklarını korumak amacıyla sevk edilmiştir. Sigorta ettirenin mal varlığı cebri icra konusu yapıldığında, sigorta sözleşmesinden doğan hakların zedelenmemesi için, Tasarının bu maddesi ile ismen belirlenmiş lehdara veya lehdar ismen belirlenmemişse, sigorta ettirenin eşine ve çocuklarına sigorta sözleşmesine doğrudan taraf olma hakkı tanınmaktadır. Maddenin dördüncü fıkrasına göre bu hak, haczin veya iflâsın öğrenildiği tarihten bir ay içinde sigortacıya yapılacak bir ihbarla kullanılacaktır. Bu süre ise hak düşürücü süre niteliğindedir.
Açıklama
TTK Madde 1505, sigorta ettireni koruyan bir mekanizma sunarak, onun mali sıkıntıya düştüğü durumlarda lehtar ve yakınlarının sigorta sözleşmesine taraf olabilmesini düzenler. Bu madde, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) haksız fiil ve edimde kusur ile ilgili genel hükümleri ile ilişkili olup, sigorta sözleşmelerine özgü koruyucu bir hükümdir. Madde, sigorta ettirenin haczi veya iflası durumunda hakların korunmasını sağlayarak, sigortacı ile sigorta ettiren arasındaki temel ilişkiye yeni bir taraf eklenmesine izin verir. TTK Madde 1505’in uygulanması, adı belirtilerek gösterilmiş lehtarın varlığını veya sigorta ettirenin aile fertlerinin mevcudiyetini gerekli kılar. Bu düzenleme, medeni hukuk ilkeleri ile ticari işlemler arasında denge kurmayı amaçlamaktadır.
Uygulamada, lehtarın sigorta ettirenin yerine geçebilmesi için sigortacıya bildirim yapması şarttır. Haczi veya iflasın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde bu bildirim yapılmaması, hakkın kalıcı olarak düşmesi sonucunu doğurur. Örneğin, A kişi mal varlığının haczi kapsam��nda sigorta sözleşmesinin parası da tehdit altındaysa, ismen gösterilmiş lehtar B kişi, sigorta sözleşmesine taraf olarak haciz veya iflas masasının alacaklarını karşılamakla yükümlü hale gelir. Sözleşmeye taraf olan lehtar, sigortacının sözleşmeyi feshetmesi durumunda ise alacaklıyı belirli bir sınıra kadar ödemeyi üstlenir. Lehtar adı belirtilmemişse, bu hak sigorta ettirenin eşi ve çocuklarına intikal eder.
Hak düşüm süresi geçtiğinde lehtar ve yakınları artık sigorta sözleşmesine taraf olamaz ve sigorta haklarından yararlanamaz. Yargıtay içtihadı, bu sürenin hak düşürücü niteliği nedeniyle katı bir şekilde uygulanması gerektiğini kabul etmiştir. Sigortacı tarafından sözleşmenin feshedilmesi, lehtarın alacaklıya yönelik sorumluluğunu da doğurur. Böylelikle TTK Madde 1505, sigorta ettirenin ödeme yeteneği ortadan kalktığında, lehtarları ve aile fertlerini sözleşmeye katılma imkânı vererek onları korumayı amaçlamaktadır.
