TTK 446. Madde
(1)
a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,
b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,
c) Yönetim kurulu,
d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.
TTK 446. Madde Gerekçesi
Hüküm, 6762 sayılı Kanunun 381 inci maddesinin tekrarıdır.
Açıklama
TTK Madde 446, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirket genel kurul kararlarının denetimi kapsamında i̇ptal davası açabilecek kişiler konusunu düzenlemektedir. Pay sahiplerinin hukuki güvencesi ve şirket iradesi oluşturma sürecinin hukuka uygunluğu, bu madde aracılığıyla yargısal denetime açık tutulmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun hukuki işlemlerin geçersizliğine dair genel ilkeleri ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun dava şartlarına ilişkin hükümleri de bu düzenlemeyle birlikte değerlendirilmektedir. Şirket iç karar mekanizmalarının hukuka uygunluğunu sağlamak açısından bu madde hükmü, anonim şirket hukukunun en sık başvurulan denetim araçlarından birini oluşturmaktadır. Genel kurul kararlarının kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırılık hâllerinde iptal edilebileceği; nisap eksikliği ve iradenin saptırılması durumlarında ise butlanla karşılaşılabileceği bilinmektedir.
Uygulamada TTK Madde 446, hukuka aykırı alınan genel kurul kararlarının yargı denetimine tabi tutulmasını sağlamakta; iptal davası açma süresi, dava ehliyeti ve kararın yürütülmesinin durdurulması gibi usul sorunlarına çözüm getirmektedir. Genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davaları, anonim şirket hukukunun en işlek yargı konularından birini oluşturmaktadır. Butlan hallerinin ise süre sınırı olmaksızın ileri sürülebilmesi, uygulamada muvazaalı işlemlere karşı etkin bir başvuru yolu sunmaktadır. Dava açma hakkının kötüye kullanıldığı hallerde davacının sorumluluğuna gidilmesi de bu madde kapsamında değerlendirilmektedir. İptal davası sürecinde teminat yatırılması yükümlülüğü, kararın yürütmesinin durdurulması taleplerindeki mahkeme takdir yetkisi ve kesinleşen kararın tüm pay sahiplerine etkisi, kurumsal hukuk danışmanlığında titizlikle takip edilmesi gereken başlıklardır.
TTK Madde 446 kapsamında açılan iptal ve butlan davalarında mahkemeler, kararın usul ve esas hukuka uygunluğunu bütünlüklü biçimde incelemektedir. Yargıtay’ın bu alandaki yerleşik içtihadı; toplantı çağrısının kanuna uygunluğunu, gündem dışı kararları, nisap eksikliklerini ve kötüniyet iddialarını ayrıntılı biçimde ele almaktadır. İptal kararının kesinleşmesiyle birlikte genel kurul kararı herkese karşı hüküm ifade etmekte; bu sonuç şirketin tescil edilmiş işlemlerini de etkilemektedir. Kötüniyetle dava açıldığı tespit edildiğinde davacı, şirketin ve davalıların zararlarını tazmin etmekle yükümlüdür. İptal davasının kararın yürütülmesini durdurucu etkisinin bulunmadığını, bunun için ayrı bir ihtiyati tedbir talep edilmesi gerektiğini ve bu talebin mahkeme tarafından sıkı koşullara bağlandığını da vurgulamak gerekir. Bu nedenle genel kurul kararlarının alınma aşamasında hukuki uygunluk denetiminin titizlikle yapılması ve olası itirazların önceden bertaraf edilmesi büyük önem taşımaktadır.
