TTK 456. Madde
(1) İç kaynaklardan yapılan artırım hariç, payların nakdî bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye artırılamaz. Sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez.
(2) Artırıma, esas sermaye sisteminde 459 uncu maddeye göre genel kurul; kayıtlı sermaye sisteminde, 460 ıncı madde gereğince, yönetim kurulu karar verir. Esas sözleşmenin ilgili hükümlerinin, gerekli olduğu hâllerde izni alınmış bulunan değişik şekli, genel kurulda değiştirilerek kabul edilmişse, bunun Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca onaylanması şarttır.
(3) Artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı ve alınmışsa izin geçersiz hâle gelir ve 345 inci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
(4) 353 ve 354 üncü maddeler ile 355 inci maddenin birinci fıkrası tüm sermaye artırımı türlerine kıyas yoluyla uygulanır.
(5) Sermayenin artırılması kararının tesciline, aşağıdaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, 455 inci madde uygulanır.
TTK 456. Madde Gerekçesi
Hükmün birinci fıkrasının birinci cümlesi 6762 sayılı Kanunun 391 inci maddesinin birinci fıkrası (1) hükmünü devam ettirmekte, ikinci cümle ise nispeten ihmâl edilebilir, (ifa edilmemiş) tutarların sermaye artırımını engellemeyeceğini hükme bağlamaktadır. İkinci fıkra artırım usulüne ilişkin olup açıklamayı gerektirmeyecek kadar açıktır. Üçüncü fıkra, sürüncemede bırakılan artırımları geçersiz sayarak uygulamadaki bir ihtiyaca cevap vermiştir. Dördüncü fıkra fesih davası ile tescil ilkelerinin sermaye artırımlarında da kıyas yolu ile uygulanmasını sağlamaktadır. Beşinci fıkraya rağmen 355 inci maddeye gönderme yapılmasının sebebi tescilin kurucu etkisidir.
Açıklama
TTK Madde 456, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlerde sermaye artırımına ilişkin kapsamlı hükümler bütününde genel olarak konusunu ele almaktadır. Anonim şirket finansmanının temel araçlarından biri olan sermaye artırımı, pay sahiplerinin rüçhan haklarının korunması ve alacaklılar güvencesi bakımından katı bir usul rejimine tabi tutulmaktadır. Düzenleme, TTK m.459, TTK m.460, TTK m.345, TTK m.354 hükümleriyle birlikte bir bütün oluşturmaktadır. Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili SPK tebliğleri, halka açık şirketlerde bu hükmü tamamlayan özel düzenlemeler öngörmektedir. Gerçek bir sermaye artırımı için taahhüt edilen payların bedelinin en az dörtte birinin tescilden önce ödenmesi, geri kalan kısmın ise belirli bir süre içinde tamamlanması zorunludur; bu kurallar sermayenin gerçekten karşılanması ilkesinin somut yansımalarıdır.
Uygulamada TTK Madde 456, anonim şirket sermaye artırım sürecinin hem usul hem de esas boyutlarını belirlemektedir. Pay sahiplerinin rüçhan haklarının kullandırılması, rüçhan hakkının kısıtlanmasında genel kurul onayı ve bu kısıtlamanın haklı nedenlere dayanması zorunluluğu, uygulamada en sık karşılaşılan hukuki sorunlardandır. Kayıtlı sermaye sistemindeki şirketlerde yönetim kurulunun sermaye artırım yetkisinin sınırları ve kullanım süresi de bu madde çerçevesinde tartışılmaktadır. Sermaye taahhütlerinin yerine getirilmemesi hâlinde yönetim kurulunun alması gereken önlemler de pratik açıdan önem taşımaktadır. İç kaynaklardan sermaye artırımı ile dış kaynaklı artırım arasındaki usul farklılıkları, sermaye artırım kararının genel kurulda ya da kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulunda alınması ile denetleme raporunun hazırlanması aşamaları dikkatle izlenmesi gereken adımlardır.
TTK Madde 456’ye aykırı biçimde yürütülen sermaye artırım süreçleri, hem iptal davasına hem de yönetim kurulunun tazminat sorumluluğuna konu olabilmektedir. Rüçhan hakkının hukuka aykırı kısıtlanması, pay sahiplerinin bu kısıtlamayı öğrendikleri tarihten itibaren belirli bir süre içinde dava açmalarına imkân vermektedir. Yargıtay, kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kuruluna tanınan artırım yetkisinin sınırları ve süresi konusunda katı bir yorum benimsemekte; bu yetkinin kötüye kullanılmasına karşı pay sahiplerinin korunmasını ön plana çıkarmaktadır. Denetim raporlarındaki eksiklikler nedeniyle sermaye artırımının iptal edildiğine ilişkin emsal kararlar da mevcuttur. Sermaye artırımının ticaret siciline tescilinden önce gerçekleştirilen işlemlerin hukuki geçerliliği ve tescil tarihiyle önceki tarihli işlem yapma yasağı, uygulamada dikkatli yönetilmesi gereken bir diğer önemli meseledir.
