TMK 293. Madde
(1) Eşler, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenme sırasında veya evlenmeden sonra, yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadırlar.
(2) 17 Anayasa Mahkemesi’nin 25/6/2009 tarihli ve E.: 2008/30, K.: 2009/96 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl…” ibaresi iptal edilmiştir. 18 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “Çocuk,” ibaresi “Ana doğumdan, çocuk ise” şeklinde değiştirilmiştir. 19 Anayasa Mahkemesi’nin 10/10/2013 tarihli ve E.: 2013/62, K.: 2013/115 sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…her hâlde doğumdan başlayarak beş yıl…” ibaresi, iptal edilmiştir.
(3) Bildirimin yapılmamış olması, çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâbi olmasını engellemez.
(4) Daha önce tanıma veya babalığa hükümle soybağı kurulmuş çocukların ana ve babası birbiriyle evlenince, nüfus memuru re’sen gerekli işlemi yapar.
TMK 293. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 248 inci maddesini karşılayan bu madde, birinci fıkrasında, evlilik dışında doğmuşolmakla birlikte ana ve babasının evlenmesi sayesinde koca (baba) ile soybağıkurulan çocuğu, eşlerin nüfus memurluğuna bildirme zorunluluğunu düzenlemektedir. Bildirimde bulunulacak nüfus memuru, evlenme sırasında ve ya evlenmeden sonra eşlerin yerleşim yerlerindeki ve ya evlenmenin yapıldığıyerdeki nüfus memurudur. Yürürlükteki Kanunun 248 inci maddesinin ikinci cümlesini karşılayan ikinci fıkra gereğince ise, bildirimin yapılmamışolmasıçocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tâ bi olmasını, yani onunla babası (koca) arasında soybağının kurulmasınıengellememektedir. Üçüncüfıkrada ise, daha önce tanıma ve ya babalığa hükümle soybağıkurulmuşçocukların ana ve babasıbirbiriyle evlenince, nüfus memurunun gerekli işlemi re’sen yapacağı hükme bağlanmaktadır.
Açıklama
TMK 293. maddesi, sonradan evlenme yoluyla soybağı kurmak isteyen eşlere ortak çocuklarını evlenme sırasında veya evlenmeden sonra nüfus memuruna ya da mahkemeye bildirme yükümlülüğü getirir. Bildirme, soybağının kurulmasının idari ve kayıt hukuku boyutunu tamamlar; salt evlenme işlemi nüfus sicilindeki soybağı kaydını otomatik oluşturmaz, açık bir bildirimine ihtiyaç vardır.
Bildirim, hem nüfus memuruna hem mahkemeye yapılabilir. Evlenme sırasında yapılan bildiri, evlenme akdiyle eş zamanlıdır; sonradan yapılan bildiri ise herhangi bir süreye bağlanmamıştır. Bildirim yapılmaksızın uzun süre geçirilmesi, üçüncü kişilerin haklarını etkileyebilir ve itiraz süreçlerini karmaşık hâle getirebilir.
Bildirimin reddedilmesi ya da tartışmalı olması hâlinde mahkeme yoluna gidilmesi gerekir. Nüfus müdürlükleri, usule uygun yapılan bildirimleri tescil etmekle yükümlüdür; tescil işlemi çocuğun kimlik bilgilerini günceller. Yargıtay, bildirim tarihini soybağının hukuki etkilerinin başlangıcı değil, tescil tarihi olarak değerlendirmekte; asıl etkiyi evlenme tarihine bağlamaktadır.
