TMK 603. Madde
(1) Mirasbırakanın alacaklılarının hakları, vasiyet alacaklılarının haklarından, vasiyet alacaklılarının hakları da mirasçıların alacaklılarının haklarından önce gelir.
(2) Mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçıların alacaklıları ile mirasbırakanın alacaklıları aynı haklara sahiptirler.
TMK 603. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 543 üncümaddesini karşılamaktadır. Birinci fıkrada, vasiyet alacaklılarıile mirasçıların alacaklılarıkarşılaştığında, kime öncelik tanınacağıhususuna açıklık getirilmişve vasiyet alacaklıları, alacaklarınısafîtereke üzerinden (tereke borçlarıödendikten sonra) alacaklarıiçin, vasiyet alacaklılarının, mirasçıların alacaklılarına göre önceliği olduğu belirtilerek bu konuda mevcut boşluk doldurulmuştur. Ayrıca mirasçılar, vasiyet alacaklarıifa edildikten sonra kalan terekeyi paylaşacaklarından ve mirasçıların alacaklılarıda, borçlusuna (mirasçıya) düşecek pay üzerinde istem hakkına sahip olacağından, vasiyet alacaklılarının haklarının, mirasçının alacaklılarının haklarından önce gelmesi olağandır. İkinci fıkrada, sözüedilen iki alacaklıarasındaki eşitlikten maksat, tüm tereke üzerinde eşit hakka sahip olduklarıdeğildir. Burada sözüedilen eşitlik mirasıkayıtsız şartsız kabul eden mirasçıların alacaklılarının ona terekeden düşecek haklar üzerinde, mirasbırakanın alacaklılarının da terekeye yönelik haklarının aynısına sahip olmalarıbakımındandır.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 603. maddesi, terekenin borcunun mirasçılara geçişini ve tereke alacaklılarının mirasçılara karşı haklarını düzenler. Mirasçılar, mirası kabul etmekle terekenin borçlarından şahsen ve müteselsilen sorumlu hâle gelirler.
Müteselsil sorumluluk ilkesi, alacaklıların tüm mirasçılara ya da yalnızca birine karşı borcun tamamı için dava açabileceği anlamına gelir. İç ilişkide mirasçılar aralarındaki miras payı oranında birbirlerine rücu eder. Tereke alacaklıları hem terekeye hem de mirasçıların kişisel malvarlığına başvurabilir; ancak mirasçıların bilmedikleri borçlar bakımından sorumluluk sınırlı olabilir.
Tereke borçlarından sorumluluğun sınırlandırılması ise ret ya da resmi defter yoluyla mümkündür. Resmi defterde kayıtlı borçlar, miras yoluyla devralınan borçlar olarak tanımlanır; defterden anlaşılmayan borçlar için mirasçıların kişisel sorumluluğu sınırlı tutulabilir. Yargıtay, tereke alacaklısının terekenin pasiflerini ve alacak ilişkisini somut biçimde kanıtlaması gerektiğini; soyut taleplerle mirasçıların sorumlu tutulmaması gerektiğini tutarlı biçimde vurgulamaktadır.
