TMK 239. Madde
(1) Katılma alacağı ve değer artış payı ayın veya para olarak ödenebilir. Aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır; bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir.
(2) Katılma alacağının ve değer artış payının derhâl ödenmesi kendisi için ciddî güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerinin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.
(3) Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.
TMK 239. Madde Gerekçesi
Madde İsviçre Medenî Kanununun 218 inci maddesini karşılamaktadır. Eşlerden birinin katılma alacağının derhâ l ödenmesi, borçluyu ciddî güçlüklere sokabilir. Borçlunun bir ticarî işletme işletmesi ve nakit sıkıntısıçekmesi hâ linde böyle bir durum söz konusudur. Bu tür sakıncalarıgidermek amacıyla maddenin birinci fıkrasında katılma alacağının ve değer artışpayının derhâ l ödenmesinin borçlu eş için ciddî güçlükler doğuracağıhâ llerde, borçlu eşe ödemelerin uygun süre ertelenmesini isteme yetkisi tanınmıştır. 46 Maddenin ikinci fıkrasıkatılma alacağı ve değer artışpayına, aksine anlaşma olmadıkça faiz yürütülmesini ve durum ve koşulların gerektirmesi hâ linde borçlu eşten güvence istenmesini kabul etmiştir.
Açıklama
TMK 239. maddesi, katılma alacağı ve değer artış payının nasıl ödeneceğini düzenlemektedir. Bu alacaklar ayın veya para olarak ödenebilir. Aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır; bir mesleğin icrasına ayrılmış birimler ile işletmelerin ekonomik bütünlüğü ise bu çerçevede gözetilir.
Para yerine mal (ayın) ile ödeme imkânı, özellikle likiditesi yüksek malvarlığı bulunmayan borçlu eş açısından önem taşımaktadır. Borçlu eş, para yerine belirli bir taşınmazı ya da menkul kıymeti katılma alacağına mahsup olarak devredebilir; ancak bu devrin alacaklı eş tarafından kabul edilmesi gerekir. Sürüm değerinin esas alınması, ayın ile ödemenin değer bakımından nakde denk tutulmasını sağlar.
Mesleğin icrasına özgülenmiş birimler ile işletme bütünlüğünün korunması, katılma alacağının tahsili amacıyla bir işletmenin parçalanmasını ya da mesleki donanımın dağıtılmasını önleyen bir hakkaniyet güvencesidir. Mahkeme, işletmeyi bölerek katılma alacağını ödettirmek yerine borçlu eşe belirli bir süre tanıyabilir ya da alternatif bir ödeme planı belirleyebilir. Yargıtay, katılma alacağının tahsili aşamasında bu güvenceyi somut koşullara göre değerlendirmektedir.
