Bir kişiye IBAN numarası üzerinden transfer yaparken numaranın hatalı girilmesi sonucunda miktar başka hesaba geçer. Hesabına para geçen taraf, hukuken haklı bir sebebi bulunmadan malvarlığını çoğaltır. Bu artış hukukumuzda sebepsiz zenginleşme kavramıyla ifade edilir. Gönderici, haksız ödenen paranın iadesi talebiyle hukuki yollara başvurmalıdır. Böyle bir durumda yanlış hesaba para gönderen kişi, önce kendi bankasına başvurur. Banka sonuç vermezse gönderici sebepsiz zenginleşme davası açabilir. Buna karşılık istirdat davası, İİK m. 72’ye özgü ayrı bir yoldur.
Yazar: Av. Mehmet Tokar | Son güncelleme: 11 Eylül 2026
Sebepsiz Zenginleşme Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkar?
Malvarlığında bir taraf aleyhine yaşanan haksız artış kanunla korunmaz. Bir taraf hukuki bir dayanak olmadan başkası zararına değer kazanırsa sorumluluk doğar. Mahkeme incelemesinde haksız edinilen kazanımın iadesi gerektiğine hükmeder. Süreç dava açan kişinin haklılığını delillerle ortaya koymasıyla şekillenir.
Haksız ödenen paranın iadesi, kazanımın haklı bir sebebe dayanmamasına bağlıdır. Alacaklı, bu borcu dava veya ilamsız takip yoluyla tahsil eder. Kazanımın dayanağı geçersiz bir sözleşme ise dava şartları yine benzer şekilde uygulanır.
Hukuki dayanak bulunmayan kazanım, karşı tarafın malvarlığındaki eksilme pahasına gerçekleşir. Hukuk kuralları, nedensiz kazanımların korunmasını kural olarak reddeder.
Hukuki Dayanak ve TBK Kapsamında Sebepsiz Zenginleşme
Konunun temel dayanağı Türk Borçlar Kanunu hükümleridir. İlgili kurallar haksız zenginleşmeyi detaylı olarak açıklar. TBK m. 77 uyarınca haklı sebep olmaksızın zenginleşen kişi bu değeri iade etmelidir.
TBK m. 77 güncel kanun metni →
Kanun maddesi, yükümlülüğün doğduğu anı ve geri verme borcunu net şekilde belirler. Gönderici, iade talebini doğrudan bu maddeye dayandırır. TBK m. 77, İİK m. 72’deki istirdat davası bakımından dayanak değildir. Talep hakkı doğduğu andan itibaren alacaklı yasal yolları kullanabilir.
Dayanak maddenin içeriği, bedel iadesi için aranan şartları belirgin kılar. Şartlar oluşmadan mahkeme geri ödemeye karar vermez.
Sebepsiz Zenginleşme Davasının Unsurları Nelerdir?
Mahkeme incelemesinde iade için bazı kurucu unsurların varlığını arar. Bir değerin geri istenebilmesi, kanundaki şartların tamamlanmasına bağlıdır. Davacı, bu şartların kendi olayında tamamen bulunduğunu açıkça göstermelidir.
Eksik olan tek bir şart, iade talebinin reddine yol açabilir. Dava sürecinde tüm koşulların titizlikle mahkemeye sunulması gerekir.
Sebepsiz Zenginleşme İçin Haklı Bir Sebep Bulunmaması
Zenginleşmenin geçerli bir sözleşmeye veya yasal düzene dayanmaması şarttır. Geçerli ve ayakta kalan bir borç ilişkisi, iade talebini engeller. Sebep sonradan sona ererse veya hiç gerçekleşmezse talep yine doğar. Borcun ifası, ifa sebebine dayanır ve geçerli kabul edilir.
Yanlış hesaba para gönderildiğinde taraflar arasında önceden kurulan bir sözleşme yoktur. Yanlış alıcı, gelen parayı haklı bir sebebe dayanmadan kazanır.
Başkasının Malvarlığından Gerçekleşen Zenginleşme
Alıcının malvarlığında somut bir çoğalma veya borçlarında azalma görülmelidir. Fakirleşen tarafın malvarlığından çıkan değer doğrudan karşı tarafa geçmelidir. Zenginleşme olgusu, paranın hesaba girmesiyle anında gerçekleşir.
Fakirleşme ise parayı gönderen kişinin hesabındaki eksilmeyi gösterir. Transfer, bir tarafı fakirleştirirken diğerini sebepsiz yere zenginleştirmiş olur.
Fakirleşme İle Sebepsiz Zenginleşme Arasındaki İlliyet Bağı
Artış ile eksilme arasında neden-sonuç ilişkisinin bulunması zorunludur. Zenginleşme doğrudan davacının eylemi neticesinde gerçekleşmelidir. İlliyet bağı koptuğu takdirde iade davası kural olarak kabul edilmez.
Transfer işleminin doğrudan bir hesaptan diğerine geçmesi illiyet bağını ispatlar. Göndericinin işlemi, karşı tarafın kazanımına yol açan yegane eylemdir.
Yanlış Hesaba Para Gönderilmesi Halinde Bankanın Rolü
Hesap numarasının veya IBAN bilgisinin bir harf hatasıyla girilmesi yaygın bir sorundur. Hata sonrasında para doğrudan bilinmeyen bir kişiye geçer. Alıcı, hesabına gelen bu parayı sahiplenme hakkına kural olarak sahip değildir.
Gönderici işlemi fark ettiği an derhal kendi bankası ile temas kurmalıdır. Gönderici, bankasından transferin geri çağrılmasını talep eder.
Banka, hukuki bir dayanak olmadan alıcının hesabını tek taraflı borçlandıramaz. Onay alınamadığında yanlış hesaba para transferinden doğan ihtilaf hukuki sürece aktarılır.
Banka Aracılığıyla İade Yapılmaması ve İhtarname Süreci
Alıcı bankanın çağrısına olumsuz yanıt verdiğinde banka süreci kapatır. Gönderen taraf, doğrudan alıcı adresine ulaşıp noter ihtarnamesi hazırlatır. İhtarname, ödemenin iadesi için karşı tarafa verilen son süreyi bildirir.
Kötüniyetli zenginleşen, TBK m. 117 uyarınca zenginleşme tarihinde temerrüde düşer. İyiniyetli zenginleşenin temerrüdü için ise alacaklının bildirimi şarttır. Temerrüt tarihinden itibaren alacağa yasal faiz işletilmeye başlar.
Sebepsiz Zenginleşme Talebi ile İstirdat Davası Ayrımı
Gönderici, bu bedeli TBK m. 77 hükümlerine dayanarak dava yoluyla geri ister. İstirdat davası ise borçlunun İİK m. 72 uyarınca açtığı ayrı davadır. Davacı, sebepsiz yere azalan malvarlığının aynı değere ulaşmasını hedefler. İade borçlusu, şartları oluşmuşsa bedeli ve işlemiş faizi hak sahibine ödemekle yükümlüdür. Mahkeme, delilleri değerlendirerek transferin yasal dayanağı bulunmadığına hükmeder. Davacı, para alacağına ilişkin ilamı kural olarak kesinleşmeden icraya koyabilir.
İstirdat Davasında İspat Yükü ve Temel Deliller
İspat yükü HMK m. 190 hükmünce iddia eden göndericiye aittir. Davacı, ödemenin yapıldığını ve alıcının haklı sebebi bulunmadığını kanıtlamalıdır. Yanlış transfer, alıcının geçerli sebebi bulunmadığından TBK m. 77 kapsamında değerlendirilir. TBK m. 78/1, borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getirenleri kapsar. Bu hüküm, kişinin kendisini borçlu sanarak ödeme yaptığı halleri düzenler.
TBK m. 78 güncel kanun metni →
Temel delil konumundaki dekont, açıklama bölümündeki ibarelerle birlikte değerlendirilir. Dekontta kira veya borç ödemesi yazmıyorsa iade talebi güçlenir.
Sebepsiz Zenginleşme Taleplerinde Görevli ve Yetkili Mahkeme
Davanın doğru mahkemede açılması usul kuralları açısından zorunludur. Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesi olarak kabul edilir. Bireysel yanlış hesaba para transferlerinde genel görevli mahkeme kararı esastan inceler.
Uyuşmazlık TTK m. 4 kapsamında ticari davaysa asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Tüketici işlemi iptal edilip iade istendiğinde ise tüketici mahkemesi devreye girer.
Yetkili mahkeme genel hükümler gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Davacı, iade davasını HMK m. 6 uyarınca davalının yerleşim yerinde açar.
İstirdat Davasında Davacı ve Davalı Sıfatları ile Arabuluculuk
Geri isteme hakkı doğan kişi, davayı kendi adına açar. Parası azalan kişi doğrudan hakkını mahkemede arar. Başkası adına hesaptan işlem yapılmışsa asıl hak sahibi kimse davayı o açar.
Davalı sıfatı, hesabına yanlış hesaba para yatan kişiyi veya kurumu temsil eder. Şirket hesabına yanlışlıkla para yattığında davalı sıfatı tüzel kişiye ait olur.
Asliye hukuk mahkemesi kapsamındaki sebepsiz zenginleşme talepleri için arabuluculuk şartı bulunmaz. Ancak dava her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgiliyse kural değişir. TTK m. 5/A; konusu bir miktar para olan ticari alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğu dava şartı sayar.
Haksız Ödenen Paranın İadesi Kapsamında İyiniyetli ve Kötüniyetli Alıcı
TBK m. 79 uyarınca, zenginleşen elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlüdür. Mahkeme iyiniyeti, paranın elden çıkarıldığı andaki bilgi durumuna göre değerlendirir.
TBK m. 79 güncel kanun metni →
İyiniyetli zenginleşen, geri isteme sırasında elinde kalan kısmı geri verir. Zenginleşen, harcamanın zenginleşmeyi gerçekten sona erdirdiğini ispat eder.
Hesabına gelen paranın kendisine ait olmadığını anlayan kişi kötüniyetli kabul edilir. Kötüniyetli taraf, parayı kasıtlı olarak harcamış olsa dahi iadeden kurtulamaz. Tüm bedeli eksiksiz bir şekilde geri vermekle sorumludur.
Zenginleşen Tarafın Yaptığı Giderleri İsteme Hakkı
Alıcı, kendisine ait olmayan değere bakım yapmak için para harcamış olabilir. İyiniyetli kişi, TBK m. 80 hükmüyle zorunlu giderleri davacıdan alabilir.
TBK m. 80 güncel kanun metni →
İyiniyetli taraf yararlı giderleri de davacıdan talep edebilir. Kötüniyetli zenginleşen, zorunlu giderlerini ve mevcut değer artışı kadar yararlı gideri ister. Zenginleşen, kendisine karşılık önerilmezse zararsızca ayrılabilen eklemeleri geri vermeden önce söker.
Ahlaka Aykırı Amaca Dayalı Sebepsiz Zenginleşme Davası
Kanun hukuka veya ahlaka aykırı amaçlarla verilen değerlerin iadesini korumaz. TBK m. 81 hükmü, hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şeyin geri istenemeyeceğini düzenler.
TBK m. 81 güncel kanun metni →
Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonuç amacıyla verilen şey TBK m. 81 uyarınca geri istenemez. Kumar ve bahis için isteyerek yapılan ödemeler de TBK m. 605’teki istisnalar saklı kalmak üzere geri alınamaz. Mahkeme durumu tespit ederse talebi reddederek uyuşmazlığı sonlandırır. Hâkim, açılan davada verilen şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir.
Sebepsiz Zenginleşme Talebinde Zamanaşımı Süreleri
Alacaklının dava açma süresi kanunla kesin biçimde sınırlandırılmıştır. TBK m. 82 uyarınca istem hakkı en fazla on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
TBK m. 82 güncel kanun metni →
Gönderici iade hakkını öğrendikten itibaren iki yıl içinde davayı açmalıdır. İki yıllık süre, hak sahibinin geri isteme hakkını öğrendiği tarihte başlar.
Zenginleşmeden itibaren on yıl geçerse borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürebilir. TBK m. 161 uyarınca zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim, bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Süre dolduğunda borç eksik borç niteliğine dönüşür. TBK m. 82/2’ye göre zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanmasıyla gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğrasa bile her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir.
Zamanaşımının Durması veya Kesilmesi
Dava süreci başlamadan önce zamanaşımının kesilmesi ihtimali ortaya çıkabilir. Borçlunun borcu kabul etmesi durumunda işleyen zamanaşımı kural olarak kesilir. Kesilme sonrasında aynı süre sıfırdan işlemeye devam eder.
Banka ihtarnameleri doğrudan zamanaşımını kural olarak kesmez. Noter kanalıyla çekilen resmi ihtarlar belirli koşullarda temerrüt yaratır. Dava açılması ise süreyi koruyucu bir işlemdir.
İstirdat Davasında Üçüncü Kişilerin Durumu
Haksız ödenen paranın iadesi bazen üçüncü kişileri de ilgilendirir. Alıcı, hesabına gelen parayı bağışlama yoluyla bir başkasına aktarabilir. Bu durumda üçüncü kişinin kazanımı iyiniyet kurallarına göre incelenir.
Üçüncü kişi durumu biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa kötüniyetli kabul edilir. Davacı, üçüncü kişiye ancak kendi hakkında iade şartları oluşmuşsa talep yöneltir. Mahkeme, üçüncü kişinin kazanımını kendi sebebi bakımından ayrıca inceler. Davacı talebini doğrudan bu tarafa yöneltme hakkını kazanır.
İade Talebinin Mümkün Olmadığı İstisnai Durumlar
Bazı hallerde kazanım haksız görünse dahi iade talebi dinlenmez. Ahlaki ödevlerin yerine getirilmesi amacıyla verilen değerler mahkemeden geri istenemez. Zamanaşımına uğramış borcu ödeyen kişi bu bedeli geri isteyemez. Bu ihtimal, uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.
Kişi, eksik bir borcu yerine getirdiğini sonradan öğrense de iade talep edemez. TBK m. 78/2, zamanaşımına uğramış borcu ve ahlaki ödevi ayrı ayrı sayar. Düzenleme, toplumsal düzeni ve güvenliği koruma amacı güder.
Görevsizlik ve Yetkisizlik Kararlarının Etkisi
Dava yanlış mahkemede açıldığında hâkim görevsizlik kararı ile dosyayı kapatır. Görev kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen değerlendirilir. Taraflardan biri, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini yasal süre içinde ister.
Süresinde talep edilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Bu durumda yapılan masraflar davacı üzerinde bırakılarak süreç sonlanır. Yeniden harç yatırılarak baştan dava açılması usul kurallarınca zorunlu tutulur.
Sebepsiz Zenginleşme Kapsamında Terditli Talep
Dava dilekçesinde asıl talebin yanında yardımcı talepler de sunulabilir. Davacı, iki talebini aynı dilekçede aslilik-ferîlik ilişkisiyle ileri sürer. Talepler arasında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunması şarttır. Mahkeme, asli talebi esastan reddetmedikçe fer’î talebi inceleyemez.
Bir sözleşmenin iptali isteniyorsa, iptal halinde ödenen bedelin iadesi talep edilir. Bedel aynen mevcut değilse, yerine kaim olan değerin tahsili istenir. Bu sistem davacının haklarını çok yönlü bir şekilde korur.
Tazminat Talepleri ile Zenginleşmenin Farkı
Hukuki zararın giderilmesi tazminat davalarının asıl amacını oluşturur. Tazminat sorumluluğu, kural olarak zarara ve kusura dayanır. Zenginleşmede ise kusur kural olarak aranan bir şart değildir.
Alıcının bilgi durumu, elden çıkarma anında iade kapsamını belirler. Sebepsiz zenginleşme, tazminattan bağımsız bir yasal sorumluluk halidir.
Sebepsiz Zenginleşme Kapsamında Harç ve Dava Değeri
İade talebi içeren davalar kural olarak nispi harca tabi tutulur. Dava değeri, geri istenen paranın tam miktarı üzerinden hesaplanır. Davacı, karar ve ilam harcının dörtte birini dava açarken peşin öder.
Mahkeme masrafları da dava başlangıcında gider avansı olarak tahsil edilir. Yargılama sonunda haklı çıkan taraf bu masrafları diğerinden alır. Mahkeme, yargılama giderlerini HMK m. 326 uyarınca belirler. Taraflar kısmen haklı çıkarsa mahkeme, giderleri haklılık oranına göre paylaştırır.
İcra Takibi ve İstirdat Davası Arasındaki Bağlantı
İstirdat davası, takipte ödemek zorunda kalan borçluya tanınmış bir yoldur. İİK m. 72 uyarınca bu dava, paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılır. İlamsız icra takibi, elinde kesin bir mahkeme kararı olmadan başlatılır. Borçlu, ödeme emrine yasal sürede itiraz ederse takip anında durur.
Alacaklı, şartları varsa itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yoluna başvurur. İstirdat davası ise borçluya aittir; alacaklı bu yola başvuramaz. İcra takibine yapılan itiraz haksız bulunursa inkar tazminatı gündeme gelebilir. Mahkeme, itirazın haksızlığına karar verirse talep üzerine icra inkâr tazminatına hükmeder.
Talep Konusunun İmkansızlaşması Halinde Bedele Dönüşme
Zenginleşme nakit para dışında kıymetler üzerinden de meydana gelebilir. Bazen hatalı bir taşınır mal teslimi veya hizmet ifası gerçekleşir. Geri istenen değer malın iadesi şeklindeyse aynen iade yükümlülüğü esastır.
Malın alıcı tarafından kaybedilmesi halinde aynen iade fiziken imkansızlaşır. Mahkeme, aynen iade imkânsızsa iade kapsamını TBK m. 79’a göre belirler. İyiniyet veya kötüniyet ayrımı bu aşamada hesaplamaya doğrudan etki eder.
Hukuki Sebebin Sona Ermesi veya Gerçekleşmemesi
TBK m. 77 kapsamında kazanımın sebebinin geçerliliği geniş bir kavramdır. Başlangıçta geçerli olan sözleşmenin mahkemece iptali, sebebi ortadan kaldırır. Sebebin baştan itibaren bulunmaması durumu da benzer şekilde sonuçlanır.
Gerçekleşmemiş sebep, gelecekte olması beklenen bir durum için ödeme yapılmasıdır. Beklenen şart gerçekleşmezse, verilen bedelin doğrudan iadesi gerekir. Geçerli olmayan sebep ise şekil şartına uyulmayan sözleşmeleri kapsar.
İade Talebinin Kapsam Sınırları ve Kapsamadığı Haller
Dava süreci her türlü haksız kazanımı aynı çerçevede değerlendirmez. Zenginleşmenin boyutunu belirlerken iade sınırları kanunla kesin olarak çizilir. Kötüniyetli alıcı dahi, zenginleşme dışındaki dolaylı zararlardan kural olarak sorumlu tutulmaz.
Haksız fiil sorumluluğu ile sebepsiz zenginleşme sorumluluğu sınırları ayırır. Dolaylı zararların karşılanması, tazminat davalarının bir inceleme alanıdır. Zenginleşme, başkasının malvarlığından veya emeğinden sağlanan artışı kapsar.
İhtiyati Haciz ve Geçici Koruma Önlemleri
Dava sırasında kötüniyetli alıcının parayı başka hesaba kaçırması engellenmelidir. Davacı, dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebini açıkça mahkemeye sunar. Davacı, şartları varsa İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz ister.
İcra dairesi, ihtiyati haczi borçlunun banka alacakları üzerinde de uygular. Mahkeme, uyuşmazlık konusu bakımından HMK m. 389 şartlarını ayrıca değerlendirir. Para güvence altına alınarak ileride icra takibinin sonuçsuz kalması engellenir.
Tedbir kararı kural olarak belirli bir teminat yatırılması şartıyla uygulanır. İhtiyati haciz, alıcının parayı harcamasını dava sonuna kadar sınırlar.
| Kavram | Dayanak Hüküm | Sebep | Kim Açabilir? | Zamanaşımı Süresi | Temel Sonuç |
|---|---|---|---|---|---|
| Sebepsiz Zenginleşme İade Davası | TBK m. 77 | Haklı sebep olmadan malvarlığından veya emekten zenginleşme | Geri isteme hakkı doğan kişi | Öğrenmeden 2 yıl, zenginleşmeden her hâlde 10 yıl | Zenginleşmenin geri verilmesi. |
| İstirdat Davası (İİK m. 72) | İİK m. 72 | Takipte borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalma | Ödemek zorunda kalan borçlu | Ödeme tarihinden 1 yıl | Ödenen paranın geri alınması. |
| İtirazın İptali Davası | İİK m. 67 | Ödeme emrine itiraz edilmesi | Takip yapan alacaklı | İtirazın tebliğinden 1 yıl | Takibin devamı ve şartları varsa icra inkâr tazminatı. |
Sonuç
Hukuki bir sebebi bulunmadan gerçekleşen kazanımlar sebepsiz zenginleşme kapsamında değerlendirilir. Günlük yaşamda banka hesaplarına yanlış transfer yapılması bu durumun temel bir örneğidir. Gönderici, iade sağlanamazsa dava veya ilamsız icra takibi yoluna başvurur. Dava sonucunda hak edilen değer mahkeme kararıyla geri alınır.
Tarafların hukuki statüsü iade talebinin sınırlarını çizer. İyiniyetli kişiler bakımından talep hakkı mevcut durumla sınırlandırılır. Kötüniyetli kişiler ise elde ettikleri kazancın tamamını iade etmek durumundadır. Davacı, mahkemeden alacağı ihtiyati tedbir kararıyla icra aşamasını güvenceye alır.
Yanlış hesaba para gönderen kişi, doğrudan dava açma hakkına sahiptir. Gönderici, haksız ödenen paranın iadesini TBK m. 77’ye dayanarak ister. Karşı tarafın malvarlığında doğan haksız artış, mahkeme emri ile asıl sahibine hukuki zorunlulukla aktarılır.
Dava sürecinde davacının iddialarını banka kayıtları ve makbuzlarla desteklemesi son derece önemlidir. Sebepsiz zenginleşme kuralları, taraflar arasındaki ekonomik dengeyi adil biçimde yeniden sağlar. Gerekli ihtiyati tedbir kararlarının gecikmeksizin alınması olası tahsilat risklerini önler. Alacaklı, şartları varsa ilamsız takiple veya ilamla bedeli tahsil eder.
Sık Sorulan Sorular
Yanlış hesaba transfer yapıldığında süreç nasıl başlar?
İlk adım, işlemin tespit edildiği an bankaya başvurarak iade onayı istemektir. Banka alıcıya ulaşır ve iadeyi talep eder. Onay çıkmazsa gönderici sebepsiz zenginleşme davası açabilir; istirdat davası bu hâlde uygulanmaz.
Haksız ödenen paranın iadesi davası ne kadar sürebilir?
Dava süreci mahkemenin yoğunluğuna ve delillerin toplanmasına göre şekillenir. Davanın sonuçlanma süresi mahkemenin iş yüküne, delillerin toplanmasına ve dosyanın özelliklerine göre değişir. Temyiz veya istinaf aşamaları eklenirse dava süresi daha fazla uzar.
İade davalarında arabuluculuk yolu zorunlu bir şart mıdır?
Genel hükümlere tabi iade davaları, dava şartı arabuluculuğa tabi değildir. Tüketici uyuşmazlığında TKHK m. 73/A arabuluculuğu dava şartı sayar. Ancak tüketici hakem heyetinin görev kapsamındaki uyuşmazlıklar bu şarttan muaftır. Ticari nitelikli para alacaklarında TTK m. 5/A aynı dava şartını getirir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesi ile doğrudan bağlantılıysa arabulucuya gitmek zorunludur.
Hesaba gelen parayı harcayan kişi iade borcundan kurtulur mu?
Paranın kendisine ait olmadığını anlayan alıcı hukuken kötüniyetli konumda bulunur. Kötüniyetli zenginleşen, tutarın tamamını geri verir ve zenginleşme tarihinden itibaren temerrüt faizi öder.
