Haksız Rekabet Davası: Rakip Firmaya Karşı Hangi Haklar Var, Süre Ne Kadar?

Rakip firmanın yanıltıcı reklamı, müşteriyi ayartması veya iş sırrını kullanması gibi durumlarda üç ayrı yol gündeme gelir. Bunlar hukuk davaları, ceza şikâyeti ve dava sürerken ihtiyati tedbirdir. Bu kapsamda haksız rekabet davası ile zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek kimse, fiilin tespitini, men’ini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını isteyebilir. Bunun yanında zarar gören, TTK m. 62 uyarınca haksız rekabet suçu işleyenler hakkında şikâyette bulunabilir. Haksız rekabet zamanaşımı, TTK m. 60 uyarınca genel haksız fiil sürelerinden daha kısadır. Davacı, tazminat davası ile, kusur varsa, haksız rekabetten doğan zararının giderilmesini isteyebilir.

Son güncelleme: 21 Eylül 2026. Metindeki hükümler, mevzuat.gov.tr üzerindeki 8 Mayıs 2026 tarihli güncel Türk Ticaret Kanunu metniyle karşılaştırılmıştır.

Haksız Rekabet Davası ve Haksız Rekabet Nedir?

TTK m. 54, haksız rekabet hükümlerinin amacının dürüst ve bozulmamış rekabeti sağlamak olduğunu belirtir. Nitekim kanun, bütün katılanların menfaatini korumayı hedefler. TTK m. 54/2, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen davranışları ölçü alır. Bu ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Genel hüküm yalnızca rakipler arasında olan ilişkilerle sınırlı değildir. Dolayısıyla tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkiyi etkileyen davranışlar da kapsama girer. Haksız rekabetin temel ölçütü dürüstlük kuralına aykırılıktır.

Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır…

TTK m. 54 güncel kanun metni →

Kanunda Sayılan Haksız Rekabet Hâlleri: Reklam ve Satış Yöntemleri

Kanun, haksız rekabet hâllerinin başlıcalarını TTK m. 55’te sayar. Bu liste sınırlayıcı değil, örnekleyicidir. Mahkeme, sayılmayan bir davranışı ise dürüstlük kuralı genel hükmüne göre değerlendirir. TTK m. 55/1-a-1 uyarınca, başkalarını veya onların mallarını yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek haksız rekabettir. Buna ek olarak TTK m. 55/1-a-2, kişinin kendisi, işletmesi, malları, fiyatları veya iş ilişkileri hakkında gerçek dışı ya da yanıltıcı açıklamasını haksız sayar. TTK m. 55/1-a-3, paye, diploma veya ödül almadığı halde bunlara sahipmişçesine hareket etmeyi haksız sayar. Zira bu eylem, failin müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmasıdır.

Başkasının malları veya iş ürünleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak TTK m. 55/1-a-4 kapsamında yasaktır. TTK m. 55/1-a-5, kendini veya mallarını gerçeğe aykırı, yanıltıcı ya da rakibini gereksiz yere kötüleyici şekilde karşılaştırmayı sayar. Ayrıca gereksiz yere rakibin tanınmışlığından yararlanacak şekilde başkalarıyla karşılaştırmak haksız rekabettir. Karşılaştırmalı reklam kural olarak haksız değildir; bent, bu niteliklerden birini taşıyan karşılaştırmayı haksız rekabet hali olarak sayar.

TTK m. 55/1-a-6, üç unsuru birlikte arar: seçilmiş bazı malları birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak. Bu sunumları reklamlarda özellikle vurgulamak ve böylece müşterileri, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak diğer iki unsurdur. Satış fiyatı aynı çeşit malların benzer hacimde alımındaki tedarik fiyatının altındaysa kanun yanıltmayı karine kabul eder. Buna karşılık davalı gerçek tedarik fiyatını ispatlarsa mahkeme o fiyatı esas alır. Müşterinin karar verme özgürlüğünü saldırgan satış yöntemleriyle sınırlamak TTK m. 55/1-a-8 gereği haksızdır. Ayrıca taksitle satış ve tüketici kredisi ilanlarında kanunun istediği bilgileri açıkça belirtmemek de haksız rekabet hâlidir (TTK m. 55/1-a-10, 11). Öte yandan, bu sözleşmelerde eksik veya yanlış bilgi içeren sözleşme formülleri kullanmak da TTK m. 55/1-a-12 kapsamındadır.

Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:…

TTK m. 55 güncel kanun metni →

Sözleşmeyi İhlale Yöneltme ve İş Sırrı

Müşterileri başkalarıyla yaptıkları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek TTK m. 55/1-b-1 uyarınca haksız rekabettir. TTK m. 55/1-b-2, üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine veya yardımcılarına hak etmedikleri yararlar sağlamayı ya da önermeyi sayar. Bu yararlar onları yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek nitelikte olmalı ve fail bununla çıkar sağlamaya çalışmalıdır. TTK m. 55/1-b-3 uyarınca işçileri, vekilleri veya yardımcıları, işverenlerinin veya müvekkillerinin sırlarını ifşa etmeye ya da ele geçirmeye yöneltmek haksızdır. Örneğin işten çıkan bir çalışanın eski işverenin müşteri listesini yeni şirkette kullanması haksız rekabet sorusunu gündeme getirebilir. Mahkeme bu eylemi somut olaya göre TTK m. 55/1-b-3, c veya d bentleri kapsamında değerlendirebilir. TTK m. 55/1-b-4, kendisi sözleşme yapabilmek için alıcıyı veya kredi alanı taksitle satış, peşin satış ya da tüketici kredisi sözleşmesinden caymaya yöneltmeyi sayar. Peşin satış sözleşmesi yapmış alıcıyı bu sözleşmeyi feshetmeye yöneltmek de aynı bentte yer alır.

Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi ürünlerden yararlanmak TTK m. 55/1-c-1 gereği haksızdır. Üçüncü kişilere ait bir iş ürününden, kendisine yetkisiz tevdi edildiğini veya sağlandığını bilmesi gerektiği hâlde yararlanmak da haksızdır (TTK m. 55/1-c-2). TTK m. 55/1-c-3, uygun katkı olmaksızın başkasının pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp yararlanmayı yasaklar. TTK m. 55/1-d, gizlice ve izinsiz ele geçirilen veya başkaca hukuka aykırı biçimde öğrenilen bilgileri konu alır. Dolayısıyla, bu bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren kişi dürüstlüğe aykırı davranmış olur.

Kanun veya sözleşmeyle rakiplere de yüklenmiş ya da bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranır (TTK m. 55/1-e). TTK m. 55/1-f’ye göre, yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine, kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırıdır. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı hak ve borç dağılımı öngören önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullanmak da aynı sonucu doğurur.

Haksız Rekabet Davası Türleri: Tespit, Men ve Ortadan Kaldırma

Ekonomik menfaatleri haksız rekabet sebebiyle zarar gören kimse mahkemeden koruma isteyebilir. Haksız rekabet davası davacısı, fiilin haksız olup olmadığının tespitini mahkemeden talep eder (TTK m. 56/1-a). Davacı ayrıca haksız rekabetin men’ini, yani önlenmesini veya durdurulmasını isteyebilir. Mahkeme, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına da karar verebilir. Fail haksız rekabeti yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapmışsa davacı, bu beyanların düzeltilmesini de isteyebilir.

Davacı, tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını da isteyebilir. Kanun, TTK m. 56/1’in (a), (b) ve (c) bentlerindeki talepleri kusur şartına bağlamaz; kusur kaydı yalnız (d) bendinde yazılıdır. Zarar henüz doğmamışsa da böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek kimse tespit, men ve ortadan kaldırma isteyebilir; tazminat talebi ise zararın varlığını gerektirir. Genel usul hükmü olan HMK m. 106/2, kanundaki istisnalar dışında tespit davası açanda güncel hukuki yarar arar. TTK m. 56/1-a ise haksız rekabet için özel bir tespit talebi tanır.

Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;…

TTK m. 56 güncel kanun metni →
Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir…

HMK m. 106 güncel kanun metni →

Tazminat Davası: Maddi Zarar ve Rakibin Menfaati

Kusur varsa davacı zarar ve ziyanın tazminini TTK m. 56/1-d uyarınca tazminat davası yoluyla mahkemeden isteyebilir. Bununla birlikte TTK m. 56/1’in son cümlesine göre hakim, davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat kararı verebilir. Hâkim, bu tazminat için davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. Davacı, zarar miktarını dava açarken tam belirleyemiyorsa HMK m. 107/1 gereği belirsiz alacak davası açabilir. Böylece davacı hukuki ilişkiyi ve asgari miktarı belirterek davayı açar. Kanun, miktarın belirlenmesinin davacıdan beklenemeyeceği veya imkânsız olduğu hâllerde bu yola izin verir.

TTK m. 4/2’ye göre mahkeme, miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulünü uygular. Dava tarihindeki güncel parasal sınırı HMK ek m. 1’deki artış hükmü belirler.

Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir…

HMK m. 107 güncel kanun metni →

Haksız Rekabette Manevi Tazminat Davası

Şartların varlığında mağdur, manevi tazminat verilmesini mahkemeden talep edebilir. TTK m. 56/1-e, manevi tazminatı TBK m. 58’deki şartların varlığına bağlar; bu hüküm kişilik hakkının zedelenmesini arar. Kişilik hakkı zedelenen kişi, manevi zararın giderilmesini talep edebilir. Hâkim para yerine veya yanına başka bir giderim biçimi de kararlaştırabilir. TBK m. 58/2 uyarınca hâkim, saldırıyı kınayan bir karar vererek kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Bu nedenle her haksız rekabet fiili manevi tazminat hakkı doğurmaz.

Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir…

TBK m. 58 güncel kanun metni →

Haksız Rekabet Davasını Kim Açabilir?

Kanun dava hakkını rakip sıfatına değil, ticari faaliyetleri veya ekonomik menfaatleri zarar görmüş olmaya bağlar. TTK m. 56/1 gereği böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olmak da haksız rekabet davası açmak için yeterlidir. Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de bu davaları açabilir (TTK m. 56/2). Koşulları varsa müşteriler, zararlarını gidermek için tazminat davası da açabilir. Ancak müşteriler, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını isteyemez.

TTK m. 56/3’e göre ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları ve borsalar da dava açabilir. Tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili meslekî ve ekonomik birlikler de bu hakka sahiptir. Tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşları ile kamusal nitelikteki kurumlar da dava açabilir. Ancak bu kuruluşların hepsi yalnız (a), (b) ve (c) bentlerindeki davaları açabilir. Mahkeme dava hakkını ve davalı sıfatını ayrı ayrı inceler.

Davalı Sıfatı: Haksız Rekabet Davası Kime Karşı Açılır?

Mağdur, davayı kural olarak fiili bizzat işleyen kişiye yöneltir. TTK m. 56/4 uyarınca (b) ve (c) bentleri gereğince verilen hüküm, malları ticari amaçla doğrudan veya dolaylı elde etmiş kişiler hakkında da icra olunur. Çalışanlar fiili hizmetlerini gördükleri sırada işlemişse TTK m. 57/1 devreye girer.

Bu halde davacı, tespit, men ve ortadan kaldırma davalarını çalıştıranlara karşı da açabilir; çalışana karşı dava imkânı ortadan kalkmaz. TTK m. 57/2’ye göre (d) ve (e) bentlerindeki tazminat davalarında mahkeme Türk Borçlar Kanunu hükümlerini uygular. Bu çerçevede adam çalıştıranın sorumluluğunu düzenleyen TBK m. 66 gündeme gelebilir. Çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Ancak çalıştıran, çalışanını seçerken, talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m. 66/2). TBK m. 66/3’e göre işletmede adam çalıştıran, çalışma düzeninin zararı önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe işletme faaliyetlerinden doğan zarardan sorumludur.

Haksız rekabet fiili, hizmetlerini veya işlerini gördükleri sırada çalışanlar veya işçiler tarafından işlenmiş olursa, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davalar, çalıştıranlara karşı da açılabilir…

TTK m. 57 güncel kanun metni →
Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür…

TBK m. 66 güncel kanun metni →

Basın, Yayın ve İnternet Yoluyla Haksız Rekabet Davası

Fiil basın, yayın, iletişim ve bilişim işletmeleri aracılığıyla işlenmişse TTK m. 58 özel kurallar koyar. TTK m. 58/1’e göre davacı, TTK m. 56/1’in (a), (b) ve (c) bentlerindeki davaları kural olarak ancak içeriğin sahipleri ile ilan verenler aleyhine açabilir. Kanun üç hâlde başka kişileri davalı yapar. Birincisi, içeriğin sahiplerinin veya ilan verenin haberi olmaksızın ya da onayına aykırı yayımlanmasıdır. İkincisi, sahibin veya ilan verenin kim olduğunun bildirilmesinden kaçınılmasıdır. Üçüncüsü, bunların meydana çıkarılmasının veya bunlara Türk mahkemesinde dava açılmasının başka sebeplerle mümkün olmamasıdır. Bu hâllerde davacı, yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, program yapımcısı, içeriği yayın aracına koyan veya koyduran kişi ve ilan servisi şefine dava açabilir. Bunlar gösterilemiyorsa davacı, işletme veya kuruluş sahibi aleyhine dava açabilir.

TTK m. 58/2’ye göre bu haller dışında, sayılan kişilerden birinin kusuru halinde mağdur sıraya bakmaksızın dava açabilir. Tazminat davalarında ise mahkeme TBK hükümlerini uygular (TTK m. 58/3). TTK m. 58/4’e göre hizmet sağlayıcı iletimi başlatmamış, alıcıyı veya içeriği seçmemiş ya da fiili gerçekleştirecek şekilde değiştirmemişse davalar ona açılamaz. Bu durumda mahkeme hizmet sağlayıcı aleyhine tedbir kararı da veremez. Olumsuz sonuçlar kapsamlıysa veya zarar büyük olacaksa mahkeme, hizmet sağlayıcıyı dinleyerek aleyhine tedbir kararı verebilir. Mahkeme bu durumda içeriği geçici olarak kaldırmak dâhil somut olaya uyan başka tedbirler de alabilir.

Haksız rekabet, her türlü basın, yayın, iletişim ve bilişim işletmeleriyle, ileride gerçekleşecek teknik gelişmeler sonucunda faaliyete geçecek kuruluşlar aracılığıyla işlenmişse, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davalar, ancak, basında yayımlanan şeyin, programın; ekranda, bilişim aracında veya benzeri ortamlarda görüntülenenin; ses olarak yayımlananın veya herhangi bir şekilde iletilenin sahipleri ile ilan veren kişiler aleyhine açılabilir;…

TTK m. 58 güncel kanun metni →

Haksız Rekabet Zamanaşımı: Bir Yıl ve Üç Yıl

TTK m. 60’a göre 56. maddedeki davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Öğrenme tarihi ne olursa olsun, hakların doğumundan itibaren üç yıl geçmesiyle de zamanaşımı dolar. Bu iki süre birlikte işler ve hangisi önce dolarsa talep zamanaşımına uğrar. Süre, maddi ve manevi tazminat dâhil TTK m. 56’daki her haksız rekabet davası için geçerlidir.

Bu süreler hak düşürücü süre niteliğinde değildir, kanunun belirlediği haksız rekabet zamanaşımı süresidir. Mahkeme burada genel haksız fiil sürelerini düzenleyen TBK m. 72/1’deki iki ve on yıllık süreleri uygulamaz. Çünkü TTK m. 60 bu davalar için özel hükümdür. Sonuç olarak, davacı zamanında dava açmazsa karşı taraf mahkemede zamanaşımı def’i ileri sürebilir.

56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar…

TTK m. 60 güncel kanun metni →
Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar…

TBK m. 72 güncel kanun metni →

Fiil Suç Niteliğindeyse Uzayan Haksız Rekabet Zamanaşımı

Haksız rekabet fiili aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde olabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan haller vardır. Bu durumda mahkeme daha uzun olan ceza zamanaşımı süresini hukuk davaları için de uygular. TTK m. 62 iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür. TCK m. 5’e göre mahkeme TCK genel hükümlerini ceza içeren kanunlardaki suçlara da uygular. TCK m. 66/1-e, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımını sekiz yıl olarak belirler. Sekiz yıllık süre bu şartlarda gündeme gelir.

Her haksız rekabet fiili suç oluşturmaz; TTK m. 62/1 (a) ve (b) bentlerinde kast, (c) bendinde aldatma, (d) bendinde öğrenip önlememe arar. Buna karşılık fiil suç oluşturmuyorsa mahkeme bir ve üç yıllık süreleri uygular.

Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır…

TCK m. 5 güncel kanun metni →
Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer…

TCK m. 66 güncel kanun metni →

Haksız Rekabet Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Türk Ticaret Kanunu, öngördüğü hususlardan doğan hukuk davalarını, tarafların tacir olup olmadıklarına bakmaksızın ticari dava sayar (TTK m. 4/1-a). TTK m. 5/1’e göre aksine hüküm bulunmadıkça, asliye ticaret mahkemesi dava olunan şeyin değerine bakmaksızın açılan haksız rekabet davası için görevlidir. TTK m. 5/3, asliye ticaret ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunu belirtir. Ayrıca TTK m. 5/4, asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresinde asliye hukuk mahkemesinin davaya devam edeceğini düzenler. Bu durumda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararını gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder.

Yetki bakımından HMK m. 6/1 uyarınca genel yetkili mahkeme davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız rekabetten doğan talebin haksız fiil niteliği taşıdığı ölçüde HMK m. 16/1’deki yer mahkemeleri de gündeme gelebilir. HMK m. 16/1, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesini de yetkili sayar. Aynı hükme göre zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;…

TTK m. 4 güncel kanun metni →
Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir…

TTK m. 5 güncel kanun metni →
Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir…

HMK m. 6 güncel kanun metni →
Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir…

HMK m. 16 güncel kanun metni →

Haksız Rekabet Davasında Arabuluculuk Dava Şartı Mı?

TTK m. 5/A/1’e göre konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuk dava şartıdır. Maddi ve manevi tazminat istemleri konusu bir miktar para olan tazminat talebidir; bu nedenle kanun bu talepler için dava şartı arar. Öte yandan hükümdeki menfi tespit, borcun bulunmadığının tespitidir; TTK m. 56/1-a’daki haksızlığın tespiti talebiyle aynı kurum değildir.

TTK m. 5/A/1’in saydığı dava türleri arasında tespit, men ve ortadan kaldırma talepleri yer almaz. TTK m. 5/A/2 uyarınca, arabulucu kendisine gelen başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Arabulucu, zorunlu hâllerde bu süreyi en fazla iki hafta uzatabilir.

Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır…

TTK m. 5/A güncel kanun metni →

Dava Sürerken Geçici Koruma: İhtiyati Tedbir

TTK m. 61/1’e göre dava açma hakkını haiz kimsenin talebi üzerine mahkeme koruyucu kararlar alabilir. Mevcut durumun olduğu gibi korunmasına veya maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verebilir. Mahkeme haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine de karar verebilir. Ayrıca kanun bu ve diğer tedbirler için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ihtiyati tedbir hükümlerine gönderme yapar. HMK m. 389/1’e göre hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkânsız hâle geleceği endişesi tedbire dayanak olabilir. Gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesi de aynı sonucu doğurur. Tedbir isteyen, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır (HMK m. 390/3).

Dava Açılmadan Önce İhtiyati Tedbir

Davacı tedbiri, haksız rekabet davası açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden ister (HMK m. 390/1). Dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkeme bu yönde karar verebilir. Hakların derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden tedbire karar verebilir (HMK m. 390/2). HMK m. 397/1’e göre tedbir isteyen, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davasını açmak zorundadır. Davayı açmaz veya dava açtığına ilişkin evrakı uygulayan memura ibraz etmezse, HMK m. 397/1 gereği tedbir kendiliğinden kalkar.

Dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına…

TTK m. 61 güncel kanun metni →

Gümrükte El Koyma

TTK m. 61/2’ye göre, hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması halinde gümrük idareleri ihtiyati tedbir niteliğinde el koyabilir. Gümrük idaresi bu tedbiri, ithalat veya ihracat sırasında hak sahibinin talebi üzerine cezayı gerektiren haksız rekabet konusu mallara uygular. El koyma ile ilgili uygulama bu konudaki mevzuata tabidir (TTK m. 61/3). Tebliğden itibaren on gün içinde esas hakkında dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa el koyma kalkar (TTK m. 61/4).

Haksız Rekabet Davasında Deliller ve Delil Tespiti

Rakibin reklam metinleri, katalog ve broşürleri haksız rekabet davası için somut ispat araçları olarak işlev görür. Davacı, internet sitesi ve sosyal medya içeriklerinin tarihli kayıtlarını da bu delillere ekleyebilir. Davacı, karıştırılma iddiasında ürün ve ambalaj örneklerini mahkemeye sunabilir. Ayrıca fatura ve satış belgeleri ile müşteri yazışmaları tarafların argümanlarını destekler. İş sırrı iddiasında davacı, gizlilik sözleşmelerini ve erişim kayıtlarını da delil olarak sunabilir.

Ticari Defterler ve Delil Tespiti

Tanık beyanları ve bilirkişi incelemesi ispat sürecinde büyük fayda sağlar. Ancak bilirkişi teknik konuda görüş verir, çünkü haksız rekabet nitelendirmesi mahkemeye aittir. HMK m. 222/1 gereği mahkeme ticari davalarda ticari defterlerin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Defterlerin delil olması için tacirin defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutması, açılış ve kapanış onaylarını yaptırması ve kayıtların birbirini doğrulaması zorunludur. HMK m. 222/3’e göre bu şartlara uygun defter kayıtları, ancak belirli koşullarla sahibi lehine delil olur. Bunun için diğer tarafın usulüne uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi yahut kayıtların aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması da bu sonucu doğurur. Diğer tarafın usulüne uygun defterlerinde ilgili hususta hiçbir kayıt yoksa, defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.

HMK m. 400/1 uyarınca taraf, ileride açacağı davada kullanmak üzere bir vakıanın tespiti amacıyla keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık ifadesi alınması gibi işlemler talep edebilir.

HMK m. 400/2’ye göre delil hemen tespit edilmezse kaybolacak veya ileri sürülmesi önemli ölçüde zorlaşacaksa kanun hukuki yararı var sayar. Örneğin davacı, kaldırılabilecek bir internet içeriğinin tespitini bu kapsamda isteyebilir. Tedarik fiyatının altında satış iddiasında davacı, TTK m. 55/1-a-6’daki karineye dayanabilir.

Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir…

HMK m. 222 güncel kanun metni →
Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir…

HMK m. 400 güncel kanun metni →

Kararın İlanı

Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilanına da karar verebilir (TTK m. 59/1). İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme duruma göre takdir eder. Hükmün ilanı kararı manevi zararın giderim biçimi olan TBK m. 58/2 kapsamındaki kınama kararından farklıdır.

Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir…

TTK m. 59 güncel kanun metni →

Haksız Rekabet Suçu: Hangi Fiiller Suç, Şikâyet ve Süreler

TTK m. 62/1 dört fiil grubunu suç sayar. TTK m. 62/1-a, kanunun 55. maddesinde yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenleri kapsar. TTK m. 62/1-b, icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesini sağlamak için kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenleri kapsar. Bu bilgi kişisel durum, ürünler ve iş ürünleri, ticari faaliyet ve işler hakkında olabilir. TTK m. 62/1-c, çalışanları, vekilleri veya yardımcıları, çalıştıranın veya müvekkillerinin sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanları kapsar. TTK m. 62/1-d, işçilerinin, çalışanlarının veya vekillerinin işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren haksız rekabet işlediğini öğrenip önlemeyen çalıştıran veya müvekkilleri kapsar. Gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyen çalıştıran ve müvekkiller de bu bentte yer alır.

Şikâyet Süresi ve Zamanaşımı

Mahkeme TTK m. 62/1’deki cezayı, fiil daha ağır cezalı başka bir suç oluşturmuyorsa uygular. Kanun her bir bent kapsamındaki fiiller için iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür. Soruşturma ve kovuşturma, TTK m. 56 gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyetine bağlıdır. TCK m. 73/1’e göre şikâyet hakkı olan kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. TCK m. 73/2’ye göre bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. TCK m. 66/1-e uyarınca dava zamanaşımı sekiz yıldır. Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür (TCK m. 73/4).

TTK m. 62/1-a ve b kastı açıkça arar; taksirle işlenen bir fiil hukuki sorumluluk doğurabilir, ancak bu bentlerdeki suç tipini oluşturmaz.

a) 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler,…

TTK m. 62 güncel kanun metni →
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz…

TCK m. 73 güncel kanun metni →

Şirket Adına İşlenen Haksız Rekabette Ceza Sorumluluğu

Haksız rekabet fiili, tüzel kişinin işlerini gördüğü sırada da gerçekleşebilir. TTK m. 63/1 uyarınca bu durumda mahkeme TTK m. 62 hükmünü tüzel kişi adına hareket eden organın üyeleri veya ortakları hakkında uygular. Hüküm, tüzel kişi adına hareket etmesi gerekmiş olan organ üyelerini de kapsar. Fiilin tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de karar verilebilir.

Tüzel kişilerin işlerini görmeleri sırasında bir haksız rekabet fiili işlenirse 62 nci madde hükmü, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gerekmiş olan organın üyeleri veya ortakları hakkında uygulanır…

TTK m. 63 güncel kanun metni →

Karşılaştırma Tablosu: Haksız Rekabet Davası Talepleri ve Haksız Rekabet Suçu

Dayanak Sebep Kim açabilir Süre Sonuç
Tespit: TTK m. 56/1-a haksız rekabet fiili veya tehlikesi 56/1 zarar gören/tehlike altındaki, 56/2 müşteriler, 56/3 kuruluşlar m. 60: öğrenmeden 1 yıl, her halde 3 yıl (suç niteliğindeyse TCK süresi) fiilin haksız olduğunun tespiti
Men: TTK m. 56/1-b aynı aynı (56/1, 56/2, 56/3) aynı haksız rekabetin yasaklanması
Ortadan kaldırma: TTK m. 56/1-c aynı 56/1, 56/2 (imha hariç), 56/3 aynı maddi durumun kaldırılması, beyanların düzeltilmesi, kaçınılmazsa imha
Maddi tazminat: TTK m. 56/1-d haksız rekabet + kusur + zarar 56/1 ve 56/2 (56/3 kuruluşları değil) aynı; dava öncesi arabuluculuk (5/A) zararın tazmini; hakim davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir
Manevi tazminat: TTK m. 56/1-e, TBK m. 58 kişilik hakkının zedelenmesi 56/1 ve 56/2 aynı; arabuluculuk (5/A) manevi tazminat veya başka giderim biçimi
Haksız rekabet suçu: TTK m. 62 62/1 (a)-(d)’deki fiiller, kast/aldatma/önlememe 56’ya göre hukuk davası açma hakkını haiz olanlardan birinin şikâyeti şikâyet: fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay (TCK m. 73), dava zamanaşımı 8 yıl (TCK m. 66/1-e) fiil daha ağır cezalı başka bir suç oluşturmuyorsa iki yıla kadar hapis veya adli para cezası

Sonuç

Haksız rekabet davası, TTK m. 56’da sayılan tespit, men, ortadan kaldırma ve tazminat taleplerini kapsar. Davaları TTK m. 56/1 gereği zarar gören veya tehlikeyle karşılaşabilecek kimseler açabileceği gibi, TTK m. 56/2 uyarınca müşteriler imha hariç olmak üzere dava açabilir. Bunun yanında TTK m. 56/3 uyarınca odalar ve birlikler yalnız tespit, men ve ortadan kaldırma davalarını açabilir.

Bu davalar, TTK m. 60’a göre hakkın doğumunu öğrenmeden itibaren bir yıl ve doğumdan itibaren üç yıl içinde zamanaşımına uğrar. Ancak, fiil TTK m. 62’deki suç niteliğindeyse TCK m. 66/1-e’deki sekiz yıllık süre hukuk davaları için de geçerli olur. TTK m. 5/A, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat gibi davalarda arabulucuya başvuruyu dava şartı yapar. Tespit, men ve ortadan kaldırma talepleri ise bu hükmün saydığı dava türleri arasında yer almaz. Bu davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Ayrıca mağdur, TTK m. 61 ve HMK hükümlerine göre ihtiyati tedbir isteyebilir; fiil ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette de bulunabilir.

Sık Sorulan Sorular

Haksız rekabet davası ne kadar sürede açılmalı?

TTK m. 60’a göre dava, hakkın doğumunu öğrenmeden itibaren bir yıl ve doğumdan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Haksız rekabet zamanaşımı suç niteliğindeki fiillerde daha uzun TCK süresine tabidir. Süreler geçirildiğinde talep zamanaşımına uğrar ve davalı zamanaşımı def’ini ileri sürebilir.

Haksız rekabet davası için arabulucuya gitmek gerekir mi?

Konusu bir miktar para olan maddi veya manevi tazminat talepleri için dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m. 5/A). Tespit, men ve ortadan kaldırma talepleri bu hükmün saydığı dava türlerine girmez.

Haksız rekabet suçu şikâyete bağlı mıdır?

Soruşturma ve kovuşturma, haksız rekabet suçunda TTK m. 56’ya göre hukuk davası açma hakkı bulunanlardan birinin şikâyetine bağlıdır. Şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyet etmelidir. Bu süre, dava zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla işlemeye başlar (TCK m. 73/2).

Haksız rekabet davasını müşteriler de açabilir mi?

Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler tespit, men ve ortadan kaldırma davalarını açabilir (TTK m. 56/2). TTK m. 56/2 müşterilere birinci fıkradaki davaları açma hakkı tanıdığından, koşulları varsa tazminat da isteyebilirler. Ancak müşteriler haksız rekabetteki araçların imhasını isteyemezler.

Çalışanın yaptığı haksız rekabetten işveren sorumlu olur mu?

Fiil çalışan tarafından hizmetini gördüğü sırada işlenmişse tespit, men ve ortadan kaldırma davaları çalıştırana karşı da açılabilir (TTK m. 57/1). Tazminat davalarında mahkeme TBK hükümlerini uygular; TBK m. 66/2-3’teki özen ve çalışma düzeni ispatıyla çalıştıranın sorumluluktan kurtulması gündeme gelebilir.

Haksız rekabet davasında kusur şart mı?

Kanun, TTK m. 56/1’in (a)-(c) bentlerini kusur şartına bağlamaz; bu nedenle tespit, men ve ortadan kaldırma için kusur aranmaz. Davacı maddi tazminatı TTK m. 56/1-d uyarınca kusur varsa isteyebilir. Manevi tazminat için ise TBK m. 58, kişilik hakkının zedelenmesini arar.

Haksız rekabet davası hangi mahkemede açılır?

TTK m. 4/1-a ve m. 5/1 uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça asliye ticaret mahkemesi bu davalara bakmakla görevli yargı yeridir. Asliye ticaret bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi davaya ticari dava sıfatıyla bakar. Yetki bakımından HMK m. 6’daki genel kural geçerlidir; talebin haksız fiil niteliği taşıdığı ölçüde HMK m. 16/1 de gündeme gelebilir. Bu hüküm, fiilin işlendiği, zararın doğduğu veya doğma ihtimalinin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini de yetkili sayar.

Dava sürerken rakibin faaliyeti durdurulabilir mi?

Şartları varsa mahkeme, ihtiyati tedbirle mevcut durumu koruyabilir veya haksız rekabeti önleyebilir. Hakların derhal korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde hâkim karşı tarafı dinlemeden karar verebilir (HMK m. 390/2). Dava açılmadan önce tedbir kararı alan kişi, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açmazsa tedbir kendiliğinden kalkar (HMK m. 397/1).

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.