Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi, sigortalının güvence altına aldığı tehlikenin fiilen ortaya çıkması anlamına gelir. Sigorta hukuku açısından bu olay, sigorta tazminatının doğduğu ve tarafların hak ile yükümlülüklerinin somutlaştığı andır. TTK’da yer alan sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler, hem sigortalıyı hem de sigorta şirketini belirli kurallara bağlamakta; sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi halinde uygulanacak esasları açıkça düzenlemektedir. Tehlikenin gerçekleşmesiyle birlikte sigortalının bildirim yükümlülüğü başlar; bu yükümlülük yerine getirilmezse sigorta tazminatı azaltılabilir ya da tamamen reddedilebilir.
Sigorta Sözleşmesinde Riziko Kavramı
Riziko, sigorta sözleşmesinin temel unsurunu oluşturur. Bu olay gerçekleşmeksizin sigorta tazminatı yükümlülüğü doğmaz. TTK çerçevesinde riziko; sigorta sözleşmesinde kararlaştırılan ve gerçekleştiğinde sigorta tazminatını tetikleyen tehlike ya da olaydır. Riziko, belirsiz bir gelecekte gerçekleşmesi ihtimali olan bir olaydır; kesin olarak gerçekleşeceği bilinen bir durum sigortalanamaz.
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi birçok farklı biçimde karşımıza çıkabilir. Yangın sigortasında yangının çıkması, sağlık sigortasında hastalığın ortaya çıkması, hayat sigortasında ölüm olayı, sorumluluk sigortasında üçüncü kişiye zarar verilmesi birer örnek oluşturur. Tehlikenin fiilen meydana gelmesiyle birlikte sigortalı, sigorta şirketine karşı sigorta tazminatı talebinde bulunma hakkını kazanır.
Türk hukukunda bu konudaki temel düzenleme TTK’nın sigorta hukukuna ayrılmış bölümünde yer almaktadır. Sigorta hukuku alanında uzman bir avukattan destek almak, sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi sonrasında ortaya çıkan hukuki süreçlerde büyük önem taşır.

TTK Madde 1446: Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalının Yükümlülükleri
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi durumunda sigortalının en temel yükümlülüğü bildirim yükümlülüğüdür. TTK Madde 1446, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalının durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmek zorunda olduğunu açıkça düzenlemektedir. Bu hüküm, tehlikenin meydana gelmesi durumunda sigorta şirketinin zararın boyutunu sınırlandırabilmesi ve gerekli incelemeleri yapabilmesi amacıyla sevk edilmiştir.
Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek ağır sonuçlar doğurabilir. Bu yükümlülüğün ihlali halinde sigortacı, sigorta tazminatından indirim yapma ya da gerekli koşullar oluşmuşsa sigorta tazminatını tamamen reddetme hakkına sahiptir. Mahkemeler bu konuyu değerlendirirken ihlalin kasıtlı olup olmadığını ve sigortacının bu ihlal nedeniyle gerçekten zarara uğrayıp uğramadığını incelemektedir.
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi sonrasında sigortalının bir diğer yükümlülüğü ise zararın önlenmesi ve azaltılması için gerekli önlemleri almaktır. Sigortalı, tehlikenin ardından pasif kalamazsa sigorta tazminatının azaltılması gündeme gelebilir. Örneğin yangın rizikosu gerçekleştiğinde sigortalı, yangının yayılmaması için mümkün olan önlemleri almak zorundadır; bunu yapmadığı takdirde sigortacı sigorta tazminatı yükümlülüğünden kısmen kurtulabilir.
Sigorta Sözleşmesinde Riziko Gerçekleşmesinde Sigortacının Yükümlülükleri
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi yalnızca sigortalıya değil, sigortacıya da çeşitli yükümlülükler doğurur. Sigortacı, bildirim aldığında hasar tespiti için derhal gerekli adımları atmak zorundadır. Sigortacının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi ya da sigorta tazminatını geciktirmesi halinde sigortalı, alacağına faiz işletilmesi dahil çeşitli hukuki yollara başvurabilir.
Tehlikenin gerçekleşmesinin ardından sigortacı, kendi eksperi aracılığıyla zararı tespit ettirme hakkına sahiptir. Ancak bu süreç uzatılamaz; sigortalı makul süre içinde sigorta tazminatını almak hakkına sahiptir. Rizikonun gerçekleşmesi ile ödemenin yapılması arasında geçen süre konusunda taraflar arasında sıklıkla uyuşmazlık çıkmaktadır. Yargıtay kararları, sigortacının hasar tespitini makul sürede tamamlaması ve sigorta tazminatını ödemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi halinde sigortacı, sigorta tazminatı yükümlülüğünden kurtulmak için önce sözleşme kapsamını, daha sonra muafiyet koşullarını incelemek durumundadır. Sigortacının tazminattan kaçınmak için öne sürdüğü her gerekçe, sigorta sözleşmesinde açıkça belirtilmiş ve sigortalıya önceden bildirilmiş olmalıdır; aksi halde bu gerekçe mahkemelerce kabul edilmez.

TTK Madde 1452: Sigorta Sözleşmesindeki Koruyucu Hükümler
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesinin ardından sigortalının haklarını güvence altına alan en önemli düzenlemelerden biri TTK Madde 1452’dir. Bu madde, sigorta sözleşmesinde sigortalı aleyhine değiştirilemeyecek koruyucu hükümleri belirler. Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi halinde sigortalıyı korumaya yönelik bu hükümler, tarafların anlaşmasıyla dahi ortadan kaldırılamaz niteliktedir.
TTK Madde 1452 kapsamındaki koruyucu hükümler, sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi durumunda sigortalının aleyhine sonuç doğuracak keyfi uygulamaların önüne geçmek amacıyla düzenlenmiştir. Sigorta şirketleri, poliçe genel şartları ya da özel koşullar aracılığıyla bu koruyucu hükümleri devre dışı bırakamaz. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler açısından taraflar arasında uyuşmazlık çıktığında mahkemeler, sigortalı lehine yorum ilkesini uygular.
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi sonrasında sigortalının korunması yalnızca TTK ile sınırlı değildir. Sigorta genel şartları, SEDDK düzenlemeleri ve tüketici mevzuatı da sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi halinde sigortalıya ek güvenceler sağlamaktadır. Özellikle bireysel sigortalılar, sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler ile desteklenen güçlü bir konumdadır.
Sigorta Sözleşmesinde Riziko Gerçekleşmesinde Tazminat Kalemleri
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi halinde talep edilebilecek tazminat kalemleri sigorta türüne göre farklılık göstermektedir. Ancak genel çerçevede şu tazminat kalemleri gündeme gelebilir:
Mal sigortalarında sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi sonucunda maddi zarar tazminatı, hasar tespit masrafları ve geçici kayıp tazminatı talep edilebilir. Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi nedeniyle oluşan maddi zarar, poliçe limitiyle sınırlı olsa da sigortacının gecikmesinden kaynaklanan faiz ve ek giderler ayrıca talep edilebilir.
Sorumluluk sigortalarında sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi üçüncü kişiye verilen zarar anlamına gelir. Bu durumda tazminat kalemleri; maddi tazminat, manevi tazminat, tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatı olarak sıralanabilir. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler, sigortacının üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu da belirli ölçüde sınırlamaktadır.
Hayat sigortasında ölüm olayı halinde sigorta bedeli doğrudan lehtara ödenir. Ölümün kaza sonucu olması halinde ek tazminat öngören poliçelerde bu ek tazminat da talep edilebilir. Sigorta şirketinin ölümün kaza değil hastalık sonucu olduğu iddiasıyla tazminatı reddetmesi halinde sigortalı mirasçıları dava yoluna başvurabilir.
Sigorta Sözleşmesinde Riziko Gerçekleşmesi ve Bildirim Süreci
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi meydana gelir gelmez sigortalının atacağı adımlar belirleyici öneme sahiptir. Tehlikenin doğru ve zamanında bildirilmesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından kritiktir.
Bildirim süreci şu adımlardan oluşur: Riziko gerçekleşmesi halinde öncelikle sigorta şirketine yazılı bildirim yapılmalıdır. Sözlü bildirim ileride ispat güçlüğü yaratır; bu nedenle her zaman yazılı, iadeli taahhütlü mektup ya da noter kanalı tercih edilmelidir. Bildirimde olayın tarihi, yeri, niteliği ve tahmini zarar miktarı açıkça belirtilmelidir.
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi sonrasında sigortalı, sigorta şirketinin eksper atamasını beklemelidir. Ancak sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler çerçevesinde sigortalı, kendi bünyesinde bağımsız bir eksper tutma hakkına sahiptir. Oluşan zarar konusunda sigortacı eksperi ile sigortalı eksperi arasında anlaşmazlık çıkması halinde hakem-eksper ataması yoluna gidilebilir.
Riziko gerçekleşmesinden sonra sigortalı mümkün olduğu ölçüde delil muhafaza etmelidir. Fotoğraf, video, fatura, uzman raporu gibi belgeler ispat aşamasında belirleyici rol oynar. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler kapsamında sigortalı, zararın boyutunu belgeleme yükümlülüğünü taşır; bu yükümlülüğü ihmal etmek sigorta tazminatı miktarını olumsuz etkileyebilir.
Sigorta Sözleşmesinde Koruyucu Hükümlerin Sınırları
Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler her ne kadar sigortalıyı güvence altına alsa da bu güvencenin sınırları bulunmaktadır. Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi dahi olsa sigortalının kasıtlı davranışı tazminat hakkını ortadan kaldırabilir. Türk hukukunda kişinin kendi kusuruyla neden olduğu zararı sigorta kapsamında talep edemeyeceği genel kabul görmüş bir ilkedir.
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi halinde önceden gizlenen hususların ortaya çıkması da sigorta şirketine sözleşmeyi feshetme ya da tazminatı reddetme hakkı verebilir. Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlal etmesi, sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi aşamasında ciddi hukuki sorunlara yol açabilir. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler, dürüst davranmayan sigortalıları kapsamaz.
Sigorta sözleşmesinde riziko gerçekleşmesi ile sigortalı tarafından sahte belge düzenlenmesi ya da hasarın kasıtlı olarak abartılması, sigorta dolandırıcılığı suçunu oluşturabilir. Bu durum hem cezai hem de hukuki sonuçlar doğurur; sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümlerden yararlanma hakkı tamamen sona erer.
İlgili Yargıtay Kararları
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi — Esas: 2016/17420 / Karar: 2019/9063 — 08.10.2019
Mahkemece; Türk Ticaret Kanununun 1446. maddesinde “sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir” hükmüne yer verildiği, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının “rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı ve/veya sigorta ettirenin yükümlülükleri” başlıklı bölümünde “sigortalı ve/veya sigorta ettirenin, rizikonun gerçekleşmesi halinde rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunması, ……” gerektiğinin hüküm altına alındığı, davacıya ait … plaka sayılı aracın 13/10/2014 tarihinde çalındığı iddiası ile … Jandarma Karakoluna başvuruda bulunduğu, ancak 21/01/2015 tarihinde davalı … şirketine aracın çalındığına dair ihbar da bulunduğu, davacı tarafın 21/01/2015 tarihinden önce davacı şirkete ihbar mükellefiyetinin yerine getirdiğine dair yazılı herhangi bir delil sunamadığı, davacı sigortalının poliçe genel şartları gereğince yükümlülüklerinin yerine getirmemiş olduğu, en geç 5 iş günü içinde ihbarda bulunması gerekirken 3,5 ay sonra hasar ihbarında bulunmuş olduğu anlaşıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA 08/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sigorta Sözleşmesinde Teminat Kapsamındaki Olayın Gerçekleşmesinde Hukuki Yollar
Sigorta sözleşmesinde sigorta olayının meydana gelmesi sonrasında sigortacı tazminatı reddederse ya da haksız biçimde ertelerse sigortalının başvurabileceği çeşitli hukuki yollar bulunmaktadır. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler çerçevesinde sigortalı, öncelikle sigorta şirketine yazılı itiraz yoluna gidebilir.
Sigorta ilişkisinde rizikonun vukuu uyuşmazlıklarında Sigorta Tahkim Komisyonu önemli bir alternatif çözüm yolu sunar. Sigorta Tahkim Komisyonu, sözleşme kapsamında rizikonun vukuu bulması sonrasında sigortalının taraf olduğu uyuşmazlıklarda hızlı ve ekonomik sonuç verir. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler kapsamındaki taleplerde komisyon oldukça etkin biçimde işlev görmektedir.
Sigorta teminatını tetikleyen olayın gerçekleşmesi uyuşmazlığının çözümünde dava yolu da tercih edilebilir. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümlerden doğan tazminat talepleri, Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılacak davalarla sonuçlandırılabilir. teminat kapsamındaki olayın meydana gelmesine ilişkin davalarda zamanaşımı süresine dikkat edilmesi büyük önem taşır.
Sigorta ilişkisinde rizikonun vukuu konusunda tazminat talepleri belirli bir zamanaşımına tabidir. TTK kapsamındaki sigorta uyuşmazlıklarında zamanaşımı süresi kural olarak iki yıldır; bu sürenin kaçırılmaması için hukuki danışmanlık alınması önerilir. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümlerden gerçek anlamda yararlanabilmek için sürelerin takip edilmesi şarttır.
Sık Sorulan Sorular
Sözleşme kapsamında rizikonun vukuu bulması ne anlama gelir?
Sigorta teminatını tetikleyen olayın gerçekleşmesi, poliçede güvence altına alınan tehlikenin ya da olayın fiilen meydana gelmesi demektir. Yangın, kaza, hastalık, ölüm gibi olaylar sigortanın türüne göre farklı rizikonun vukuu örnekleridir. teminat kapsamındaki olayın meydana gelmesi halinde sigorta şirketi tazminat ödeme yükümlülüğü altına girer.
Sigorta ilişkisinde rizikonun vukuunu ne zaman bildirmem gerekir?
Sözleşme kapsamında rizikonun vukuu bulması halinde TTK Madde 1446 gereği gecikmeksizin bildirim yapılması zorunludur. Poliçede özel bir süre belirlenmişse bu süreye uymak gerekir. Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi tazminattan indirime ya da tazminatın tamamen reddedilmesine yol açabilir.
Sigorta şirketi tazminatı reddederse ne yapabilirim?
Sigorta şirketinin sigorta teminatını tetikleyen olayın gerçekleşmesi sonrasında tazminatı reddetmesi halinde önce yazılı itiraz yoluna gidilebilir. Ardından Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmak mümkündür. Son çare olarak Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açılabilir. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler, haksız red kararlarına karşı sigortalıya güçlü bir hukuki zemin sunar.
Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler nelerdir?
TTK Madde 1452, sigorta sözleşmesinde sigortalı aleyhine değiştirilemeyecek düzenlemeleri kapsamaktadır. Bu hükümler sayesinde sigortacı, poliçe genel şartları aracılığıyla sigortalının temel haklarını sınırlayamaz. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler, sigortalının bilgi eksikliğinden yararlanan haksız uygulamalara karşı güvence oluşturur.
Sigorta tazminatı ne zaman ödenir?
Teminat kapsamındaki olayın meydana gelmesi ve hasarın tespitinin ardından sigortacı makul süre içinde tazminatı ödemekle yükümlüdür. Bu süre poliçede belirtilmemişse TTK’nın genel hükümleri uygulanır. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler çerçevesinde sigortacı, hasar tespitini gereksiz yere uzatamaz; uzatması halinde faiz yükümlülüğü doğar.
Eksper raporuna itiraz edebilir miyim?
Evet. sigorta ilişkisinde rizikonun vukuu sonrasında sigortacının eksperi tarafından düzenlenen rapor sigortalıyı bağlamaz. Sigortalı kendi bağımsız ekserini tutabilir; iki eksper arasında anlaşmazlık olursa hakem-eksper yoluna gidilebilir. Sigorta sözleşmesinde koruyucu hükümler, sigortalıya bu itiraz hakkını güvence altına almaktadır.



