TTK 1446. Madde
(1) Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir.
(2) Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir.
(3) Sigortacı rizikonun gerçekleştiğini daha önce fiilen öğrenmişse, ikinci fıkra hükmünden yararlanamaz.
TTK 1446. Madde Gerekçesi
Rizikonun gerçekleştiğinin bilinmesinde özellikle tazminat ödeme borçlusu durumundaki sigortacı açısından büyük yarar vardır. Nitekim, 6762 sayılı Kanunun 1292 nci. maddesinde de aynı konu düzenlenmiş ve rizikonun gerçekleştiğini bildirim yükümlülüğü için beş günlük süre öngörülmüştür. Ancak, Tasanın bu maddesi ile beş günlük bildirim süresi kaldırılmış onu yerine “gecikmemek” ifadesi kullanılmıştır. Zira, beş günlük süre bazı sigortalar için çok kısa olabileceği gibi bası sigortalar için de fazla olabilir. Halbuki “gecikmeksizin” ifadesi öncelikle hemen bildirme esasını getirir. Ayrıca, sübjektif ve objektif duruma göre hakime bir takdir hakkı tanır, daha esnektir. Diğer taraftan mevcut düzenlemeden farklı olarak bu madde ile, Tasarının genelinde olduğu gibi yükümlülüğünün ihlalinde illiyette yer verilmiştir. Buna göre, ihlal ödenecek tazminat miktarında etkili olmamışsa sigortacının sorumluluğunun tamamen ortadan kalmasından veya azalmasından bahsedilemez. Maddede kusur, kastı da kapsayacak şekilde geniş anlamda kullanılmıştır. Bu noktada, kasti olarak bildirim yükümlülüğü ihlal edilmişse, yine tazminattan indirim yapılacaktır. Ancak, indirim kusurun ağırlığına göre olacağından, somut olaya göre sigortacının tazminat ödeme borcu tamamen de ortadan kalkabilecektir.
Açıklama
TTK Madde 1446, sigorta hukuku alanında sigorta ettirene yüklenen bir bildirim yükümlülüğünü düzenlemektedir. Bu hüküm, Türk Ticaret Kanunu’nun sigorta sözleşmesine ilişkin genel düzenlemeleri içeren bölümünde yer almakta ve sigorta ettiren ile sigortacı arasındaki sözleşmesel ilişkide temel bir sorumluluk ortaya koymaktadır. Eski kanun olan 6762 sayılı Sigorta Kanunu’nda beş günlük bildirim süresi öngörülmüş iken, Tasarı bu süreli sistemi “gecikmeksizin” ifadesiyle değiştirmiştir. Bu değişiklik, sigorta türleri arasındaki farkları dikkate alarak hakim tarafından somut olayda takdir edilmesine imkân tanımaktadır. TTK Madde 1446 bu anlayışla, sigorta ettirene rizikonun gerçekleşmesi anında derhal bildirim yapma yükümlülüğünü getirmektedir.
Uygulamada sigorta ettiren, yangın, hırsızlık, trafik kazası gibi sigortalı riskin meydana gelmesini öğrendiği andan itibaren hiçbir gecikmeden sigortacıya haber vermekle yükümlüdür. Bu bildirim yazılı veya sözlü olabileceği gibi, pratikte sigorta acentesi veya şirketi aracılığıyla yapılabilir. Söz gelimi, otomobil sigortasında bir trafik kazası yaşayan poliçe sahibi, kazanın meydana geldiği gün içinde veya en geç ertesi gün sigortacısını bilgilendirmesi gerekir. Gecikmeksizin bildirim ilkesi, sigortacının hasar ile ilgili delilleri taze iken toplamasını, tanıkları bulmasını ve gerekli incelemeleri yapmasını sağlamak amacını taşır.
TTK Madde 1446’nın ikinci fıkrası, bildirim yükümlülüğünün ihlali veya geç yerine getirilmesinin hukuki sonuçlarını belirlemektedir. Eğer bildirimin yapılmaması veya gecikmesi nedeniyle tazminat tutarında artış meydana gelmişse, kusurun ağırlığına göre sigortacı tazminattan indirim yapabilir. Ancak sigortacı rizikoyu önceden fiilen bilmiş ise, bu indirim hakkından yararlanamaz. Örneğin, bir yangın olayını komşuları vasıtasıyla sigortacı öğrenmiş ise, sigorta ettirinin bildirimi geç yapması durumunda indirim talep edemeyecektir. Yargıtay içtihadında, bildirim gecikmeleri değerlendirilirken objektif ve sübjektif şartlar birlikte ele alınmaktadır.
