İkinci el bir tekne alan ya da satan kişinin ilk sorusu çoğu zaman aynıdır: tekne satışı nasıl yapılır ve noter şart mı? Cevap, teknenin gemi siciline kayıtlı olup olmadığına göre değişir. Türk Ticaret Kanunu tekneyi gemi kavramı içinde ele alır ve her gemiyi taşınır eşya sayar. Teknenin sicile kayıtlı olması hâlinde devir anlaşması yazılı yapılır ve imzalar noterce onaylanır ya da anlaşma sicil müdürlüğünde yapılır. Buna karşılık teknenin sicile kaydı yoksa taşınırlara ilişkin hükümler uygulanır. Bu yazı noterden tekne satışı ve tekne satış sözleşmesi konularını kanun metni üzerinden ele alıyor. Yazıda ayrıca vekalet ile tekne satışı, ayıplı tekne, ipotek ve haciz sorgusu ile dava yolları inceleniyor. Kısacası tekne satışı nasıl yapılır sorusunun cevabı, tek bir işlem adımından değil, teknenin hukuki durumundan çıkar.
Son güncelleme: 19.10.2026 · Mevzuat kontrolü: 19.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine göre yapıldı. Kontrol; TTK, TBK, TMK, TKHK, HMK, İİK, Noterlik ve Harçlar kanunları ile 6325 sayılı Kanun metinlerini kapsadı.
Tekne Satışı Nasıl Yapılır? Tekne Hukuken Gemi Sayılır
TTK m. 931/1 gemiyi geniş tanımlar. Buna göre tahsis edildiği amaç suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç gemi sayılır. Örneğin motoru bulunmayan bir tekne de bu tanıma girebilir. Suda ekonomik menfaat sağlama amacına tahsis edilen ya da fiilen böyle kullanılan gemi ise ticaret gemisidir (m. 931/2). Balıkçı teknesi veya yolcu taşıyan tur teknesi bu gruba girebilir. Yalnız gezinti ve spor amacıyla kullanılan yat ise ticaret gemisi sayılmayabilir.
Bu ayrım önemlidir, çünkü deniz ticaretine ilişkin hükümler ilke olarak ticaret gemilerine uygulanır (TTK m. 935/1). Ancak m. 935/2-a, Kanunun “Gemi”, “Kaptan”, “Gemi Alacakları” ve “Cebrî İcraya İlişkin Özel Hükümler” kısımlarını yatlara da uygular. Gemi sicili ve gemi üzerindeki mülkiyet kuralları “Gemi” kısmında yer alır. Bu nedenle gezinti teknesi de bu kurallara tabidir.
TTK m. 936’ya göre sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın bütün gemiler taşınır eşyadandır. Tekne satışı bu yüzden TBK m. 209 anlamında bir taşınır satışıdır. Taşınmazlara özgü resmî senet ve tapu kuralları kural olarak tekneye uygulanmaz. Kanunun açıkça taşınmaz hükümlerine bağladığı hâller ise saklıdır (m. 937). Gemiye ilişkin hükümlerin tamamı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu resmî metni içinde yer almaktadır.
Tekne Satışı Nasıl Yapılır? Önce Sicil Kaydına Bakılır
Satış yolunu belirleyen ilk soru budur. Türk gemileri için gemi sicili, liman başkanlığı nezdinde çalışan sicil müdürlükleri tarafından tutulur (TTK m. 954/2). Ayrıca sicil, kanunda sayılan mahkemenin gözetimi altındadır. Onsekiz gros tonilatoda ve daha büyük her ticaret gemisinin maliki tescil isteminde bulunmak zorundadır (m. 957). Daha küçük ticaret gemileri ile yatların sicile kaydı ise isteğe bağlıdır (m. 956, m. 965/1). Öte yandan onsekiz gros tonilatodan küçük gemiler ve yatlar, gemi tasdiknamesi olmaksızın Türk Bayrağı çekebilir (m. 945).
Gemi siciline kaydedilmemiş küçük deniz araçları için ayrı bir idari kayıt da vardır. Harçlar Kanunu’nun 8 sayılı tarifesi, 655 sayılı KHK hükümlerine göre bağlama kütüklerine kaydedilen deniz araçlarının ruhsatnamelerinden söz eder. Aynı Kanunun 7 sayılı tarifesi Milli Gemi Sicili, Türk Uluslararası Gemi Sicili ve Bağlama Kütüğü’nü ayrı kayıtlar olarak sayar. TTK’nın mülkiyet hükümleri ise kanunda aksine hüküm bulunmadıkça yalnız Türk Gemi Siciline kayıtlı gemilere uygulanır (m. 996). Bağlama kütüğüne kayıt, devrin bildirimi ve liman başkanlığındaki işlem adımlarının ayrıntıları ilgili yönetmelikle düzenlenmiştir. Bu nedenle işlem öncesinde, kaydın tutulduğu liman başkanlığından güncel şartlar öğrenilmelidir.
Teknenin hangi kayda tabi olduğu, gemi tasdiknamesi ya da ruhsatname üzerinden anlaşılabilir. Ayrıca gemi sicili açıktır; herkes sicil kayıtlarını inceleyebilir ve giderini ödeyerek örnek alabilir (m. 973/1). Bu nedenle tekne satışı nasıl yapılır sorusu, önce kayıt türü belirlenerek cevaplanır.
Gemi Siciline Kayıtlı Teknede Tekne Satışı Nasıl Yapılır?
Sicile kayıtlı gemide devrin şartlarını TTK m. 1001 düzenler. Buna göre devir için malik ile iktisap edenin mülkiyetin devri konusunda anlaşması ve geminin zilyetliğinin geçirilmesi şarttır. Mülkiyetin devrine ilişkin anlaşma yazılı yapılır ve imzaların noterce onaylı olması gerekir. Kanun, bu anlaşmanın gemi sicil müdürlüğünde de yapılabileceğini ayrıca belirtir. Ticari işletmenin bir bütün hâlinde devrine ilişkin m. 11/3 hükmü saklıdır.
TTK m. 1001 güncel kanun metni →
TBK m. 12’ye göre kanunda öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmadan kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz. Bu yüzden sicile kayıtlı teknede adi yazılı bir belgeyle yapılan devir, mülkiyeti geçirmeye yetmeyebilir. Tescil ise m. 1001’de devrin şartları arasında sayılmaz. Buna karşılık sicil kaydının alıcı lehine sonuç doğuran işlevleri vardır. Gemi sicilinde malik olarak kayıtlı kişi geminin maliki sayılır (m. 974/1). Ayrıca sicil kaydına güvenerek hukuki işlemle hak edinen iyiniyetli kişi de korunur (m. 983/1). Dolayısıyla devir sicile yansıtılmadıkça satıcı, üçüncü kişiler karşısında malik görünmeye devam eder.
Sicile Bildirim, Tasdikname ve Giderler
Gemi siciline tescil edilen hususlardaki değişiklikler dilekçeyle sicil müdürlüğüne bildirilir (m. 964/1). Örneğin mülkiyetin geçişinde değişikliği istemekle yükümlü olanlar, gemi tasdiknamesini ve varsa onaylı özetini sicil müdürlüğüne ibraz eder (m. 971/1). Bu yükümlülük, gerektiren hususun öğrenilmesinden sonra onbeş gün içinde yerine getirilmelidir. Aksi hâlde m. 972 yollamasıyla m. 33’teki davet ve idari para cezası hükmü uygulanır. Ayrıca sicil müdürlüğünün kararlarına karşı tebliğden itibaren sekiz gün içinde asliye ticaret mahkemesine itiraz edilebilir (m. 993, m. 34).
Aksi kararlaştırılmadıkça mülkiyetin geçirilmesine ilişkin kayıt giderleri, senet ve belge giderleri dâhil, iktisap edene aittir (m. 985/1). Aynı şekilde Harçlar Kanunu da gemi ve liman harçlarını, aksi kararlaştırılmamışsa mülkiyeti iktisap edene yükler (m. 97/a). Sicile kayıtlı geminin ivaz karşılığında temlikinde harç, satış belgesindeki bedel üzerinden nispi olarak alınır. Belgede bedel yoksa ya da bedel rayiçten düşükse emsal bedeli esas alınır (7 sayılı tarife). Oran ve tutarlar burada verilmemiştir; işlem tarihindeki tarifeye bakılmalıdır.
Sicile Kayıtlı Olmayan Teknede Tekne Satışı Nasıl Yapılır?
Türk Gemi Siciline kayıtlı olmayan Türk gemileri üzerindeki mülkiyete TMK’nın taşınırlara ilişkin hükümleri uygulanır (TTK m. 997/1). Örneğin sandal, küçük gezinti teknesi ya da sicile kaydettirilmemiş bir yat bu gruba girebilir. Bu teknelerde taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir (TMK m. 763). TTK burada noter onayını geçerlilik şartı olarak aramaz.
Bununla birlikte m. 997/2 taraflara önemli bir hak tanır. Gemi veya payının devri hâlinde taraflardan her biri, giderleri karşılamak şartıyla, kendisine devre ilişkin resmî ya da imzası noterce onaylı bir senet verilmesini isteyebilir. Bu senet, devrin ispatı ve sonraki idari işlemler bakımından alıcıya güvence sağlar.
TTK m. 997 güncel kanun metni →
İyiniyetli alıcının korunması da taşınır kurallarına göre belirlenir. TMK m. 763’e göre taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kişi, zilyetlik hükümlerinin koruduğu hâllerde malik olur. Bu sonuç, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile doğabilir. Ancak tekne çalınmış ya da malikin iradesi dışında elinden çıkmışsa TMK m. 989 uygulanır. Bu durumda önceki zilyet, tekneyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. Bununla birlikte tekne açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse dava, ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. Hükmün metni TMK m. 989 kaybedilen veya çalınan eşyada taşınır davası sayfasındadır.
Noterden Tekne Satışı Ne Zaman Zorunludur?
Noterin rolü, tekne satışı nasıl yapılır sorusunda en çok karıştırılan noktadır. Noterden tekne satışı, teknenin kaydına göre farklı anlam taşır. İmzaların noterce onaylanması, sicile kayıtlı teknede m. 1001/2’deki şeklin parçasıdır. Bununla birlikte aynı anlaşmanın gemi sicil müdürlüğünde yapılması da kanunen mümkündür. Sicil kaydı bulunmayan teknede ise TTK noter onayını şart koşmaz; taraflara noter onaylı senet isteme hakkı verir (m. 997/2).
Noterlik Kanunu m. 60 noterin iki farklı işlevini ayırır. Buna göre noter hukuki işlemi düzenleyebilir (m. 60, bent 1) ya da dışarıda yazılıp getirilen kâğıttaki imzayı onaylayabilir (m. 60, bent 4). TTK m. 1001/2 imzaların noterce onaylı olmasını arar. Düzenleme şeklindeki noter senetleri ise sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır (HMK m. 204/1).
Bağlama kütüğüne kayıtlı teknelerde devrin noterde yapılıp yapılmayacağı ayrı bir sorudur. Harçlar Kanunu tarifesi bu kaydı 655 sayılı KHK’ya bağlar; kaydın ve devrin ayrıntıları ilgili yönetmelikle düzenlenmiştir. Bu nedenle noterden tekne satışı bu tekneler için zorunlu mu sorusunda, işlem öncesinde kaydın tutulduğu liman başkanlığından güncel şartlar öğrenilmelidir.
Tekne Satış Sözleşmesi Nasıl Hazırlanır?
Satış sözleşmesi, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini devretme, alıcının da bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 207). Tekne satış sözleşmesi bu borçları kurar. Mülkiyeti ise sicile kayıtlı teknede m. 1001’deki devir anlaşması geçirir. İki irade aynı belgede yer alabilir. Belge m. 1001/2’deki şekle uygun hazırlanırsa şekil tartışması baştan önlenir.
Kanun, borçlandırıcı satış sözleşmesinin de bu şekle tabi olup olmadığı konusunda ayrı bir hüküm içermez. Bu belirsizlik, sicile kayıtlı teknede satış sözleşmesinin de noter onaylı yapılmasını güvenli kılar. Bu açıdan da sicile kayıtlı teknede noterden tekne satışı güvenli bir yoldur.
Tekne Satışı Nasıl Yapılır? Sözleşmeye Yazılması Gerekenler
Teknenin kimliği, tekne satış sözleşmesi içinde tereddüde yer bırakmayacak biçimde gösterilmelidir. Tescil isteminde bildirilen hususlar bu konuda yol gösterir. Geminin adı, türü, esas malzemesi, bağlama limanı, resmî ölçme sonuçları ve makine gücü bunlar arasındadır (TTK m. 960/1). Ayrıca kayıtlı teknelerde sicil numarası da yazılmalıdır. Eklentinin durumu ayrıca kararlaştırılmalıdır. Aksi kararlaştırılmadıkça alıcı, gemiyle birlikte devredene ait eklentinin mülkiyetini de kazanır (m. 1002/1).
Bedel, ödeme zamanı, teslim yeri ve teslim tarihi açıkça gösterilmelidir. TBK m. 208’e göre taşınır satışında yarar ve hasar, ayrık hâller dışında zilyetliğin devrine kadar satıcıya aittir. Teslimden önce teknenin batması ya da hasar görmesi riski bu kurala göre dağılır; sözleşmede farklı bir düzenleme yapılabilir. Ayrıca satıcının tekne üzerinde ipotek, haciz, şerh ya da ödenmemiş gemi alacağı bulunmadığına dair beyanı sözleşmeye eklenebilir. Bu beyan, sonradan ortaya çıkan bir hak nedeniyle satıcıya başvurmayı kolaylaştırır.
Kayıt ve harç giderlerinin kime ait olacağı da yazılmalıdır; aksi hâlde bu giderler iktisap edene kalır (TTK m. 985/1). Öte yandan bedelin banka yoluyla ödenmesi, ödemenin ispatını kolaylaştırır. HMK m. 200’e göre kanundaki parasal sınırı aşan hukuki işlemler senetle ispat edilir. Bu sınır HMK Ek m. 1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır. Böylece yazılı sözleşme, tekne satışı nasıl yapılır sorusunun ispat boyutunu da karşılar.
Vekalet ile Tekne Satışı: Vekaletnamede Nelere Bakılır?
Malik tekneyi kendisi satmak zorunda değildir; işlemi bir temsilci aracılığıyla da yapabilir. Nitekim yetkili temsilcinin temsil olunan adına yaptığı işlemin sonuçları temsil olunanı bağlar (TBK m. 40). Öte yandan temsil yetkisinin kapsamı, yetkiyi veren hukuki işleme göre belirlenir (TBK m. 41). Temsilci aracılığıyla tekne satışı nasıl yapılır sorusunda belirleyici olan bu nedenle vekaletnamenin içeriğidir.
TBK m. 504/1’e göre vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirlenir. Ancak aynı maddenin üçüncü fıkrası bazı işlemler için özel yetki arar. Örneğin vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça taşınmazı devredemez. Buna karşılık tekne kanunen taşınır olduğu için bu sayımda adıyla geçmez.
TBK m. 504 güncel kanun metni →
Bununla birlikte vekalet ile tekne satışı için verilen vekaletnamede satış yetkisinin açıkça yazılması güvenli yoldur. Vekaletnamede teknenin adı, sicil ya da kayıt bilgisi, satış ve devir yetkisi ile bedeli tahsil yetkisi yer almalıdır. Ayrıca devir anlaşması sicile kayıtlı teknede noter onaylı yapılacağından, yetki belgesinin şekli de önem taşır. Ancak kanun, vekaletnamenin şekli konusunda ayrı bir hüküm içermez. Bu nedenle işlemi yapacak noterin ve sicil müdürlüğünün aradığı şartlar vekaletname düzenlenmeden önce öğrenilmelidir.
Vekaletin Sona Ermesi ve Yetkisiz Temsil
Vekalet ile tekne satışı yapılırken alıcının en çok çekindiği risk, yetkinin sona ermiş olmasıdır. Temsil olunan, hukuki işlemden doğan yetkiyi dilediği anda sınırlayabilir veya geri alabilir (TBK m. 42). Ayrıca yetki, aksi kararlaştırılmadıkça temsil olunanın ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflasıyla sona erer (TBK m. 43). Bununla birlikte temsilci yetkisinin sona erdiğini bilmediği sürece temsil olunan ve halefleri yapılan işlemle bağlıdır (TBK m. 45). Ancak bu kural, üçüncü kişinin yetkinin sona erdiğini bildiği durumda uygulanmaz.
Yetkisiz temsilcinin yaptığı satış, temsil olunan onamadıkça onu bağlamaz (TBK m. 46). Alıcı, temsil olunandan uygun bir süre içinde işlemi onaylayıp onaylamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlem onanmazsa alıcı da işlemle bağlı olmaktan kurtulur. Onama olmazsa alıcı, işlemin geçersizliğinden doğan zararını yetkisiz temsilciden isteyebilir (TBK m. 47). Ancak temsilci, alıcının yetkisizliği bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse bu talep reddedilir. Öte yandan bedelin vekile ödenmesi de ayrı bir risktir. Vekil, vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle ve hesap vermekle yükümlüdür (TBK m. 508). Bu nedenle vekaletnamede bedeli tahsil yetkisi yoksa ödemenin malike yapılması daha güvenli olur.
Tekne Satışı Nasıl Yapılır? Satın Almadan Önce İpotek ve Haciz Sorgusu
Tekne satışı nasıl yapılır sorusunun önemli bir parçası, satın almadan önce yapılacak sorgudur. Gemi sicili açıktır ve kayıtlar herkes tarafından incelenebilir (TTK m. 973/1). Sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehni sadece gemi ipoteği yoluyla sağlanır (m. 1014/1). Gemi ipoteği, anlaşma ve sicile tescil ile kurulur (m. 1015/1). Bu nedenle sicil kaydı teknenin ipotekli olup olmadığını gösterir. Ayrıca tescil edilmiş bir hak sicilden silinirse o hakkın artık var olmadığı kabul edilir (m. 974/3).
Sicile verilmiş şerhler de alıcıyı etkiler. Şerhten sonra gemi üzerinde yapılan tasarruflar, şerhle korunan hakkı ihlal ettiği ölçüde geçerli değildir (m. 977/2). Bu kural cebrî icra, ihtiyati haciz ve iflas idaresi tasarruflarında da uygulanır. İcra ve İflas Kanunu, açıkça öngörülen istisnalar dışında bütün gemiler hakkında taşınırlara ilişkin hükümleri uygular. Bu Kanun uyarınca gemi siciline verilecek şerhler ise TTK m. 977’ye tabidir (İİK m. 23).
Sicilde Görünmeyen Riskler: Gemi Alacakları ve Zapt
Sicil sorgusu bütün riskleri göstermez. TTK m. 1320, geminin malikine, kiracısına, yöneticisine veya işletenine karşı doğmuş bazı alacaklara gemi alacaklısı hakkı tanır. Örneğin gemi adamlarının ücretleri, kurtarma ücreti ve liman, kanal, kılavuzluk resimleri bunlar arasındadır. Bu alacaklar, sahibine gemi ve eklentisi üzerinde kanuni rehin hakkı verir (m. 1321/1). Üstelik kanuni rehin hakkı, gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir (m. 1321/5).
TTK m. 1321 güncel kanun metni →
Bu kural alıcı için önemlidir. Satıcı döneminde doğmuş ve ödenmemiş bir liman resmi, tekne el değiştirdikten sonra da tekne üzerinden ileri sürülebilir. Ancak kanun bu rehnin süresini de sınırlar. Buna göre birinci fıkranın (a) ilâ (e) bentlerindeki alacakların rehni, kural olarak alacağın doğumundan itibaren bir yılın sonunda düşer (m. 1326/1). Bu süre geçmeden gemi ihtiyaten haczedilmiş ve bunun sonucunda cebrî icra yoluyla satılmışsa rehin düşmez. Gemi adamı alacaklarında bir yıllık süre, alacaklının gemiden ayrıldığı tarihte başlar.
Satış sırasında var olan bir hak nedeniyle tekne üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı bundan sorumludur (TBK m. 214). Ancak alıcı bu tehlikeyi sözleşme sırasında biliyorsa satıcı, ayrıca üstlenmedikçe sorumlu olmaz. Üçüncü kişi alıcıya dava açarsa alıcı, davayı vakit geçirmeden satıcıya bildirmelidir (TBK m. 215). Bildirim davaya katılmaya elverişli zamanda yapılmışsa aleyhe hüküm, alıcının ağır kusuru ispatlanmadıkça satıcı için de sonuç doğurur. Öte yandan tekne ipotek ya da kanuni rehin gibi sınırlı bir ayni hakla yüklenmişse alıcı, uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir (TBK m. 218). Ayrıca durumu bilseydi satın almayacağı anlaşılıyorsa sözleşmenin sona erdirilmesini hâkimden isteyebilir.
Tekne Satışı Nasıl Yapılır, Ayıp Çıkarsa Ne Olur?
Gövdede, motorda ya da donanımda sonradan çıkan kusur ayıp sorumluluğu doğurabilir. TBK m. 219’a göre satıcı, bildirdiği niteliklerin bulunmamasından sorumludur. Değeri ya da alıcının beklediği faydayı önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki veya ekonomik ayıplardan da sorumludur. Satıcı ayıbı bilmese bile bu sorumluluk doğar. Ayıp sorumluluğunun genel çerçevesi ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu yazıyı ikinci el ayıplı araç satışında alıcının hakları başlığı altında okumak mümkündür; burada tekneye özgü noktalar öne çıkarılmıştır.
Gözden Geçirme ve Ayıp Bildirimi
Satıcı, alıcının sözleşme sırasında bildiği ayıplardan sorumlu değildir (TBK m. 222). Aynı şekilde alıcının yeterli bir gözden geçirmeyle görebileceği ayıplardan da, böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmedikçe sorumlu olmaz. Örneğin su altındaki gövde, şaft ve pervane çoğu zaman tekne karaya alınmadan görülemez. Satıştan sonraki dönemde de tekne satışı nasıl yapılır sorusu önem taşır; çünkü teslim anındaki inceleme alıcının haklarını belirler.
TBK m. 223’e göre alıcı, devraldığı tekneyi işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirir. Satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirir. Gözden geçirme ve bildirim ihmal edilirse tekne kabul edilmiş sayılır. Olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıp sonradan anlaşılırsa hemen bildirilmelidir; bildirilmezse tekne bu ayıpla kabul edilmiş sayılır.
TBK m. 223 güncel kanun metni →
Ağır kusurlu satıcı, ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz (TBK m. 225). Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplarda da aynı kural geçerlidir. Ayrıca satıcı tekneyi ayıplı devretmekte ağır kusurluysa sorumluluğu kaldıran ya da sınırlayan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (TBK m. 221).
Seçimlik Haklar ve Zamanaşımı
Satıcının sorumlu olduğu hâllerde alıcı; sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım ya da imkân varsa ayıpsız benzeriyle değiştirme haklarından birini kullanabilir (TBK m. 227). Ayrıca genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Seçimlik hakların tam metni TBK m. 227 alıcının seçimlik hakları sayfasında yer alır.
Ayıptan doğan davalar, satıcı daha uzun bir süre üstlenmedikçe, teknenin alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TBK m. 231). Ayıp sonradan ortaya çıksa bile süre devirden işler. Ancak satıcı ayıplı devirde ağır kusurluysa iki yıllık süreden yararlanamaz. Alıcının iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı ise bu süre geçse de ortadan kalkmaz. Ayıp bildirimi ile zamanaşımı ayrı sürelerdir; bildirim yapılmış olsa bile dava iki yıl içinde açılmalıdır.
Alıcı Tüketici ya da Taraflar Tacirse
Tekne, ticari veya mesleki amaçla satış yapan bir işletmeden alınmış olabilir. Alıcı ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket ediyorsa TKHK m. 3 anlamında tüketicidir ve işlem tüketici işlemidir. Taşınır eşya Kanunun mal tanımına girdiği için tekne de bu kapsamdadır. Bu durumda tüketici TKHK m. 11’deki seçimlik hakları kullanabilir. TKHK m. 10/1’e göre teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğu kabul edilir. Ancak bu karine, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmıyorsa uygulanmaz.
Ayıplı maldan sorumluluk, teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir (TKHK m. 12/1). İkinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan az olamaz (m. 12/2). Öte yandan ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz (m. 12/3). Hükmün tamamı TKHK m. 12 ayıplı maldan sorumlulukta zamanaşımı sayfasındadır.
Tekne iki tacir arasında satılmışsa TTK m. 23/1-c’deki kısa ihbar süreleri uygulanır. Buna göre ayıp teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, tekneyi teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle yükümlüdür. İnceleme sonucunda ayıp ortaya çıkarsa haklarını korumak için bu süre içinde ihbarda bulunur. Diğer durumlarda TBK m. 223/2 uygulanır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Satıştan sonra uyuşmazlık çıkarsa tekne satışı nasıl yapılır sorusunun yerini hangi mahkemeye gidileceği sorusu alır. Mahkeme, uyuşmazlığın niteliği belirlendikten sonra seçilir. Satıcı ticari veya mesleki amaçla hareket ediyor ve alıcı tüketiciyse tüketici mahkemesi görevlidir (TKHK m. 73/1). TKHK m. 68’deki parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu sınır her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır; güncel rakam başvuru tarihinde kontrol edilmelidir. Hakem heyeti süreci tüketici hakem heyeti zamanaşımı ve itiraz süresi yazısında anlatılmıştır.
Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari davadır (TTK m. 4/1). Asliye ticaret mahkemesi, dava değerine bakılmaksızın ticari davalara bakar (TTK m. 5/1). TTK m. 4/1-a, taraflar tacir olmasa bile bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan davaları da ticari dava sayar. Bu nedenle gemi mülkiyeti ve sicil kaydına ilişkin TTK hükümlerinden doğan davalar, taraflar tacir olmasa da ticari davadır. Tacir olmayan iki kişi arasındaki ayıp davası ise TBK’ya dayanır ve asliye hukuk mahkemesinde görülebilir (HMK m. 2). Görev sorunu tereddütlüyse dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir. Görevsizlik kararı verilirse dosyanın gönderilmesi, HMK m. 20’deki iki haftalık süre içinde kararı veren mahkemeden istenmelidir. Bu süre kaçırılırsa dava açılmamış sayılır.
Bazı yerlerde asliye ticaret mahkemelerinden biri yalnız deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin davalara bakmakla görevlendirilebilir (TTK m. 5/2). Yetki bakımından genel kural, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m. 6). Ayrıca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m. 10). Aynı şekilde tüketici davaları tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (TKHK m. 73/5).
Arabuluculuk Dava Şartı mı?
Cevap uyuşmazlığın türüne göre değişir. Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır (TTK m. 5/A/1). Örneğin tacirler arasındaki bedel iadesi veya tazminat talebi bu kapsama girebilir. Tekne devrinin ya da sicil düzeltmesinin istendiği dava ise konusu para olmadığından bu hükme girmez. Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da arabuluculuk dava şartıdır (TKHK m. 73/A/1). Tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar ise bu kuralın dışındadır.
6325 sayılı Kanun m. 18/B kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarını sayar. Ticari dava ya da tüketici davası niteliği taşımayan bir ayıp davası bu sayımda yer almaz. Dolayısıyla böyle bir davada m. 18/B uyarınca arabuluculuk dava şartı değildir. Uyuşmazlığın ticari dava sayılma ihtimali varsa, para talebinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak güvenli olur. Aksi hâlde dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verilebilir (6325 sayılı Kanun m. 18/A). Birden çok kişiye ait bir teknenin paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi ise m. 18/B/1-b kapsamında dava şartı olarak arabuluculuğa tabidir.
Dava Kime Karşı Açılır?
Ayıp ve zapttan doğan talepler satış sözleşmesine dayanır. Bu nedenle dava kural olarak sözleşmenin tarafı olan satıcıya karşı açılır. Satış yetkili bir temsilci aracılığıyla yapıldıysa sözleşmenin tarafı temsil olunan maliktir (TBK m. 40). Temsil olunan yetkisiz temsilcinin işlemini onamamışsa, alıcının zarar talebi yetkisiz temsilciye yöneltilir (TBK m. 47). Öte yandan tüketici işleminde ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değiştirme hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu haklarda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur (TKHK m. 11/2).
Satıcı bedeli aldığı hâlde devri yapmazsa alıcı, satış sözleşmesine dayanarak devir borcunun ifasını satıcıdan isteyebilir (TBK m. 207, m. 210). Sicil kaydı gerçek hukuki duruma uymuyorsa hakkı ihlal edilen kişi, değişiklikten etkilenecek kişiden kaydın değiştirilmesine onay vermesini isteyebilir (TTK m. 975/1). Bu davada davalı, sicilde hakkı görünen kişidir. Ayrıca kanun bu istem hakkının zamanaşımına uğramayacağını belirtir (m. 975/3).
Talepler ve Dayanakları
Aşağıdaki tablo, tekne satış sözleşmesi ve devirden doğan başlıca talepleri gösterir.
| Talep | Kim ister / kime karşı | Dayanak | Şart | Süre | Sonuç |
|---|---|---|---|---|---|
| Devrin yapılması | Alıcı; satıcıya | TBK m. 207, 210; TTK m. 1001 | Geçerli satış sözleşmesi (şekli için kanunda ayrı hüküm yok; noter onayı güvenli yoldur); devir TTK m. 1001/2 şekliyle yapılır | Özel hüküm yoksa TBK m. 146 (on yıl) | Mülkiyetin geçirilmesi; sicile bildirim (TTK m. 964, 971) |
| Sicil kaydının düzeltilmesi | Hakkı ihlal edilen kişi; sicilde hakkı görünen kişiye | TTK m. 975 | Sicil içeriğinin gerçek hukuki duruma uymaması | Zamanaşımına uğramaz (m. 975/3) | Kaydın değiştirilmesine onay; gerekirse sicile itiraz (m. 976) |
| Ayıptan doğan seçimlik haklar | Alıcı; satıcıya | TBK m. 219, 222, 223, 227 | Satıcının sorumlu olduğu ayıp; gözden geçirme ve uygun sürede bildirim; tacirler arasında TTK m. 23/1-c (iki gün veya sekiz gün) | Devirden itibaren iki yıl (TBK m. 231); satıcı ağır kusurluysa bu süreden yararlanamaz | Dönme, indirim, onarım veya değiştirme; tazminat hakkı saklı |
| Tüketicinin seçimlik hakları | Tüketici; satıcıya (onarım ve değiştirmede üretici veya ithalatçıya da) | TKHK m. 8, 10, 11 | Ticari veya mesleki amaçla satan satıcı; teslim anında ayıplı mal; altı ay karinesi (m. 10) | Teslimden itibaren iki yıl; ikinci elde sorumluluk en az bir yıl; hile veya ağır kusurla gizlenen ayıpta zamanaşımı hükümleri uygulanmaz (m. 12) | Seçimlik haklar; hakem heyeti veya tüketici mahkemesi |
| Zapttan sorumluluk | Alıcı; satıcıya | TBK m. 214, 215, 217, 218 | Satış sırasında var olan üçüncü kişi hakkı; alıcının tehlikeyi bilmemesi ya da satıcının ayrıca üstlenmesi; davanın satıcıya bildirilmesi (m. 215) | Ayrı süre yok; genel zamanaşımı hükümleri | Tam zaptta bedel iadesi, giderler ve zarar; kısmi zaptta zarar veya sona erme |
| Yetkisiz temsilciden tazminat | Alıcı; yetkisiz temsilciye | TBK m. 46, 47 | Temsil olunanın işlemi onamaması; alıcının yetkisizliği bilmemesi ve bilmesinin gerekmemesi | Ayrı süre yok; genel hükümler | İşlemin geçersizliğinden doğan zarar; hakkaniyet gerektiriyorsa diğer zararlar |
Geçici Koruma: İhtiyati Haciz, Tedbir ve Delil Tespiti
Tekne uyuşmazlıklarında geçici korumanın özel kuralları vardır. TTK m. 1352/1, geminin mülkiyeti veya zilyetliğine ilişkin uyuşmazlıkları ve satış sözleşmesinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığı deniz alacağı sayar. Deniz alacaklarının teminat altına alınması için geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebilir (m. 1353/1). Başka bir deyişle bu alacaklar için gemi üzerine ihtiyati tedbir konulması veya geminin başka bir surette seferden menedilmesi istenemez. Bu hükümler m. 935/2-a uyarınca yatlara da uygulanır.
TTK m. 1353 güncel kanun metni →
Alacağın kanunda sayılan bir deniz alacağı olması ihtiyati haciz sebebidir (m. 1353/4). Türk bayraklı gemide karar, geminin demir attığı, bağlandığı, yanaştığı veya kızağa alındığı yer mahkemesinden istenebilir (m. 1354/1). Ayrıca sicile kayıtlı gemide sicil yeri mahkemesi, sicile kayıtlı olmayan gemide malikin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. İhtiyati haciz isteyen alacaklı 10.000 Özel Çekme Hakkı tutarında teminat vermek zorundadır (m. 1363/1). Alacaklı, kararın verildiği tarihten itibaren üç iş günü içinde infazı icra dairesinden istemezse karar kalkar (m. 1364). İİK m. 264’ün birinci ve ikinci fıkralarındaki yedi günlük süreler, gemilerin ihtiyati haczinde bir ay olarak uygulanır (TTK m. 1376). Bu süreler, takip talebi ya da dava açılması ve ödeme emrine itiraz üzerine yapılacak işlemler içindir.
Deniz alacaklarının tam listesi TTK m. 1352 deniz alacağı tanımı sayfasında yer alır. İhtiyati haczin genel şartları da ihtiyati haciz şartları, itiraz ve süreler yazısında anlatılmıştır. TTK’nın cebrî icraya ilişkin kısmında özel olarak düzenlenmeyen hususlarda İİK hükümleri uygulanır (TTK m. 1351).
Tekne Satışı Nasıl Yapılır Sorusunda Sicile İtiraz ve Şerh
Sicil kaydını korumak için TTK ayrıca sicile itiraz (m. 976) ve şerh (m. 977, 978) imkânı tanır. İtiraz ve şerh, ihtiyati tedbir kararına ya da hakkı sınırlanan kişinin onayına dayanır. Bu tedbir kararında hakkın tehlikede olduğuna dair yaklaşık ispat aranmaz. Ancak Kanun, m. 1353/1’deki ihtiyati tedbir yasağının bu tedbire etkisi konusunda ayrı bir hüküm içermez. Bu nokta somut olaya göre değerlendirilir ve tedbir istenmeden önce ayrıca incelenmelidir.
Delil Tespiti ve Adli Tatil
Ayıp iddiasında teknenin durumu zamanla değişebilir; onarım yapıldıktan sonra ayıbı ispatlamak zorlaşır. HMK m. 400 bu nedenle ileride açılacak dava için keşif ve bilirkişi incelemesi yoluyla delil tespiti imkânı verir. Dava açılmadan önce tespit, esas davaya bakacak mahkemeden ya da teknenin bulunduğu yer sulh mahkemesinden istenir (HMK m. 401/1). Noterlerin vakıa tespitine ilişkin hükümleri saklıdır. Kurumun şartları HMK m. 400 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiştir.
Adli tatil 20 temmuzda başlar ve 31 ağustosta sona erer (HMK m. 102). İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespiti talepleri adli tatilde de görülür (HMK m. 103/1-a). Aynı şekilde gemi hakkında ihtiyati haciz, resmî tatil sayılan zamanlarda da yapılır (TTK m. 1365/2). Bir haftalık uzama ise yalnız HMK’nın tayin ettiği süreler için öngörülmüştür (HMK m. 104). Ayıp bildirimi (TBK m. 223), tacirler arasındaki ihbar (TTK m. 23/1-c) ve ayıp zamanaşımı (TBK m. 231) bu uzamanın kapsamında değildir.
Tekne Satışı Nasıl Yapılır ve Hangi Delillerle İspat Edilir?
Tekne uyuşmazlığında temel belgeler gemi sicili kaydı, gemi tasdiknamesi ve noter onaylı devir anlaşmasıdır. Ödeme dekontları bedelin ödendiğini, teslim tutanağı da zilyetliğin geçtiği tarihi gösterir. Ayrıca satış ilanı ve taraflar arasındaki yazışmalar, satıcının bildirdiği nitelikleri ispatta kullanılabilir. HMK m. 199, fotoğraf, görüntü ve elektronik ortamdaki verileri de belge sayar. Satın alma öncesi alınan inceleme raporu ve onarım faturaları da delil olarak sunulabilir.
Ayıbın varlığı ve teslim anında bulunup bulunmadığı teknik bir sorudur. Bu nedenle mahkeme bu konuda bilirkişi incelemesine başvurabilir. Bilirkişi teknik görüş verir; kusurun hukuken ayıp sayılıp sayılmadığını mahkeme değerlendirir. Senetle ispat zorunluluğu ise yukarıda anlatılan HMK m. 200 kuralına tabidir.
Harç ve Dava Değeri
Yargı harçları, değer ölçüsüne göre nispi, işlemin niteliğine göre maktu esas üzerinden alınır (Harçlar Kanunu m. 15). Buna göre bedel iadesi, indirim ve tazminat gibi para talepleri kural olarak nispi harca tabidir. Değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur (m. 16). Teknenin devrinin istendiği davada değer, teknenin değeri üzerinden belirlenebilir. Gemi sicilindeki devir işleminin harcı ise yargı harcından ayrıdır ve gemi ve liman harçları kapsamında alınır (m. 95, 97). Güncel tutarlar bu yazıda verilmemiştir.
Sonuç
Tekne satışı nasıl yapılır sorusunun cevabı, teknenin gemi siciline kayıtlı olup olmamasına bağlıdır. Sicile kayıtlı teknede devir için anlaşma ve zilyetliğin geçirilmesi gerekir. Anlaşma yazılı yapılır ve imzalar noterce onaylanır ya da anlaşma sicil müdürlüğünde yapılır (TTK m. 1001). Sicile kayıtlı olmayan teknede taşınır hükümleri uygulanır ve mülkiyet zilyetliğin devriyle geçer (TTK m. 997, TMK m. 763). Noterden tekne satışı bu yüzden sicile kayıtlı teknede şekil şartını karşılamanın yoludur; diğer teknelerde ispat ve güvence aracıdır.
Tekne satış sözleşmesi; teknenin kimliğini, eklentiyi, bedeli, teslimi ve giderleri açıkça göstermelidir. Vekalet ile tekne satışı yapılacaksa vekaletnamede satış, devir ve tahsil yetkisinin açıkça yer alması gerekir. Satın almadan önce sicil kaydı, ipotek ve şerhler incelenmeli; sicilde görünmeyen gemi alacaklarının kanuni rehni de hesaba katılmalıdır. Ayıplı teknede alıcı gözden geçirme ve bildirim külfetine uymalı, iki yıllık zamanaşımını gözetmelidir. Tüketici işleminde TKHK, tacirler arasında TTK m. 23 ve ticari dava kuralları devreye girer. Geçici korumada ise gemiye özgü ihtiyati haciz hükümleri önceliklidir.
Sık Sorulan Sorular
Tekne satışı nasıl yapılır, noter şart mı?
Teknenin gemi siciline kayıtlı olup olmadığına bağlıdır. Sicile kayıtlı teknede mülkiyetin devrine ilişkin anlaşma yazılı yapılır ve imzalar noterce onaylanır; anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir (TTK m. 1001/2). Sicile kayıtlı olmayan teknede TTK noter onayını geçerlilik şartı olarak aramaz, ancak taraflar noter onaylı senet isteyebilir (m. 997/2). Bağlama kütüğüne kayıtlı teknelerde güncel şartlar, kaydın tutulduğu liman başkanlığından öğrenilmelidir.
Vekalet ile tekne satışı yapılabilir mi?
Yapılabilir. Yetkili temsilcinin yaptığı satış temsil olunanı bağlar (TBK m. 40). Vekaletnamede teknenin kimliği, satış ve devir yetkisi ile bedeli tahsil yetkisi açıkça yazılmalıdır. Yetki geri alınmışsa ya da aksi kararlaştırılmadıkça malikin ölümüyle sona ermişse sorun çıkabilir. Yetkisiz temsilcinin yaptığı satış, malik onamadıkça onu bağlamaz (TBK m. 46).
Satın alınan teknenin eski borcu çıkarsa ne olur?
Sicile tescil edilmiş ipotek ve şerhler alıcıyı etkiler; bu yüzden satın almadan önce sicil incelenmelidir (TTK m. 973, 977). Liman resimleri, kurtarma ücreti ve gemi adamı ücretleri gibi gemi alacakları sicilde görünmese de kanuni rehin hakkı verir. Bu hak gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir (m. 1321/5). Rehin, kanundaki istisnalar dışında alacağın doğumundan itibaren bir yıl sonunda düşer (m. 1326). Alıcı satıcıya zapt hükümlerine göre başvurabilir.
Aldığım tekne ayıplı çıkarsa ne kadar sürede dava açılır?
TBK m. 231’e göre ayıp davaları, satıcı daha uzun süre üstlenmedikçe, teknenin devrinden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; satıcı ağır kusurluysa bu süreden yararlanamaz. Ayrıca ayıp, gözden geçirmeden sonra uygun sürede bildirilmelidir (TBK m. 223). Satıcı ticari veya mesleki amaçla satıyor ve alıcı tüketiciyse TKHK m. 12 uygulanır. İki taraf tacirse TTK m. 23/1-c’deki iki ve sekiz günlük ihbar süreleri geçerlidir.
Tekne satışında hangi mahkemeye başvurulur?
Uyuşmazlığın niteliğine göre değişir. Tüketici işleminde tüketici mahkemesi görevlidir; parasal sınırın altında önce hakem heyetine başvurulur. Ticari davalarda asliye ticaret mahkemesi, tacir olmayan kişiler arasındaki ayıp davasında asliye hukuk mahkemesi gündeme gelir. Gemi mülkiyeti ve sicil kaydına ilişkin uyuşmazlıkların ticari dava sayılıp sayılmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Tekne satışında arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Ticari davalarda konusu para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında zorunludur (TTK m. 5/A). Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda da dava şartıdır; hakem heyetinin görevine girenler hariçtir (TKHK m. 73/A). Ticari dava ya da tüketici davası niteliği taşımayan ayıp davası 6325 sayılı Kanun m. 18/B’de sayılmadığından dava şartı değildir. Uyuşmazlığın ticari dava sayılma ihtimali varsa, para talebinde önce arabulucuya başvurmak usulden ret riskini önler.
İlgili Yazılar
- İkinci El Eşya İade: Bireysel Satıcıdan Alınan Ürün Bozuk Çıkarsa
- Aldığım Araba Çalıntı Çıktı: Satıcıdan ve Noterden Ne İstenir?
- Gemiye Yakıt ve Malzeme Verdim, Ödenmedi: Gemi İhtiyati Haciz Yolu
- Gemi Adamı Maaş Alamıyor: Gemiye Haciz, Gemi Alacaklısı Hakkı ve Süreler
- Tekneme Tekne Çarptı: Tekne Çarpması Sonrası Kusur, Tazminat ve Süre
