Tıbbi Deontoloji Madde 12
I. Tabip ve diş tabiplerinin: A) Hastalara, herhangi bir suretle olursa olsun, haksız bir menfaat teminini istihdaf eden fiil ve hareketlerde bulunmaları; B) Birbirlerine, muayene ve tedavi için hasta göndermeleri mukabilinde ücret alıp vermeleri;
II. C) Kendilerine hasta temini maksadiyle, eczacı, yardımcı tıbbi personel ve diğer her hangi bir şahsa tavassut ücreti ödemeleri;
III. D) Şahsi bir menfaat düşüncesi veya gayrimeşru bir gaye ile ilaç, tıbbi alet veya vasıtalar tavsiye etmeleri yahut sağlık müesseselerine hasta sevketmeleri veya yatırmaları;
IV. E) Muayene ve tedavi ücretinin tesbiti ve bunun ödenmesi hususunda, üçüncü şahısların tavassutunu kabul etmeleri;
V. caiz değildir.
VI. Meslekdaşların hastaları ile münasebetleri
Açıklama
TDN Madde 12, hekimin her türlü ekonomik çıkar güdüsüyle mesleğini yürütmesine yönelik kapsamlı ve sistematik yasakları düzenleyen temel bir deontoloji hükmüdür. Hastalara herhangi bir yolla haksız menfaat sağlamak, hasta yönlendirmesi karşılığında ücret alışverişi yapmak, eczacı veya yardımcı sağlık personeline tavassut ücreti ödemek, şahsi çıkar ya da gayrimeşru bir amaçla ilaç, tıbbi araç veya sağlık kurumunu tavsiye etmek ile ücret belirlenmesinde üçüncü kişi aracılığına rıza göstermek yasaklanmıştır. 1219 sayılı Kanun’un hekimi şahsi menfaatin değil hastanın çıkarının savunucusu olarak konumlandıran anlayışı ile 6023 sayılı TTB Kanunu’nun mesleğin onurunu koruma amacı, bu maddede kapsamlı bir kural bütününe dönüşmektedir.
Bu hükümler, tıp pratiğindeki çıkar çatışması yasağının en kapsamlı normatif ifadesini oluşturmaktadır. Hasta yönlendirmesi karşılığında maddi kazanım sağlanması, uluslararası tıp etiği standartlarında da en ağır ihlaller arasında gösterilmektedir. Sigorta sistemi üzerinden gerçekleştirilen aşırı hizmet faturalaması, laboratuvar veya görüntüleme merkezi yönlendirme komisyonları, ilaç firmalarından alınan hediye ve ödemeler bu maddenin somut ihlal örneklerini oluşturmaktadır. Hekimin her tedavi kararını yalnızca tıbbi endikasyona dayandırması, bu kararları nesnel biçimde kayıt altına alması ve çıkar ilişkisi doğurabilecek üçüncü taraf tekliflerini reddetmesi, maddenin gerektirdiği pratik yükümlülükler arasındadır. Çıkar çatışması yaratan durumların önceden fark edilmesi ve şeffaf biçimde açıklanması, hekimi olası disiplin ve cezai süreçlere karşı koruyan en etkili önlemdir.
Haysiyet Divanı kararları incelendiğinde, Nizamnamenin 12. maddesi kapsamındaki ihlallerin kınama ile başlayıp meslekten geçici ya da sürekli uzaklaştırmaya uzanan ağır yaptırımları beraberinde getirdiği görülmektedir. Söz konusu ihlal türleri aynı zamanda Türk Ceza Kanunu çerçevesinde rüşvet veya güveni kötüye kullanma boyutu taşıyabilmekte; hukuki ve idari sorumluluk yollarının da paralel olarak işletilmesine zemin hazırlamaktadır. Bu madde, hekim için yalnızca etik değil, doğrudan cezai risk oluşturabilen bir kural seti niteliği taşımaktadır. Bu nedenle her hekim, ilaç firmalarıyla hediye ilişkisine ilişkin TTB kılavuzlarını yakından takip etmeli ve çıkar çatışması yaratan her türlü ilişkiyi mesleğin hukuksal sınırlarını göz önünde tutarak sonlandırmalıdır.
